KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/1373 E., 2024/1960 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2024
- Esas No
- 2023/1373
- Karar No
- 2024/1960
- Temyiz edenler
- 1-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
777 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
2-(DAVACI) ... Tozu İnşaat Malzemeleri Üretim İthalat İhracat ve Pazarlama Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
...Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:...,... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı adına, komisyon karşılığı sahte fatura düzenlemek suretiyle elde ettiği gelirini kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolundaki tespitleri içeren vergi tekniği raporu uyarınca tanzim edilen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2019 yılı için re'sen salınan kurumlar vergisi, aynı yılın tüm dönemleri için re'sen salınan geçici vergi ve 2019 yılının Ocak ila Aralık dönemleri için re'sen salınan katma değer vergisi ile tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı hakkındaki vergi tekniği raporunda yer alan saptamalardan, düzenlediği faturaların gerçek bir emtia teslimine dayanmadığı sonucuna varıldığından yapılan tarhiyatın hukuka uygun olduğu,
ancak, mahsup dönemi geçen geçici verginin aranmayacağı ve yıllık vergiye mahsuben peşin alınan geçici vergi üzerinden bir kat vergi ziyaı cezası kesilebileceği, öte yandan, 2017 yılına ait olup 2019 yılında kesinleşen cezanın tekerrüre esas alınamayacağı gerekçesiyle üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ve geçici verginin bir katı tutarındaki vergi ziyaı cezası ile üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi yönünden dava reddedilmiş, geçici vergi asılları, geçici verginin iki katı tutarına isabet eden vergi ziyaı cezası ile vergi ziyaı cezalarının tekerrürden kaynaklanan kısımları ise kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının, üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile geçici verginin bir katı tutarındaki vergi ziyaı cezası ile üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi yönünden davanın reddi ile geçici vergi aslı ve geçici verginin iki katı tutarına isabet eden vergi ziyaı cezasının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkralarına yöneltilen istinaf başvuruları, değinilen hüküm fıkralarının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddedilmiştir.
Vergi Mahkemesince, 2017 yılına ait olup 2019 yılı içinde kesinleşen vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alınamayacağı sonucuna ulaşılmış ise de dosyada yer alan bilgi ve belgelerden, söz konusu vergi ziyaı cezasının yanında 2011 yılına ait vergi ziyaı cezasının da tekerrüre esas alındığının anlaşıldığı,
olayda, 2011 yılına ait olup 2018 yılında kesinleşen cezanın tekerrüre esas alınmasında hukuka aykırılık görülmemekle birlikte 213 sayılı Kanun'un 339. maddesinde 7338 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle, tekerrür hükümleri uyarınca artırılacak tutarın, tekerrüre esas alınan cezadan fazla olamayacağı yolunda getirilen lehe düzenleme dikkate alındığında, vergi ziyaı cezasının ancak tekerrüre esas alınan ceza tutarı olan 939,63 TL kadar artırılabileceği gerekçesiyle davalı idare istinaf istemi bu yönden kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kısmen kaldırıldıktan sonra,
vergi ziyaı cezasının, tekerrür hükümleri gereğince artırılan kısmının her bir dönem için tekerrüre esas alınan cezaya isabet eden bölümü yönünden de dava reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davacı tarafından, tarhiyatın dayanağı olan vergi tekniği raporunun subjektif tespitler içerdiğinden hükme esas alınamayacağı, vergi ziyaına sebebiyet verildiği iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, banka hesap hareketlerine ilişkin eleştirilerin gerçeği yansıtmadığı, incelemenin eksik, yetersiz ve varsayıma dayalı olduğu, faturaları kayıtlara alınan şirket hakkındaki vergi tekniği raporu mutlak doğru kabul edilerek söz konusu faturaların sahte olduğu sonucuna varılmasının hukuki dayanağının bulunmadığı, vergi ziyaı cezasının ölçülülük ilkesine aykırı olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI
Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 23. maddesinin (a) bendine 01/07/2016 tarih ve 6723 sayılı Kanun'un 6. maddesiyle "Danıştay'ın temyiz mercii olarak görevi, bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması şeklinde ortaya çıkan hukuka aykırılıkların denetimini yapmakla sınırlıdır." hükmü eklenmiş olup yapılan bu düzenleme ile Danıştay'ın temyiz mercii olarak görevi hukuka uygunluk denetimi ile sınırlandırılarak yeniden vaka incelemesi yapamayacağı kurala bağlanmıştır.
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkün olup dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri yukarıda sözü edilen yasal düzenleme uyarınca hukuki denetimle sınırlı olarak incelenen kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2023/1373, K. 2024/1960, 15 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama