KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2024/1750 E., 2024/3687 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2024
- Esas No
- 2024/1750
- Karar No
- 2024/3687
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı/...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
726 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirketin, ihracat nedeniyle elde ettiği yurt dışı satış hasılatının binde beşi oranındaki götürü gider indiriminin kurum kazancının belirlenmesinde dikkate alınması gerektiği yolundaki ihtirazi kaydıyla verdiği 2021 yılı kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden bu çekinceye itibar edilmeksizin tahakkuk ettirilen kurumlar vergisinin götürü gider tutarına isabet eden 1.948.534,13-TL'lik kısmının kaldırılması ve iade alınabilecek dönemden itibaren işleyecek tecil faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 07/03/1996 tarih ve 22573 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 194 Seri No'lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin 5. bölümünde, mükelleflerin yurt dışındaki işlerle ilgili belgesiz giderlerinin muhasebe kayıtlarına intikal ettirilmesi,
bu giderlerden hasılatın binde beşine tekabül eden kısmının kanunen kabul edilen gider olarak gösterilmesi gerektiği belirtilerek götürü gider uygulamasına yönelik bir açıklama getirilmiş ise de 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 40. maddesinin 1. bendinde ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan ve Vergi Usul Kanunu uyarınca belgelendirilmesi gereken genel giderlere ilaveten yurt dışındaki işlerle ilgili giderlere karşılık olmak üzere hasılatın binde beşini aşmamak şartıyla götürü giderin kazançtan indirilebileceği hususu herhangi bir şarta bağlı kalmaksızın kabul edildiğinden,
götürü gider indirimi için belgesi temin edilemeyen bir harcama olduğunun ve bu harcamanın muhasebe kayıtlarına intikal ettirildiğinin ispatına gerek bulunmadığından davacı şirketin, kurum kazancının tespitinde 2021 yılında yaptığı ihracatlardan elde ettiği hasılatın binde beşini götürü gider olarak indiriminin kabul edilmemesinde hukuka uygunluk görülmediği, öte yandan, davacı adına tahakkuk eden kurumlar vergisinin, bir kısmının yıl içinde kesinti suretiyle ödenen vergilerden diğer kısmının ise geçici vergi ödemelerinden mahsup edilmek suretiyle karşılandığı ve tahakkuk fişinde ödenecek verginin çıkmadığı,
öte yandan, fazladan yapılan tahakkuk nedeniyle beyannamede gösterilen iadesi gerekli geçici vergi tutarının uyuşmazlık konusu tahakkuk kadar azaldığı ve geçici vergi beyannameleri üzerine peşin ödenen bu verginin davacıya iadesinin gerektiği ancak iade nedeniyle hesaplanacak faizin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin 5. fıkrası uyarınca beyannamenin verildiği tarihten itibaren üç aylık sürenin sonundan itibaren başlatılacağı gerekçesiyle kurumlar vergisinin dava konusu edilen kısmı kaldırılmış,
söz konusu tutarın kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği tarihten itibaren üç aylık sürenin sonundan tecil faiziyle birlikte davacıya iadesine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Gelir Vergisi Kanunu'nun 40. maddesi ve 194 sayılı Gelir Vergisi Genel Tebliği uyarınca, götürü giderin, mükelleflerin yurt dışındaki işleri ile ilgili olarak yapmış oldukları giderlerden belgesi temin edilemeyenlerin anılan faaliyetlerden sağlanan hasılatın belirli bir oranını aşmamak kaydıyla ticari kazançtan indirilebileceği, Tek Düzen Muhasebe Sisteminde işletmenin faaliyetleri sonucunda doğan tüm giderlerin vergi yasalarınca ticari kazançtan indiriminin kabul edilmiş olsun veya olmasın doğrudan ilgili oldukları gider hesaplarında muhasebeleştirilmesinin gerektiği,
muhasebe düzeninden sağlanan bilgilerle dönem sonunda vergi matrahına ulaşılabileceği, buna göre işletmenin yurt dışı faaliyetlerine ilişkin olarak yapılan belgesiz giderlerin de tekdüzen muhasebe sisteminde ilgili gider hesaplarında izlenmesinin ve dönem sonunda kar-zarar hesabına aktarılmasının zorunluluk arz ettiği, ancak davacının yaptığını iddia ettiği giderleri muhasebe kayıtlarına intikal ettirmediği, ihtirazi kayıtla beyan edilerek ödenen vergilerin iadesinde 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin 5. fıkrası uyarınca faiz istenebileceği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Götürü gider indiriminden yararlanılabilmesi için kanunda öngörülmeyen yasal deftere kayıt şartının idari düzenlemelerle normlar hiyerarşisine aykırı olarak getirilemeyeceği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2024/1750, K. 2024/3687, 3 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama