KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/6799 E., 2024/5960 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2024
- Esas No
- 2023/6799
- Karar No
- 2024/5960
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
589 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, ... İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nden alınamayan 2018 ve 2019 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ila... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emirleri içeriği kamu alacağıyla ilgili olarak asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirleri usulüne uygun biçimde şirkete elektronik ortamda tebliğ edilerek itirazsız kesinleşmiş ise de davalı idarece malvarlığı araştırmasına ilişkin olarak şirketin herhangi bir menkul ve gayrimenkulü bulunup bulunmadığına dair sadece Denizcilik Müsteşarlığı, İstanbul Belediye Başkanlığı, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, İstanbul Ticaret Odası Başkanlığı ve İstanbul Liman Başkanlığı'na gönderilen bilgi isteme yazılarının dosyaya sunulduğu,
ancak Mahkemelerinin ara kararıyla istenilmesine karşın, dava konusu ödeme emirleri düzenlenmeden önce tapu sicil müdürlükleri, trafik sicil müdürlükleri ve bankalar nezdinde araştırma yapıldığına ilişkin belgelerin dosyaya sunulmadığı dikkate alındığında,
şirket hakkındaki malvarlığı araştırmasının yeterli şekilde yapılmış olduğu kabul edilemeyeceğinden dolayısıyla hakkındaki takip yollarının tamamlanıp borcun şirketten tahsilinin olanaksız hale geldiğinin ortaya konulduğundan söz edilemeyeceğinden kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle ödeme emirleri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı adına düzenlenen ödeme emirleri içeriği kamu alacaklarına ilişkin olarak asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun olarak şirkete elektronik ortamda edildiği ve ödeme emirlerinin itirazsız kesinleştiği, Denizcilik Müsteşarlığı, İstanbul Belediye Başkanlığı, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, İstanbul Ticaret Odası Başkanlığı ve İstanbul Liman Başkanlığı'na gönderilen yazılarda herhangi bir malvarlığına rastlanmadığı,
davalı idarece Mahkemeye gönderilen malvarlığı araştırması sonuçlarına göre, asıl amme borçlusu şirkete ait motorlu aracı, gayrimenkulü, iş makinesi bulunmadığı, banka hesabına en son uygulanan e-haciz tarihinin ise 23/02/2022 tarihi olduğu görülerek, alacağın asıl amme borçlusu şirketten tahsil olanağı bulunmadığından,
6183 sayılı Kanun'da sayılan tüm takip yollarının tüketilmesi ve dava konusu ödeme içeriği alacağının davacının kanuni temsilci olduğu döneme ilişkin olması karşısında 213 sayılı Kanun'un 10. maddesine göre sorumluluğu bulunan davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra dava reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun tebliğ edilmediği ve hakkındaki tüm takip yolları tamamlanıp borcun şirketten tahsilinin olanaksız hale geldiğinin ortaya konulmadığı, ödeme emri içeriği alacağın zamanaşımına uğradığı ve söz konusu alacaklardan sorumluluğunun bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2023/6799, K. 2024/5960, 18 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama