KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/6355 E., 2024/6286 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2024
- Esas No
- 2023/6355
- Karar No
- 2024/6286
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
667 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, ihtiyacının üzerindeki kasa nakit fazlasını faizsiz olarak kullandığı yolunda saptamalar içeren vergi inceleme raporlarına dayanılarak 2018 yılı için re’sen salınan gelir vergisi, aynı yılın tüm dönemleri için re’sen salınan geçici vergi ve bu vergiler üzerinden tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezası ile 213 sayılı Kanun’un 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda, 2018 yılında günlük ortalama kasa ihtiyacının 10.000,00-TL civarında olduğu, günlük faaliyetleri için gerekli olan nakit paranın fazlasını finansal araçlar vasıtasıyla değerlendirmemek suretiyle işletmeyi muhtemel bir faiz gelirinden yoksun bıraktığı veya bahsi geçen meblağı kayıt dışı değerlendirdiği iddia edilmiş ise de olayda, nakit paranın teşebbüs sahibi tarafından kullanıldığı, davacının ifadesinde kasada yer alan paraların nakit olarak yapılan satışlar ve çek tahsilâtlarından elde edildiği,
günlük ortalama kasa ihtiyacı olan meblağın üzerinde kasada yer alan paraların ticari yaşamda zaman zaman yaşanması olası nakit sıkıntıları için tutulduğunun beyan edildiği dikkate alındığında, davacının faiz geliri elde ettiğine ilişkin herhangi somut bir tespit bulunmaksızın varsayıma dayalı olarak yapılan tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu vergi ve cezalar kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacının ticari işletmesinden aldığı ödünç paralar için faiz hesaplamadığı, faiz tutarında fatura düzenleyip kayıtlarına yansıtmadığı saptandığından yapılan tarhiyatın ve kesilen özel usulsüzlük cezasının hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X)- KARŞI OY
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3/B maddesinde vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği ancak vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesinin ispatlama vasıtası olarak kullanılamayacağı ve iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olduğu hüküm altına alınmıştır.
Dava konusu tarhiyata ilişkin olarak vergiyi doğuran olayın özelliğine göre iktisadi ve ticari icaplara uygun olan; kâr elde etme amacıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun olarak kurulmuş bulunan şahıs işletmelerinin kasa bakiyelerinin, ticari büyüklüklerine, iş hacimlerine ve kasa işlemlerinin yoğunluğuna uygun miktarda olması ve işletme sahiplerinin, işletme varlıklarının kullanılmasında basiretli bir tacir gibi davranarak, işletmenin kuruluş amacına uygun şekilde, işletme kârını maksimize etmek için kasada bulunan ihtiyaç fazlası nakitleri vadeli mevduatta veya likiditesi yüksek olan işlemlerde kullanarak gelir getirmesini sağlamalarıdır.
Davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda yer verilen tespitlerden, davacının günlük ihtiyacını aşan tutarda "100 - Kasa" hesabında bulundurduğu tutarlar için adat faizi hesaplamadığı ve emsal faiz fark tutarı üzerinden fatura düzenlenmediği anlaşıldığından, Vergi Dava Dairesinin kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.
Danıştay 3. Daire, E. 2023/6355, K. 2024/6286, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama