KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2022/2918 E., 2024/5677 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2024
- Esas No
- 2022/2918
- Karar No
- 2024/5677
- Temyiz eden (davacı)
- ... Ayakkabı Deri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı/...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- Danıştay Dördüncü Dairesinin bozma kararı uyarınca verilen ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
637 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, 2012 yılının Kasım dönemi için ihtirazi kayıtla verilen düzeltme beyannamesi üzerine iade edilmesi gereken katma değer vergisi tutarının azalmasına yol açan tahakkuk işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle eksik iade edilen tutarın faiziyle birlikte iade edilmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirketin, 2011 yılında gerçekleştirdiği indirimli orana tabi teslimlerinden kaynaklanan katma değer vergisini yeminli mali müşavir raporu ile 2012 yılının Kasım döneminde talep etiği, davalı idare tarafından gönderilen ... tarih ve ... sayılı yazıyla tespit edilen eksikliklerin giderilmesi durumunda iade talebinin yerine getirileceğinin bildirilmesi üzerine davacı tarafından ihtirazi kayıtla düzeltme beyannamesi verilerek dava konusu tahakkukun yapıldığı,
söz konusu eksiklik yazısında belirtilen vergi inceleme raporlarına dayanak oluşturan ve davacının 2008 ila 2012 yılları hesap ve işlemlerinin incelenmesi sonucunda düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği İnceleme Raporunda, davacının 2011 yılının Aralık döneminde gelir tahakkukları hesabında muhasebeleştirdiği işlemlere ilişkin katma değer vergisini 2012 yılında beyanlarına yansıttığı, 2010 yılının Aralık döneminde gider tahakkukları hesabında muhasebeleştirdiği işlemlere ait katma değer vergilerini ise 2011 yılında indirim konusu yaptığına yönelik tespitlere yer verildiği,
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'na göre mal teslimi veya hizmet ifası hallerinde vergiyi doğran olayın teslimin yapıldığı veya hizmetin ifa edildiği dönemde meydana geldiği, buna ilişkin verginin de bu dönemlerde beyan edilmesi gerektiği, faturanın geç düzenlenmesinin ya da hiç düzenlenmemesinin vergiyi doğuran olaya etkisinin bulunmadığı, davacının 2011 yılında gerekleştirdiği bazı işlemlere ilişkin vergiyi işlemin gerçekleştiği dönem yerine faturanın düzenlendiği 2012 yılında beyan ettiğinin anlaşılması nedeniyle söz konusu verginin 2012 yılı beyanlarından çıkartılarak 2011 yılı beyanlarına eklenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı,
diğer yandan mükelleflerin kendilerine yapılan teslim veya hizmet nedeniyle yüklendikleri vergiyi indirim konusu yapabilmeleri için verginin fatura veya benzeri belgelerde gösterilmesi, ilgili belgelerin yasal defterlere kaydedilmesi ve vergiyi doğuran olayın meydana geldiği takvim yılının aşılmamış olması gerektiği, davacının ise 2010 yılında gerçekleştirdiği bazı işlemlere ilişkin katma değer vergisini faturanın düzenlendiği 2011 yılında indirim konusu yapması nedeniyle indirimlerinden çıkartılmasında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Faturanın mal teslimi veya hizmet ifasının gerçekleştiği tarihte kesileceği, dönemsellik ilkesi gereğince yapılan gelir veya gider tahakkukları kaydının yapılmış olmasının faturanın düzenlenmesi bakımından etkisi bulunmadığı, daha önceki tarihlere yapılan bazı işlemler nedeniyle sonradan ortaya çıkan farkların düzeltilmesi amacıyla uyuşmazlık konusu işlemlerin yapıldığı, dolayısıyla katma değer vergisi açısından yapılan kayıt ve beyanlarda gecikmenin söz konusu olmadığı, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 35. maddesine istinaden yapılan düzeltme kayıtlarının aynı madde uyarınca değişikliğin meydana geldiği dönemde yapılığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı şirketin katma değer vergisine tabi işlemlere ait kayıt ve beyanlarını zamanında yapmadığı hususu hakkında düzenlenen raporlarla tespit edildiğinden dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2022/2918, K. 2024/5677, 6 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama