KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2024/3412 E., 2024/5392 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2024
- Esas No
- 2024/3412
- Karar No
- 2024/5392
- Temyiz eden (davacı)
- ... Uluslararası İnşaat Elektronik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
753 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına 2021 yılının Ekim-Aralık dönemi için re'sen salınan bir ve üç kat vergi ziyaı cezalı geçici verginin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu cezalı vergiye ilişkin ihbarnamelerin 27/02/2023 tarihinde e-tebligat yoluyla tebliğ edildiği, davacı şirket tarafından 24/03/2023 tarihinde 7440 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma başvurusunda bulunulduğu; ancak, sözü edilen ihbarnamelerin içeriği kamu alacakları vade tarihleri itibariyle, 7440 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında olmadığından yapılandırma kapsamına alınmadığı,
dava açma süresi içerisinde yapılan yapılandırma başvurusunun 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında bir başvuru niteliği taşımadığı ve bu başvurunun dava açma süresini durduracağı ya da keseceğine dair herhangi bir yasal düzenleme de bulunmadığından, 22/05/2023 tarihinde açılan davanın esasının incelenemeyeceği gerekçesiyle dava süre aşımı yönünden reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
7440 sayılı Kanuna göre yapılandırma başvurusu yapılabilmesi için dava açılmaması gerektiği, bu nedenle ihbarnamelerin dava konusu edilmediği, idarenin başvuruyu zımnen reddetmesi üzerine davanın açıldığı, yasa hükmü gereğince dava edilemeyen bir hususun idare tarafından reddi üzerine dava konusu edilmesinin süre aşımı nedeniyle reddedilmesinin hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri ile bağdaşmadığı, kararın hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
E-tebligat sistemine kayıtlı olan davacıya usulüne uygun şekilde dava konusu cezalı vergiye ilişkin ihbarnamelerin 27/02/2023 tarihinde e-tebligat yoluyla tebliğ edildiği, sözü edilen cezalı vergiyi de kapsayacak şekilde davacı tarafından dava açma süresi içerisinde 24/03/2023 tarihinde 7440 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında yapılandırma başvurusunda bulunulduğu; ancak, değinilen cezalı verginin vade tarihleri itibariyle 7440 sayılı Kanun kapsamında olmadığından bahisle yapılandırma kapsamına alınmadığı,
Bölge İdare Mahkemesince verilen ara kararıyla yapılandırma başvurusu üzerine idarece işlem tesis edilip edilmediği, edilmiş ise davacıya tebliğ edilip edilmediği sorularak bu hususla ilgili bilgi ve belgelerin ibrazının istenildiği, 12/02/2024 tarihli cevabi yazıda, davacı adına vekaleten gelen Ahmet Kürkçü'ye kağıt üzerinde açıklama yapıldığı, 21/08/2023 tarihinde davacı tarafından İnteraktif Vergi Dairesi sistemi üzerinden gönderilen dilekçe üzerine tekrar telefonla bilgi verildiği, yapılandırma ve ödeme planına ait düzenlenen evrak tebligatı yapılmadığının belirtildiği anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT
7440 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 9. maddesinin 13. fıkrasında, bu Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan ve ilgili maddeler uyarınca dava açmamaları veya açılan davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları gereken borçluların, bu Kanun hükümlerinden yararlanabilmeleri için ilgili maddelerde belirlenen başvuru sürelerinde, yazılı olarak bu iradelerini belirtmelerinin şart olduğu,
borçlularca, Kanun hükümlerinden yararlanılmak üzere davadan vazgeçilmesi hâlinde idarece de ihtilafların sürdürülemeyeceği, davadan vazgeçme dilekçelerinin ilgili tahsil dairesine verileceği ve bu dilekçelerin tahsil dairelerine verildiği tarih, ilgili yargı merciine verildiği tarih sayılarak dilekçelerin ilgili yargı merciine gönderileceği, bu Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan ve açtıkları davalardan vazgeçen borçluların bu ihtilaflarıyla ilgili olarak karar tarihine bakılmaksızın bu Kanunun yayımı tarihinden sonra tebliğ edilen kararlar uyarınca işlem yapılmayacağı,
bu Kanun hükümlerinden yararlanılmak üzere vazgeçilen davalarda verilen kararlar ile hükmedilen yargılama gideri, avukatlık ücreti ve fer’ilerinin talep edilmeyeceği düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Dava açma süresi içinde yapılandırma başvurusunda bulunan davacıya, davalı idarece uyuşmazlık konusu cezalı verginin yapılandırma kapsamına alınmadığı yönünde herhangi bir bildirimde bulunulmadığı gibi sonrasında cezalı vergiye ilişkin olarak yapılandırma başvurusunun akıbetinin sorulduğu da göz önüne alındığında, süresinde açıldığının kabulü gereken davayı süre aşımı nedeniyle reddeden Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine ilişkin Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerekmiştir.
(X)-KARŞI OY
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar bozulması istenen Vergi Dava Dairesi kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında istemin kabulünü gerektirecek durumda bulunmadığı, idarenin dava konusu ihbarnamelerin yapılandırma kapsamına alınmadığını tebliğ etmesinin gerekmediği, mükellefin bilmekle yükümlü olduğu, temyiz isteminin reddi ve kararın onanması gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.
Danıştay 3. Daire, E. 2024/3412, K. 2024/5392, 16 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama