KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/9121 E., 2024/5334 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2024
- Esas No
- 2023/9121
- Karar No
- 2024/5334
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- Tasfiye Halinde Sınırlı Sorumlu ... Kooperatifi
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
1.331 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
Dava konusu istem: Davacı kooperatifin, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (k) bendi uyarınca muafiyet şartlarının ihlal ettiğinden bahisle takdir komisyonu kararı gereği adına 2015 yılı için re’sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile aynı yılın tüm dönemleri için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı geçici verginin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı kooperatif hakkında tanzim olunan vergi tekniği raporunda yer alan saptamalardan üyelerini konut sahibi yapmak amacıyla kurulduğu, ticari kazanç elde etme amacını taşıyan veya ticari bir organizasyon içerisinde ve süreklilik gösterecek şekilde inşaat yaptığı hususunda herhangi bir tespitin bulunmadığı, yönetim kurulunun genel kurul kararlarına uygun olarak kooperatifin gayrimenkullerini üçüncü şahıslara satmaya yetkili kılındığı, bu yetkinin davacı kooperatifin muafiyet şartlarını ihlal ettiği anlamına gelmeyeceği dolayısıyla davacı kooperatif tarafından muafiyet şartlarının ihlal edilmediği sonucuna ulaşıldığından yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu cezalı vergiler kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Yapı kooperatiflerinin muafiyete tabi olmaları için üçüncü kişilerle değil kendi ortakları ile iş görmesi gerektiği, ortak dışı işlem yapılması kooperatifleri asıl amaçlarından uzaklaştıracağından muafiyetlerinin ihlali sonucunu doğurarak faaliyetlerinin gayrimenkul inşası ve satımı kapsamında değerlendirmesi gerektiğinden davacı kooperatif adına tüm bu hususların saptandığı raporlara istinaden yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Arsanın tamamının kooperatif tüzel kişiliği adına kayıtlı, arsa sahibi olarak adı geçen kişilerin tamamının da kooperatif ortağı olduğu, yasal düzenlemede arsa bedelinin ne şekilde ödenmesi gerektiğine dair herhangi bir ibareye yer verilmediği, kaldı ki muafiyet şartları taşıdığına dair 09/11/2015 tarihli vergi incelemesi rapor tanzim edildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Vergi Denetim Kurulu Boğaziçi Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısıyla, 2015 yılı hesap ve işlemleri incelenen davacı kooperatifin 03/12/2020 tarihinde takdire sevk işleminin gerçekleştirildiği, hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporu'nun done alındığı 02/11/2021 tarihli takdir komisyonu kararı uyarınca yapılan tarhiyatın 19/11/2021 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 30. maddesinde re'sen tarhiyat, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması olarak tanımlanmıştır.
Kanun'un 74. maddesinin (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde, yetkili makamlar tarafından istenilen matrah ve servet takdirlerini yapmak, takdir komisyonunun görevleri arasında sayılmış, komisyonunun yetkilerini düzenleyen 75. maddenin 1. fıkrasında ise 72. maddenin 1. fıkrasına göre kurulan takdir komisyonu 74. maddedeki görevleri dolayısıyla bu Kanun'da yazılı inceleme yetkisini haiz olduğu kuralına yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un 113. maddesinde zamanaşımı; süre geçmesi suretiyle vergi alacağının kalkması olarak ifade edilmiş, 114. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında ise vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlıyarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergilerin zamanaşımına uğrayacağı, şu kadar ki vergi dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulmasının zamanaşımını durduracağı, duran zamanaşımını mezkûr komisyon kararının vergi dairesine tevdiini takip eden günden itibaren kaldığı yerden işlemeye devam edeceği, ancak işlemeyen sürenin her hâl ve takdirde bir yıldan fazla olamayacağı hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
213 sayılı Kanun'un 30. maddesine göre vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde matrah, takdir komisyonu tarafından takdir edilebileceğinden, bu durumdaki bir mükellefin vergi incelemesine başlanılmadan önce takdire sevk edilmesine ve düzenlenen raporların takdir komisyonunca done olarak kullanılmasına yasal bir engel bulunmamakla birlikte inceleme başladıktan sonra takdire sevk işleminin zamanaşımı süresini durdurduğundan bahsedilemez.
Bu durumda, davacının 2015 yılı işlemlerinin incelemeye başlanmasından sonra, takdire sevk işleminin zamanaşımı süresini durdurmadığı dikkate alındığında, zamanaşımı süresinin dolmasından sonra tebliğ edilen ihbarnameler içeriği cezalı vergilerin zamanaşımına uğradığı görüldüğünden, yazılı gerekçeyle kaldırılmasına ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddinde sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2023/9121, K. 2024/5334, 15 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama