KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2022/2667 E., 2023/3562 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2023
- Esas No
- 2022/2667
- Karar No
- 2023/3562
- Temyiz eden (davalı)
- .. Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- Tasfiye Halinde … Hırdavat Yapı Malzemeleri Metal Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
584 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, komisyon karşılığı sahte fatura düzenlediği yolundaki saptamaları içeren vergi tekniği raporuna atıfla tanzim edilen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2019 yılının Ocak-Mart, Nisan-Haziran, Temmuz-Eylül dönemleri için re'sen salınan geçici vergi ile Nisan-Haziran, Temmuz-Eylül dönemleri için üç kat, Ocak-Mart dönemi için ise tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı hakkında tanzim edilen vergi tekniği raporunda yer alan saptamalardan, gerçek bir emtia teslimine dayanmayan fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiği sonucuna varıldığı ancak mahsup dönemi geçen geçici verginin aranmayacağı ve yıllık vergiye mahsuben peşin alınan geçici vergi üzerinden bir kat vergi ziyaı cezası kesilebileceği, Temmuz-Eylül 2017 dönemine ait olup 2018 yılında kesinleşen vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alınabileceği gerekçesiyle üç kat vergi ziyaı cezası bir kata indirilmiş, vergi ziyaı cezasının tekerrüre isabet eden kısmı yönünden dava reddedilmiş, geçici vergi ise kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:
Vergi Mahkemesi kararının; geçici vergi ile vergi ziyaı cezasının bir katı aşan kısmının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen davalı idare istinaf başvurusu sözü edilen hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddedilmiştir.
Mart 2017 dönemine ait olup 2019 yılında kesinleşen vergi ziyaı cezası tekerrüre esas alınamayacağından dava konusu 2019 yılının Nisan-Haziran, Temmuz-Eylül dönemleri için kesilen vergi ziyaı cezasının tekerrüre isabet eden kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı,
Temmuz-Eylül 2017 dönemine ait olup 2018 yılında kesinleşen vergi ziyaı cezası tekerrüre esas alınabileceğinden 2019 yılının Ocak-Mart dönemi için kesilen vergi ziyaı cezasının tekerrüre isabet eden kısmında hukuka aykırılık bulunmamakla birlikte 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 339. maddesinde, 7338 sayılı Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 38. maddesiyle yapılan değişiklikle, tekerrür hükümleri uyarınca artırılan tutarın, tekerrüre esas alınan cezadan fazla olamayacağı yolunda getirilen lehe düzenleme dikkate alındığında,
vergi ziyaı cezasının ancak tekerrüre esas alınan ceza tutarı olan 61,23-TL kadar artırılabileceği gerekçesiyle vergi ziyaı cezasının tekerrüre isabet eden kısmı ise azaltılmıştır.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Geçici verginin gecikme faizi hesaplanabilmesi için ihbarnamelerde yer aldığı, vergi ziyaına 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinde yer alan fiillerle sebebiyet verildiğinden, geçici vergi üzerinden üç kat vergi ziyaı cezası kesilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir..
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri sözü edilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2022/2667, K. 2023/3562, 5 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama