KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/355 E., 2023/1383 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 13 Nisan 2023
- Esas No
- 2023/355
- Karar No
- 2023/1383
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av…
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
- İstemin konusu
- ... ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
505 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu ,,, Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nden alınamayan 2010 ila 2014 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve …, …, … ile … ve … takip numaralı ödeme emirlerinin, trafik cezaları dışında kalan kısımlarının iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı adına 11/07/2018 tarihinde e-tebligat aktivasyon kaydının yapıldığı, aynı tarihte başka bir IP numaralı adresten aktivasyon kaydının güncellendiği, davacı tarafından verilen 18/05/2020 tarihli işe başlama bildiriminde anılan tarih itibarıyla gerçek usulde gelir vergisi mükellefi olarak işe başladığını bildirdiği ve elektronik ortamda verilen işe başlama bildirim formunda davacının elektronik tebligata dahil olmak istediğini belirttiği, dava konusu ödeme emirlerinin e-tebligat adresine 06/04/2021 tarihinde gönderildiği, 11/04/2021 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı halde 15 günlük yasal dava açma süresi geçirildikten sonra 17/03/2022 tarihinde açılan davanın esasının incelenemeyeceği gerekçesiyle dava süre aşımı nedeniyle reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Asıl borçlu şirketten 16/05/2014 tarihinde ayrıldığı, kendisinden sonraki borçlardan sorumlu tutulamayacağı, bu borçların 6552 Kanun ve 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığı, bu borçlardan öncesinde haberdar edilmediği, buna rağmen gecikme zammı ve faizi istenmesinin hukuka uygun olmadığı, borçların tarh ve tahsil zamanaşımına uğradığı, zamanaşımı süresi içerisinde hakkında zamanaşımını kesecek herhangi bir işlem yapılmadığı, bu konuda yeterli inceleme yapılmadan eksik incelemeye dayalı karar verildiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davanın süresinde açılmadığı, dava konusu ödeme emri içeriği amme alacaklarının beyan üzerine tahakkuk eden vergiler ile uzlaşma tutanaklarına istinaden yapılan tahakkuklardan olduğu ve bu durumlarda tarh zamanaşımının söz konusu olmadığı, asıl borçlu şirket malları üzerine haciz şerhi konulmuş olmasından dolayı tahsil zamanaşımının kesildiği ileri sürülerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2023/355, K. 2023/1383, 13 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama