KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/905 E., 2024/1483 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 14 Mart 2024
- Esas No
- 2023/905
- Karar No
- 2024/1483
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
623 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirdiğinden bahisle değinilen faturalara konu katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosuna göre 2016 yılının Ocak ila Aralık dönemleri için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının faturalarını kayıtlarına aldığı ... Metal Hırdavat İnşaat Ticaret Limited Şirketi, ... Metal Hırdavat ve Yapı Malzemeleri Limited Şirketi, ... Pazarlama Sanayi Ticaret Limited Şirketi, ... Ürünleri ve Yapı Malzemeleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi ve ...
İnşaat ve Elektrik Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkındaki saptamaların düzenledikleri faturaların gerçeği yansıtmadığını kanıtlayıcı mahiyette olduğundan adına tarhiyat yapılmasında hukuka aykırılık görülmemekle birlikte Anayasa Mahkemesinin 22/10/2020 tarih ve E:2019/100, K:2020/62 sayılı kararında, matrah ve vergi artırımında bulunan mükellef hakkındaki incelemeye istinaden yapılan tarhiyata karşı açılan davada, yargı makamları tarafından dava konusu tarh işleminin hukuka uygun olup olmadığının inceleneceği, bu inceleme sırasında yargı mercilerinin mükellef hakkında yapılan tarhiyat sırasında,
matrah ve vergi artırımı sonucunda tahakkuk eden ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uyarınca takip ve tahsiline devam edilen vergilerin dikkate alınıp alınmadığı yani mükerrer vergilendirmeye yol açılıp açılmadığı hususunun da incelenebileceği belirtildiğinden 2016 yılı için katma değer vergisi artırımı sonucu tahakkuk eden ve 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun gereği 6183 sayılı Kanun uyarınca takip edilmesi gereken tutarların vergi inceleme raporunda dikkate alınmadığı anlaşıldığından tarhiyatın vergi artırımı sonucu
tahakkuk eden katma değer vergisine isabet eden kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, özel usulsüzlük cezasının hukuka uygun düşmediği gerekçesiyle üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi azaltılmış, özel usulsüzlük cezası ise kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
7143 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 4. fıkrasında matrah ve vergi artırımı sonucunda oluşan amme alacağının anılan Kanun'da belirtilen sürede ödenmemesi halinde 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesine göre gecikme zammıyla birlikte takip ve tahsiline devam olunacağı ancak bu madde hükmünden yararlanamayacağının belirtildiği, tahakkuk eden ya da tahsil edilen yapılandırma borçlarının mükellefin herhangi bir vergi borcuna mahsup edileceği ya da sonrasında yapılan inceleme neticesinde tarh edilen vergilerden mahsup edileceğine dair düzenleme olmadığı, alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirdiği tespit edilen davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezasının hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri sözü edilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2023/905, K. 2024/1483, 14 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama