KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/5207 E., 2024/803 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2024
- Esas No
- 2023/5207
- Karar No
- 2024/803
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
577 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 17. maddesiyle 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 103. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca gelir vergisi tarifesine bir basamak daha eklenmek suretiyle 500.000,00 TL'nin üzerindeki matraha %40 oranı uygulanması nedeniyle ihtirazi kayıtla verilen 2019 yılı gelir vergisi beyannamesi üzerine bu çekinceye itibar edilmeksizin tahakkuk ettirilen ve ödenen gelir vergisinin fazlaya isabet eden kısmının kaldırılması ve tecil faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Gelir vergisinin dilim ve oranına ilişkin olarak 7194 sayılı Kanun'un 17. maddesi ile 193 sayılı Kanun'un 103. maddesinde yapılan değişikliğin 07/12/2019 tarih ve 30971 sayılı Resmi Gazete'de yayımlandığı, ücret gelirleri hariç olmak üzere sözü edilen hükmün 01/01/2019 tarihinden itibaren elde edilen gelirlere uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe gireceğinin düzenlendiği,
davacı tarafından söz konusu Kanun'da düzenlenen yeni oranın 2019 yılının tamamı için geçerli sayılmasının kanunun geçmişe yürütülmesi anlamına geldiği iddia edilmekte ise de değişikliğin vergilendirme dönemi kapanmadan ve hukuki sonuçlarını doğurmadan önce yürürlüğe girmesi nedeniyle ortada gerçek olmayan geriye yürüme bulunduğu sonucuna varıldığı,
Anayasa Mahkemesi kararları ile doktrin görüşünün de bu yönde olduğu dikkate alındığında, davacının 2019 yılı gelir vergisi beyannamesinde beyan ettiği matrah üzerinden hesaplanan gelir vergisi oranı, sonuçlarını doğurmadan yürürlüğe giren yeni Kanun hükmüne uygun olarak yıllık gelir vergisi beyannamesinde hesaplanan gelir vergisinin ücret dışı gelirlere uygulanan tarife değişikliğine uygun olduğundan, yapılan tahakkukun dava konusu edilen kısmında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Yılın son ayına kadar vergi yükünün %35 olacağı beklenti, meşru güven ve öngörüsüne sahip olunmasına rağmen yeni yasal düzenlemeyle bundan vazgeçilmesi üzerine %5 artışla toplam % 40 üzerinden öngörülemeyecek bir vergi yükü ile karşı karşıya kalındığı, takvim yılının son ayının ilk hafta sonunda çıkarılan yasa ile vergi yükünün geriye etkili biçimde artırılmasının hukuk devleti ilkesine, haklı beklentilerin korunması ilkesine, hukuka meşru güven ilkesine, verginin yasallığı ilkesine ve vergide eşitlik ilkesine açık aykırılık oluşturduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ:Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2023/5207, K. 2024/803, 22 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama