KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/5641 E., 2024/1097 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 4 Mart 2024
- Esas No
- 2023/5641
- Karar No
- 2024/1097
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Ticaret Limited Şirketi
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
726 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, bir kısım ödemelerini banka ve benzeri finans kuruluşlarınca düzenlenen belgelerle tevsik etmediği yolunda saptamaları içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak 2016 yılı için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 355. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirket tarafından gerek vergi inceleme elemanına gerek dava dosyasına söz konusu ödemelerin banka ve benzeri finans kurumları aracılığıyla yapıldığını tevsik edici belge sunulmadığı gibi şirket yetkilisince ödemeleri nakit yaptıkları yönünde beyanda bulunduğu anlaşıldığından kesilen cezada hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu cezanın dayanağı vergi inceleme raporunda, ihracata konu alımlarına ilişkin faturalarda yer alan katma değer vergilerinin, faturaların düzenleyicisi mükellefler hakkında sahte fatura düzenleme yönünden inceleme yapıldığından bahisle yüklenim listesinden çıkarıldığı tespiti yer aldığından söz konusu mükelleflerden olan alımların banka veya finans kurumları aracılığıyla ödenmesi iktisadi ve teknik icaplara aykırılık teşkil edeceğinden kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra dava konusu ceza kaldırılmıştır.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı şirketin bir kısım tahsilat ve ödemelerini banka ve benzeri finans kuruluşlarınca düzenlenen belgelerle tevsik edilme zorunluluğuna uymadığı saptandığından kesilen cezada hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Davacı şirketin 2016 yılına ilişkin işlemlerinin incelenmesi sonucu tanzim edilen vergi inceleme raporunda, ... Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine 3.806.990,48 TL, Örgü Konfeksiyon Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine 608.074,72 TL turarındaki ödemelerin banka ve finans kurumları aracılığıyla gerçekleştirilmediği tespit edilerek adına 213 sayılı Yasa'nın mükerrer 355. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca özel usulsüzlük cezasının kesildiği, davacı şirket yetkilisince de ödemelerin büyük bir kısmının nakit olarak yapıldığı, bankadan yapılan kısma ilişkin tevsik edici belge ibraz edemeyecekleri yönünde beyanda bulunulduğu anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesinin (B) fıkrasında; vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, gerçek mahiyetin, yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia edene ait olduğu hüküm altına alınmıştır.
Sözü edilen Kanun'un mükerrer 355. maddesinin dördüncü fıkrasında tahsilat ödemelerini banka, benzeri finans kurumları veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik etme zorunluluğuna uymayan mükelleflerden her birine, her bir işlem için bu maddeye göre uygulanan cezalardan az olmamak üzere işleme konu tutarın % 5'i nispetinde özel usulsüzlük cezası kesileceği kurala bağlanmıştır.
Anılan Kanun'un mükerrer 257. maddesinin 2. fıkrasında, mükellefe muameleleri ile ilgili tahsilat ve ödemelerini banka, benzeri finans kurumları veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik etmeleri zorunluluğunu getirmeye ve bu zorunluluğun kapsamını ve uygulamaya ilişkin usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı'nın yetkili olduğu hükmüne yer verilmiştir.
Değinilen madde uyarınca Maliye Bakanlığınca yayımlanan 332 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile 8000-TL 'yi aşan tahsilat ve ödemelerin banka, özel finans kurumları veya PTT aracılığıyla yapılması zorunluluğu getirilmiş, 459 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Tebliği ile de tevsik zorunluluğu kapsamında olanların, kendi aralarında ve tevsik zorunluluğu kapsamında olmayanlarla yapacakları, 7.000 TL’yi aşan tutardaki her türlü tahsilat ve ödemelerini aracı finansal kurumlar kanalıyla yapmaları ve bu tahsilat ve ödemeleri söz konusu kurumlarca düzenlenen belgeler ile tevsik etmelerinin zorunlu olduğu düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Davacının, tevsik zorunluluğuna uymaksızın ödeme ve tahsilat yaptığı hususu, hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuyla somut tespitlerle ortaya konulduğu gibi davacı şirket yetkilisinin beyanının bu durumu kanıtlayıcı mahiyette olduğu ve davacı tarafından aksi yönde herhangi bir delilin sunulamadığı olayda, söz konusu ödemelerin yapıldığı mükelleflerden olan alışların gerçeği yansıtmadığına yönelik bir vergi inceleme raporu veya yargı kararı da bulunmadığı dikkate alındığında, kesilen özel usulsüzlük cezasının hukuka aykırı olduğundan söz edilemeyeceğinden, dava konusu cezanın yazılı gerekçeyle kaldırılmasına ilişkin Vergi Dava Dairesi kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2023/5641, K. 2024/1097, 4 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama