KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2022/3457 E., 2024/5190 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2024
- Esas No
- 2022/3457
- Karar No
- 2024/5190
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... İnternet ve Reklam Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
625 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacının yasal defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosuna göre adına 2015 yılının Mayıs ve Haziran dönemleri için re’sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Defter ve belgelerin istenilmesine dair yazının şirket müdürünün MERNİS sisteminde kayıtlı adresinde tebliğe çıkarıldığı ancak tebliğ edilemediği, tebliğ alındısında herhangi bir imza, tarih ve şerhin bulunmadığı, aynı adrese ikinci kez gidildiği, kapıya pusula yapıştırılarak iade edildiği dikkate alındığında, ilk alındıya yazının adreste neden tebliğ edilemediğine ilişkin şerhin düşülmesi ve bu hususun tarih altına alınarak imzalanması gerekirken bu usule uyulmadığından söz konusu yazının usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğinden dolayısıyla ibraz yükümlülüğünün yerine getirilmediğinden bahsedilemeyeceğinden dava konusu vergi ve cezalarda hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Defter ve belgeler incelemeye ibraz edilmediğinden yapılan tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X)-KARŞI OY
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun “Tebliğ yapılacak kimseler” başlıklı 94. maddesinin birinci fıkrasında, tebliğin, mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılacağı; ikinci fıkrasında, tüzel kişilere yapılacak tebliğin, bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine; tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde idare edenlere veya temsilcilerine yapılacağı, tüzel kişilerin müteaddit müdür veya temsilcisi varsa tebliğin bunlardan birine yapılmasının yeterli olacağı, 2365 sayılı Kanunun 18. maddesiyle eklenen 3. fıkrasında ise kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde tebliğin, ikametgah adresinde bulunanlardan veya iş yerlerindeki memur ya da müstahdemlerden birine yapılacağı düzenlemesine yer verilmiştir.
Davacının 2015 yılına ait yasal defter ve belgelerin istenilmesine dair 15/04/2019 tarihli yazının davacı şirketin kanuni temsilcisinin ikametgah adresinde tebliğe çıkarıldığı ancak tebligat yapılamadığından iade olduğu, ardından söz konusu yazının ikinci kez tebliğe çıkarıldığı,
07/05/2019 tarihinde, tebligat pusulasının kapıya yapıştırılması suretiyle tebligatın gerçekleştirildiği anlaşılan olayda yukarıda değinilen yasal düzenlemeye göre sözü edilen tebligatın hukuka uygun olduğu dolayısıyla 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 30. maddesinin 2. fıkrasının 3. bendine göre re'sen tarh nedeninin gerçekleştiği sonucuna varıldığından herhangi bir mücbir sebep gösterilmeksizin defter ve belgeleri incelemeye ibraz etmeyen davacı adına indirimlerin reddi suretiyle yapılan tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlüknda hukuka aykırılık bulunmadığından yazılı gerekçeyle dava konusu vergi ve cezaların kaldırılmasına dair Vergi Dava
Dairesi kararına yöneltilen temyiz isteminin kabulü ile sözü edilen kararın bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.
Danıştay 3. Daire, E. 2022/3457, K. 2024/5190, 8 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama