İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /3. Daire

DANIŞTAY · 3. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 3. Daire E.2023/3291 K.2023/4359

Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 5/B maddesinde düzenlenen sınai mülkiyet hakları istisnasından yararlanması gerektiği ihtirazi kaydıyla verilen kurumlar vergisi beyannamesine istinaden yapılan ve…

Esas2023/3291Karar2023/4359Tarih9 Kasım 2023Okuma12 dk · 2.391 kelime

KÜNYE

Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/3291 E., 2023/4359 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire

Karar tarihi
9 Kasım 2023
Esas No
2023/3291
Karar No
2023/4359
Temyiz eden (davalı)
… Vergi Dairesi Başkanlığı/…
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davacı)
… Anonim Şirketi
Vekili
Av. …
İstemin konusu
… Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.391 kelime·12 dk okuma·8 bölüm

Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 5/B maddesinde düzenlenen sınai mülkiyet hakları istisnasından yararlanması gerektiği ihtirazi kaydıyla verilen kurumlar vergisi beyannamesine istinaden yapılan ve ödenecek kurumlar vergisi çıkmayan tahakkukun iptali ile söz konusu istisnadan yararlandırılmaması nedeniyle, kesinti yoluyla peşin ödenen 1.023.673,88 TL kurumlar vergisinin yasal faiziyle iadesi ve dönem kazancından indirdiği AR-GE harcamasının 15.889.249,78 TL tutarındaki kısmının gelecek yıla devredilmesi istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 5520 sayılı Kanun'un 5/B maddesine göre, Türkiye'de gerçekleştirilen araştırma, geliştirme ve yenilik faaliyetleri ile yazılım faaliyetleri neticesinde ortaya çıkan buluşların, Türkiye'de gerçekleştirilen üretim sürecinde kullanılması sonucu üretilen ürünlerin satışından elde edilen kazançların patentli veya faydalı model belgeli buluşa atfedilen kısmının, % 50'sinin kurumlar vergisinden müstesna olduğu,

buluşun üretim sürecinde kullanılması sonucu üretilen ürünlerin satışından elde edilen kazançların, buluşa atfedilen kısmının, ayrıştırılmak suretiyle transfer fiyatlandırması esaslarına göre tespit edileceği, Bakanlar Kurulu'nun transfer fiyatlandırması suretiyle ayrıştırma yöntemi yerine satış, hasılat, gider, harcama, maliyet veya benzeri unsurları dikkate alarak kazancın ayrıştırılmasında basitleştirilmiş yöntemler tespit etmeye yetkili olduğu,

11 Seri No'lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği'ne göre, patentli veya faydalı model belgeli buluşunu üretim sürecinde kullanan mükelleflerin tercih etmeleri halinde, ürettikleri ürünlerin satışından elde ettikleri kazançlarının buluşa atfedilen kısmını, maliyet unsurlarını dikkate alarak ayrıştırmalarının mümkün olduğu, davacı şirket tarafından maliyet bazlı yöntemler ile değer tespiti yapmalarının mümkün olmadığı belirtilerek "Sınai Mülkiyet Hakları İstisnası Patentinin Değer Tespitine Yönelik Ön Değerleme Raporu"nda detayları yer alan ve kendilerince oluşturulan yöntemin kullanılarak kazancın buluşa atfedilen kısmının hesaplandığı,

davalı idarece bu yöntemin kabul edilmemesi üzerine uyuşmazlık konusu kurumlar vergisi beyannamesinin ihtirazi kayıtla verildiği, her ne kadar idareye istisnanın uygulanmasına yönelik düzenleyici işlem yapma yetki verilmiş olsa da bu yetkinin Kanun'la tanınan hakkın kapsamını daraltacak ya da engelleyecek şekilde yöntem belirlenmesine imkan tanımayacağı, diğer yandan davacı tarafından sunulan ön değerleme raporunun değerlendirilmediği gibi bahsedilen yöntemin hatalı olduğuna yönelik herhangi bir inceleme veya tespit yapılmadığı anlaşıldığından dava konusu tahakkuk işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptal edilmiş,

1.023.673,88 TL kurumlar vergisinin yasal faiziyle iadesiyle 15.889.249,78 TL tutarındaki AR-GE indiriminin gelecek yıla devredilmesine hükmedilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Sınai mülkiyet hakları istisnasından yararlanacak kazancın buluşa atfedilen kısmının, transfer fiyatlandırması esaslarına göre ayrıştırılmak suretiyle tespit edilebileceği, mükelleflerin tercih etmeleri halinde maliyet unsurlarını dikkate alarak da bu ayrıştırmayı yapabilecekleri, davacı şirket tarafından kullanılan yöntemin ise gerek Kanun'da gerek Tebliğ'de düzenlenmediğinden uygulanmasının mümkün olmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Kurumlar Vergisi Genel Tebliği'nde belirtilen değer tespit yöntemlerinin kendileri açısından uygulanabilir olmadığı, kullanılan yöntemin de Tebliğ'de yapılan düzenlemelere aykırılık teşkil etmediği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Davacı tarafından, patent belgeli buluşun 2017 yılında üretim sürecinde kullanılması sonucu üretilen ürünlerin satışından elde edilen kazancın buluşa atfedilen kısmının, 5520 sayılı Kanun'un 5/B maddesinde düzenlenen sınai mülkiyet hakları istisnasından yararlanması gerektiği ihtirazi kaydıyla verilen kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden yapılan tahakkukun iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı, patente ilişkin 16/02/2016 tarihli "Sınai Mülkiyet Hakları İstisnası Patentinin Değer Tespitine Yönelik Ön Değerleme Raporu" düzenlenerek idareye sunulduğu, söz konusu raporda değer tespitine yönelik olarak,

Kurumlar Vergisi Genel Tebliği'nde belirtilen maliyet bazlı yöntemlerin kendileri için uygulanabilir olmadığından "pazar (piyasa) yöntemi" ile "royalti ödemelerinden kurtuluş yöntemi"nin kombinasyonu ile oluşturulan değerleme yönteminin değer tespitinde kullanıldığının belirtildiği, buluşun üretim sürecinde kullanılması sonucu üretilen ürünlerin satışından elde edilen kazançların patentli buluşa atfedilen kısmının da aynı yöntem ile tespit edildiği anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 5/B maddesinin 1. fıkrasında, Türkiye'de gerçekleştirilen araştırma, geliştirme ve yenilik faaliyetleri ile yazılım faaliyetleri neticesinde ortaya çıkan buluşların, Türkiye'de gerçekleştirilen üretim sürecinde kullanılması sonucu üretilen ürünlerin satışından elde edilen kazançların patentli veya faydalı model belgeli buluşa atfedilen kısmının, % 50'si kurumlar vergisinden müstesna olduğu,

2. fıkrasının (c) bendinde, istisnanın uygulanabilmesi için istisnadan yararlanılacak ilk yıl, buluşun oluşturacağı katma değer dikkate alınarak devir veya satış hâlindeki değerinin tespitine yönelik Maliye Bakanlığı tarafından değerleme raporunun düzenlenmesi gerektiği, 3. fıkrasında, buluşun üretim sürecinde kullanılması sonucu üretilen ürünlerin satışından elde edilen kazançların, patentli veya faydalı model belgeli buluşa atfedilen kısmının, ayrıştırılmak suretiyle transfer fiyatlandırması esaslarına göre tespit edileceği, 7. fıkrasında,

Bakanlar Kurulu'nun üçüncü fıkrada yer alan transfer fiyatlandırması suretiyle ayrıştırma yöntemi yerine satış, hasılat, gider, harcama, maliyet veya benzeri unsurları dikkate alarak kazancın ayrıştırılmasında basitleştirilmiş yöntemler tespit etmeye ve bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı'nın yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır.

Öte yandan 6728 sayılı Kanun'un 57. maddesiyle, maddenin 2. fıkrasının (c) bendi 09/08/2016 tarihinden itibaren geçerli olarak kaldırılarak değerleme raporunun düzenlenmesi uygulamasına son verilmiştir.

1 Seri No'lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği'nin "Değer tespiti ve değerleme raporunun düzenlenmesi" başlıklı 5.14.4.1. bölümünde, mükelleflerin, Maliye Bakanlığı tarafından düzenlenecek değerleme raporunun düzenlenmesi amacıyla Tebliğin 5.14.4.1.1. bölümünde belirtilmiş yöntemlere göre hesaplanmış ön değerleme raporu düzenleyerek Gelir İdaresi Başkanlığına başvurması gerektiği, bununla birlikte değer tespitinde sayılan yöntemlere ilaveten hesaplamaya dayalı diğer yöntemleri de kullanabileceği,

11 Seri No'lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği'nin "9/8/2016 tarihinden önce değerleme raporu düzenlenmesi amacıyla başvuranların durumu" başlıklı 5.14.4.1. bölümünde, 9/8/2016 tarihinden önce, Kanunun 5/B maddesi kapsamında istisnadan yararlanmak üzere değerleme raporu düzenlenmesi amacıyla Gelir İdaresi Başkanlığına başvuruda bulunmuş olan mükelleflerin, başvurularına konu bu buluşlarından 1/1/2015 tarihinden itibaren elde ettikleri kazançları için değerleme raporu düzenlenmeksizin istisnadan faydalanabilecekleri, "Buluşun üretim sürecinde kullanılması halinde kazancın tespiti" başlıklı 5.14.4.2.1. bölümünde,

patentli veya faydalı model belgeli buluşunu üretim sürecinde kullanan mükelleflerin tercih etmeleri halinde, ürettikleri ürünlerin satışından elde ettikleri kazançlarının patentli veya faydalı model belgeli buluşa atfedilen kısmını, maliyet unsurlarını dikkate alarak ayrıştırmalarının mümkün olduğu düzenlenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Yukarıda yer verilen yasal ve idari düzenlemelere göre mükelleflerin istisnadan yararlanabilmeleri için 09/08/2016 tarihinden itibaren değerleme raporu düzenlenmesine gerek bulunmamakla birlikte buluşun üretim sürecinde kullanılması sonucu üretilen ürünlerin satışından elde edilen kazançların, patentli veya faydalı model belgeli buluşa atfedilen kısmının, transfer fiyatlandırması esaslarına göre ayrıştırılmak suretiyle tespit edilmesi gerekmektedir.

Mükelleflerin tercih etmeleri halinde söz konusu ayrıştırma işlemini maliyet unsurlarını dikkate alarak yapmaları da mümkün bulunmaktadır.

Ancak 1 Seri No'lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği'nin 5.14.4.1.1. bölümünde yer alan, 'mükelleflerin değer tespitinde aynı bölümde sayılan yöntemlere ilaveten hesaplamaya dayalı diğer yöntemleri de kullanabileceğine' yönelik düzenleme, ön değerleme raporunun hazırlanmasıyla ilgili olup gerek Kanun'da gerek Tebliğ'de kazancın ayrıştırılmasında söz konusu yöntemler dışında bir yöntem kullanılarak hesaplama yapılabileceğine yönelik bir düzenleme bulunmamaktadır.

Davacı tarafından, patentli buluşun üretim sürecinde kullanılması sonucu üretilen ürünlerin satışından elde edilen kazançların buluşa atfedilen kısmının, ön değerleme raporunda detayları yer alan ve kendilerince oluşturulan yöntemin kullanılarak hesaplandığı olayda, istisnadan yararlanacak kazancın ayrıştırmasına yönelik olarak Kanun'un verdiği açık yetkiye dayanılarak Tebliğ'le düzenleme yapılabileceği gibi davacı tarafından belirlenen yöntemin anılan düzenlemelere uygun olmadığı sonucuna varıldığından uyuşmazlık konusu ihtirazi kayda itibar edilmeyerek yapılan dava konusu tahakkukta hukuka aykırılık görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 09/11/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

X- KARŞI OY

Bakılmakta olan dava; 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 5/B maddesi kapsamında sınai mülkiyet hakları istisnasından yararlandırılması gerektiği ihtirazi kaydıyla verilen 2017 yılı kurumlar vergisi beyannamesi üzerine yapılan tahakkukun iptali ile söz konusu istisnadan yararlandırılmaması nedeniyle, kesinti yoluyla peşin ödenen 1.023.673,88 TL kurumlar vergisinin yasal faiziyle iadesi ve dönem kazancından indirdiği AR-GE harcamasının 15.889.249,78 TL tutarındaki kısmının gelecek yıla devredilmesi istemiyle açılmıştır.

5520 sayılı Kanun'un 5/B maddesinin (1) numaralı fıkrasında, Türkiye'de gerçekleştirilen araştırma, geliştirme ve yenilik faaliyetleri ile yazılım faaliyetleri neticesinde ortaya çıkan buluşların, Türkiye'de gerçekleştirilen üretim sürecinde kullanılması sonucu üretilen ürünlerin satışından elde edilen kazançların patentli veya faydalı model belgeli buluşa atfedilen kısmının, % 50'sinin kurumlar vergisinden müstesna olduğu.

(3) numaralı fıkrasının ikinci cümlesinde, buluşun üretim sürecinde kullanılması sonucu üretilen ürünlerin satışından elde edilen kazançların, patentli veya faydalı model belgeli buluşa atfedilen kısmının, ayrıştırılmak suretiyle transfer fiyatlandırması esaslarına göre tespit edileceği.

(7) numaralı fıkrasında, Maliye ve Hazine Bakanlığı'nın üçüncü fıkrada yer alan transfer fiyatlandırması suretiyle ayrıştırma yöntemi yerine satış, hasılat, gider, harcama, maliyet veya benzeri unsurları dikkate alarak kazancın ayrıştırılmasında basitleştirilmiş yöntemler tespit etmeye ve bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır.

Devletin, kamusal gereksinimlerin karşılanması için egemenlik gücüne dayanarak tek taraflı iradesiyle kişilere yüklediği kamu alacağı biçiminde tanımlanan verginin, anayasal sınırlar içinde salınıp toplanması zorunluluğu açıktır. Verginin niteliklerini oluşturan yasal düzenlemelerde Anayasa'nın bu konudaki ilkelerinin özenle göz önünde tutulması gerekir. Devletin vergilendirme yetkisi, Anayasa'nın 73’üncü maddesinde yer alan verginin; kanuniliği, mali güce göre ödenmesi, genelliği, vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı ilkeleri yanında Anayasa'nın genel ilkeleri ile de sınırlandırılmıştır (AYM, 15/07/2004, E/2003/33, K.2004/101).

Verginin kanuniliği ilkesi, hukuk güvenliğinin en önemli dayanağıdır. Anayasa'nın 73’üncü maddesinin üçüncü fıkrasında, "Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır." denilerek verginin kanuniliği ilkesi belirtilmiştir. Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin kanunla konulmasını öngören 73. madde, “malî yükümlülüğün yalnızca yasa ile konulabileceği ve yasanın hiçbir şekilde bu konuda yürütme organını ve idareyi yetkili kılamayacağı anlamındadır” (AYM, 30/12/2015, E.2014/183, K.2015/122).

Verginin kanuniliği ilkesi, “takdire dayalı keyfi uygulamaları önleyecek sınırlamaların yasada yer almasını gerektirmekte ve vergi yükümlülüğüne ilişkin düzenlemelerin konulması, değiştirilmesi veya kaldırılmasının yasa ile yapılmasını zorunlu kılmaktadır” (AYM, 15/07/2004, E.2003/33, K.2004/101).

Bu nedenle, “vergilendirmede, vergiyi doğuran olayın ve vergilerin matrah ve oranlarının, yukarı ve aşağı sınırlarının, tarh ve tahakkuklarının, tahsil usullerinin, yaptırımlarının ve zamanaşımı gibi belli başlı temel ögelerinin kanunlarla belirlenmesi gerekir.

Ancak, kanun ile her konuyu bütün kapsam ve ayrıntılarıyla düzenlemenin olanaklı bulunmadığı durumlarda çerçevesi çizilerek bu sınırlar içinde kalmak koşuluyla uygulamaya ilişkin konularda yürütme organına açıklayıcı ve tamamlayıcı nitelikte düzenleyici idari işlem yapma yetkisi verilebilir” (AYM, 30/12/2015, E.2014/183, K.2015/122).

Diğer yandan, Anayasa'nın 73’üncü maddesinin dördüncü fıkrasına göre, “Bakanlar Kurulu (‘Cumhurbaşkanı’), kanunun belirttiği alt ve üst sınırlar içinde değişiklik yapabilecek, ancak bu sınırları aşacak biçimde herhangi bir düzenleme getiremeyecektir. Bakanlar Kuruluna verilebileceği belirtilen bu yetki istisnai bir yetkidir. Vergilendirmede esas kural, vergilerin kanunla konulup, kaldırılması ve değiştirilmesidir. Dolayısıyla, bu konularda yukarı ve aşağı sınırları belirleme yetkisi kanun koyucuya aittir. Bu sınırlar içinde değişiklik yapma yetkisi ise kanunun öngörmesi koşuluyla Bakanlar Kuruluna verilebilir” (AYM, 30/12/2015, E.2014/183, K.2015/122).

Çerçevesi Anayasa ile belirlenmiş olan bu yetki, “‘koşullu ve sınırlı bir yetki’dir. Verginin yasallığı ilkesinin zedelenmesine yol açacak ve yasama yetkisinin yürütme organına devri sonucunu doğuracak şekilde yürütme organına sınırsız bir yetki verilmesi kabul edilemez”(AYM, 29/01/2014, E.2013/66, K.2014/19). “Anayasa ile Bakanlar Kurulu'na verilen bu yetkinin yürütmenin başka bir organına verilmesi mümkün değildir.” (AYM, 15/07/2004, E.2003/33, K.2004/101).

Vergi, bir ödev olmasından öte, temel hak ve özgürlüklerin konusudur.

Anayasa Mahkemesi’nin bir kararında belirtildiği gibi, “vergi düzenlemeleri hemen hemen tüm hak ve özgürlükleri ilgilendirip etkileyen yasama işlemleridir.” (AYM, 07/11/1989, E.1989/6, K.1989/42,) “Devletin vergilendirme yetkisinin sınırı, aynı zamanda kişilerin hak ve özgürlüklerinin de sınırını oluşturduğundan, bu yetkinin keyfiliğe kaçacak biçimde kullanılmasının önlenmesi, hukuk devleti olmanın gerekleri arasında öncelikli bir yere sahip bulunmaktadır.

Vergilendirme alanında olası keyfi uygulamalara karşı düşünülen ilk önlem, kuşkusuz yasallık ilkesidir. Ancak vergilerin yasayla getirilmesi, yalnız başına vergilendirme yetkisinin keyfi kullanılarak adaletsiz sonuçlar doğurmasını engelleyemeyeceğinden, yasallık ilkesi yanında… idare ve kişiler yönünden duraksamaya yol açmayacak belirlilik içermesi, … öngörülebilir olması ve hukuk güvenliği ilkesine de uygunluğunun sağlanması gerekir.

Anayasa koyucunun, her çeşit mali yükümlerin yasayla konulması, değiştirilmesi ve kaldırılmasını buyururken, keyfi, takdiri ve sınırsız ölçülere dayalı uygulamaları önleyecek ilkelerin yasada yer alması amacını güttüğünde kuşku yoktur… Anayasa'nın eşit önemde bulunan konulardan bir kısmı için yasa hükmünü zorunlu sayarken diğerleri için zorunlu saymamış olması düşünülemez. Bu bakımdan yükümlüklerin, belli başlı unsurları da açıklanarak ve temel hukuki çerçeveleri kesin çizgilerle belirtilerek yasayla düzenlenmeleri, vergi unsurlarının açık bir şekilde yasada yer alması ve uygulayanların anlayışına ve yorumuna bırakılmaması zorunludur” (AYM, 17/11/2011, E.2010/11, K.2011/153).

Bakılmakta olan davada, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 5/B maddesinin (7) numaralı fıkrasında yer alan "... üçüncü fıkrada yer alan transfer fiyatlandırması suretiyle ayrıştırma yöntemi yerine satış, hasılat, gider, harcama, maliyet veya benzeri unsurları dikkate alarak kazancın ayrıştırılmasında basitleştirilmiş yöntemler tespit etmeye ve bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir" kuralı uygulanacak yasa kuralıdır.

Maddenin (3) numaralı fıkrası gereğince, buluşun üretim sürecinde kullanılması sonucu üretilen ürünlerin satışından elde edilen kazançların, patentli veya faydalı model belgeli buluşa atfedilen kısmı, ayrıştırılmak suretiyle transfer fiyatlandırması esaslarına göre tespit edilecektir. Öte yandan Maliye Bakanlığı'na, bu konuda, ilk olarak, maddenin (7) fıkrası hükmüyle, üçüncü fıkrada yer alan transfer fiyatlandırması suretiyle ayrıştırma yöntemi yerine satış, hasılat, gider, harcama veya benzeri unsurları dikkate alarak kazancın ayrıştırılmasında basitleştirilmiş yöntemler tespit etme; ayrıca, ikinci olarak, bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisi verilmiştir.

Anayasa'daki kurallara göre, verginin asli unsurları, verginin kanuniliği alanına girdiğinden, kanunla düzenlenmelidir. Maliye Bakanlığına ancak verginin asli unsurlarıyla ilgili olmayan, uzmanlık isteyen veya teknik olan konularda düzenleme yetkisi verilebilir. Ayrıntılar ve teknik nitelikteki konular, kanunlarda etraflıca düzenlenmeleri son derece zor olan ve idarenin uzmanlık alanına giren konulardır.

Vergi ve benzeri malî yükümlülüklere ilişkin yasalarda uygulamaya yönelik kuralların idarî düzenleyici metinlere bırakılması, Anayasa Mahkemesi kararlarında belirtildiği gibi, yasama organının takdir alanı içindedir; ve vergi idaresine tanınan bu yetki zorunluluktan kaynaklanmaktadır. Yasa koyucu, bu tür kuralları vergi yasalarında ayrıntılı düzenleyebileceği gibi, genel ilkeleri koyarak, çerçevesini, sınırlarını, yöntemini belirleyerek idarî düzenlemelere de bırakabilir.

Verginin matrahı, verginin asli unsurlarından biridir. İstisna kazancın belirlenmesinde ayrıştırma yöntemi konusunda Maliye Bakanlığına yetki veren yasa kuralında; "satış", "hasılat", "gider", "harcama" veya "benzeri unsurlar" şeklinde kimi kavramlarla çerçeve çizilmeye çalışılmıştır. Ancak istisna kazancın belirlenmesi, matrahın belirlenmesine esas alt unsurlardandır. Dolayısıyla, verginin matrahıyla ilgilidir ve dönem matrahını etkiler. Bu bakımdan, maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisi verilen Maliye Bakanlığına, ayrıca, verginin matrahına ilişkin bir konuda belirtilen şekilde yetki verilmesi verginin kanuniliği ilkesini zedeleyecek nitelikte olup Anayasa'ya olduğu kanaatine varılmıştır.

Açıklanan nedenle, bir davaya bakmakta olan mahkemenin, o davada uygulanacak bir kanun hükmünü Anayasa'ya aykırı görürse ilgili kanun hükmünün iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurabileceğini düzenleyen Anayasa'nın 152'nci ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 40'ıncı maddesinin birinci fıkrası gereğince, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 5/B maddesinin (7) numaralı fıkrasında yer alan "...üçüncü fıkrada yer alan transfer fiyatlandırması suretiyle ayrıştırma yöntemi yerine satış, hasılat, gider, harcama,

maliyet veya benzeri unsurları dikkate alarak kazancın ayrıştırılmasında basitleştirilmiş yöntemler tespit etmeye..." ibaresinin, Anayasa'nın 2., 7., ve 73. maddelerine aykırı olduğu kanısına ulaşılması nedeniyle bu kuralın iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum

Danıştay 3. Daire, E. 2023/3291, K. 2023/4359, 9 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Türk Milleti Adına
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. Maddi Olay
  8. İlgili Mevzuat
  9. Hukuki Değerlendirme
  10. X- Karşı Oy
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
3. Daire
Esas No
2023/3291
Karar No
2023/4359
Tarih
9 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay 7. Daire E.2023/3292 K.2023/4556
  • Danıştay 2. Daire E.2023/3293 K.2023/5577
  • Danıştay 2. Daire E.2023/3294 K.2023/5587
  • Danıştay 3. Daire E.2023/3294 K.2023/4294
  • Danıştay 3. Daire E.2023/3296 K.2023/4807
  • Danıştay 3. Daire E.2023/3300 K.2023/4299

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.