İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /4. Daire

DANIŞTAY · 4. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 4. Daire E.1993/3502 K.1994/3069

31.12.1992 GÜNÜ YAYIMLANAN 92/3802 SAYILI BAKANLAR KURULU KARARI İLE HAZİNE BONOSU ALIM-SATIM KAZANÇLARI İLE FAİZLERİ ÜZERİNDEN YAPILACAK TEVKİFAT ORANININ % 15 OLARAK TESPİTİ VE BU ORANLARIN 12.2.1992 GÜNÜNDEN İTİBAREN İHRAÇ EDİLEN HAZİNE BONOSU FAİZLERİ…

Esas1993/3502Karar1994/3069Tarih12 Mayıs 1994Okuma5 dk · 1.063 kelime

KÜNYE

4. Daire 1993/3502 E., 1994/3069 K.

Mercii
Danıştay
Karar tarihi
12 Mayıs 1994
Daire
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Karar Yılı
1994
Karar No
3069
Esas Yılı
1993
Esas No
3502
Karar Tarihi
12/05/994
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.063 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

31.12.1992 GÜNÜ YAYIMLANAN 92/3802 SAYILI BAKANLAR KURULU KARARI İLE HAZİNE BONOSU ALIM-SATIM KAZANÇLARI İLE FAİZLERİ ÜZERİNDEN YAPILACAK TEVKİFAT ORANININ % 15 OLARAK TESPİTİ VE BU ORANLARIN 12.2.1992 GÜNÜNDEN İTİBAREN İHRAÇ EDİLEN HAZİNE BONOSU FAİZLERİ İLE ALIM-SATIM KAZANÇLARINA DA UYGULANMAK ÜZERE YAYIMI TARİHİNDE YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNDE HUKUKA AYKIRILIK BULUNMADIĞI HK.<

31.12.1992 günlü ve 21542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 17.11.1992 gün ve 92/3802 sayılı kararnamenin eki Karar'ın hazine bonosu faizleri ile alım satım kazançları üzerinden yapılacak tevkifat oranının % 15 olmasını öngören 1.maddesinin 8 numaralı bendinin (J/İİ) alt bendi ile 15 numaları bendinin (a) alt bendi ve bu iki bendin 12 Şubat 1992 tarihinden itibaren ihraç edilen hazine bonosu alım satım kazançları ile faizleri hakkında da uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmesini öngören II.maddenin 2 numaralı bendinin, söz konusu kararın geriye yürümeme prensibine aykırı olduğu ve kazanılmış hakları ortadan kaldırdığı ileri sürülerek iptali isteminden ibarettir.

Dava, 31.12.1992 günlü ve 21542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 17.11.1992 gün ve 92/3802 sayılı Kararnamenin eki kararın 2.maddesinin 8 numaralı bendinin (J/İİ) alt bendi ve II.maddesinin 2 numaralı bendinin iptali dileğiyle açılmıştır.

Hazine bonosu faizi, Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 39.maddesine göre ticari kazançtan indirilmekte olup, hazine bonosu alım satım kazançları ise Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 8.maddesinin 17 numaralı bendi uyarınca kurumlar vergisinden müstesna tutulmaktadır.

Ancak, kurumlar vergisi matrahının tespitinde indirim konusu yapılan hazine bonosu faizleri üzerinden Gelir Vergisi Kanunu'nun 94.maddesinin 15 numaralı bendine göre, kurumlar vergisinden müstesna tutulan hazine bonosu alım satım kazançları üzerinden ise anılan maddenin 8 numaları bendine göre gelir vergisi tevkifatı yapılmaktadır.

Gelir Vergisi Kanunu'nun 94.maddesinde, Bakanlar Kurulunun, bu maddede yer alan tevkifat nisbetini,her bir bentte yer alan ödemeler için ayrı ayrı sıfıra indirmeye veya bir katına kadar arttırmak suretiyle yeniden tespit etmeye yetkili olduğu belirtilmiştir.

Bakanlar Kurulu'nun bu yetkiye dayanarak çıkardığı 30.12.1988 gün ve 20035 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 88/13644 sayılı karar ile, hazine bonosu faizlerinden ve alım satım kazançların dan % 10 gelir vergisi tevkifatı yapılması öngörülmüştür.

Bilahare 12.2.1992 gün ve 21140 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 92/2682 sayılı Bakanlar Kurul Kararı ile kararın yayım tahihinden itibaren ihraç edilecek hazine bonosu faizleri üzerinden % 15 vergi tevkifatı yapılacağı belirtilmiştir.

3824 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanunu'nun 94.maddesine eklenen fıkra ile "Bakanlar Kurulu, bu maddede yer alan tevkifatn nispetini, her bir ödeme ve gelir için ayrı ayrı sıfıra kadar indirmeye veya bir katına kadar artırmak suretiyle yeniden tespit etmeye yetkilidir.

Bu yetki 8 numaralı bent kapsamına giren kurumlar vergisinden muaf veya müstesna kazanç ve iratların her biri için iş ve mükellef grupları, sektörler ve faaliyet konuları, kazancın elde edildiği ülkeler ve menkul kıymet gelirlerinde menkul kıymetin türlerine göre farklı oranlar tespit edilmek suretiyle de kullanılabilir" denilmek suretiyle Bakanlar Kuruluna verilen yetkinin kapsamı genişletilmiştir.

Bunun üzerine 31.12.1992 günlü ve 21542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan dava konusu Bakanlar Kurulu Kararı ile hazine bonosu faizlerindeki % 15 olan tevkifat oranı aynen korunmuş, daha önce yetkisizlik nedeniyle ayrıca ayarlanamayan hazine bonosu alım satım kazançları üzerinden yapılan tevkifat % 10 dan % 15 e çıkarılmış ve uygulamada aralarında bir farklılık bulunmayan her iki gelir türü üzerindeki vergi yükünün eşit olması amacıyla da, bu hükümlerin 12.2.1992 gününden itibaren ihraç edilen hazine bonosu faizleri ve alım satım kazançlarına da uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmesi öngörülmüştür.

Bakanlar Kurulu'nun Gelir Vergisi Kanunu'nun 94.maddesinin verdiği yetkiye dayanarak söz konusu tevkifat oranlarını yeniden belirlemesinde hukuka aykırı bir durum bulunmamaktadır.Hazine bonosu faizleri üzerinden yapılan gelir vergisi tevkifatı oranı 12.2.1992 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 92/2682 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile % 15 olarak belirlendiği ve dava konusu kararda da bu husus aynen korunduğu için, bu konudaki geçmişe yürüme iddiası yerinde değildir.

Hazine bonosu alım satım fiyatları, ihraç ve vade tarihi ile bononun elde tutulma süresine göre belirleneceğinden, bu işlemden elde edilecek değer farkı, hazine bonosu faizi ile aynı niteliktedir. Hazine bonosu sahibi ya vadeyi bekleyip faiz geliri elde edecek, ya da bonoyu vadesinden önce elden çıkararak bir satış karı sağlayacaktır.

Aynı bononun elde tutulma süresine göre belirlenecek aynı nitelikteki bu iki gelirin farklı oranda vergilendirilmesinin mantıklı bir açıklaması yoktur.

Vergilendirme dönemi henüz kapanmadan, aynı nitelikli bu gelirler üzerindeki vergi yükünü eşitlemek amacıyla 3824 sayılı Kanunla genişletilen yetkiye dayanarak, hazine bonosu alım satım kazançları üzerinden yapılan tevkifat oranının, hazine bonusu faizlerinde olduğu gibi % 15 olarak belirlenmesi ve bu oranın 12.2.1992 gününden itibaren ihraç edilecek hazine bonosu alım satım kazançlarına da uygulanmak üzere 31.12.1992 gününde yürürlüğe girmesinin idari düzenlemelerin geçmişe yürütülemeyeceği prensibini ihlal ettiğinden söz etmek mümkün değildir.

Kararnamenin yayımlandığı tarihte kazanılmış bir haktan söz etmek de mümkün değildir. Kazanılmış bir haktan söz edilebilmesi için, hakkın subjektif bir nitelik kazanması, bunun için de vergilendirme döneminin kararnamenin yayımı tarihinden önce tamamlanmış olması gerekir. Oysa bu tarihte vergilendirme dönemi kapanmamış, ne tevkifat matrahı,ne de kurum kazancı belli olmamıştır.

Kurum kazancı 31.12.1992 tarihi itibariyle çıkarılacak bilonçoda belli olakca, aynı şekilde hazine bonosu alım-satım kazancı da bu tarihi itibariyle çıkarılacak bilonçoda görülecek ve bu kazanç üzerinden yapılacak tevkifat, bir muhtasar beyanname ile daha sonra bildirilip ödenecektir.Bu durumda, dava konusu Bakanlar Kurulu Kararı ile hazine bonosu alım satım kazançları ile faizleri üzerinden yapılacak tevkifat oranının % 15 olarak tespit edilmesi ve bu oranların 12.2.1992 gününden sonra ihraç edilen hazine bonusu faizleri ile alım satım kazançlarına da uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe gimesinde,

kazanılmış hakların ihlalinden ve kararnamenin geçmişe yürütüldüğünden söz etmek mümkün değildir.

Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verildi.

AYRIŞIK OY

Hazine bonosu faizleri üzerinden yapılan gelir vergisi tevkifatının oranı 12.2.1992 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 92/2682 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile % 15 olarak belirlendiği ve bu oran dava konusu kararda da aynen yer aldığından bu konudaki geçmişe yürüme iddiası yerinde değil ise de;

Dava konusu 31.12.1992 günlü ve 21542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 17.11.1992 gün ve 92/3802 sayılı Kararnamenin eki Kararın hazine bonusu alım-satım kazançları üzerinden yapılmakta olan % 10 oranındaki tevkifat oranının 12.2.1992 gününden itibaren uygulanmak üzere % 15'e yükseltilmesini öngören hükmü açıkça geriye yürür niteliktedir ve 31.12.1992 gününe kadar kazanılmış hakları da ortadan kaldırıcıdır. Hesabını hazine bonosu alım-satım kazançlarının % 10 oranında gelir vergisi stopajına tabi bulunduğu dikkate alarak yapan ve Şubat 1992 ayında bu işe başlayan bir mükellefi, dava konusu kararın yayını tari hinde vergilendirme döneminin tamamlanmadığı, tevkifat matrahının ve kurum kazancının belli olmadığı söyleyerek tatmin etmek mümkün değildir.

Vergileme oranlarının artırılmasına ya da azaltılmasına ilişkin düzenleyici işlemlerin yayınlandığı tarihten sonraki olaylara uygulanacağı ve ancak bu tarihten sonra hukuki sonuçlar doğurabileceği vergi hukuku nun temel ilkelerindendir.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle kararname eki kararın yukarıda değinilen kısmının iptali gerektiği görüşü ile çoğunluk kararının bu bölümüne katılmıyorum.

Danıştay 4. Daire, E. 1993/3502, K. 1994/3069, 12 Mayıs 1994 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
1993/3502
Karar No
1994/3069
Tarih
12 Mayıs 1994

İlgili Kararlar

  • Danıştay 7. Daire E.1993/4872 K.1994/2758
  • Danıştay 8. Daire E.1994/162 K.1994/1579
  • Danıştay 10. Daire E.1994/420 K.1994/2038
  • Danıştay 6. Daire E.1994/743 K.1994/1854
  • Danıştay 10. Daire E.1994/872 K.1994/2317
  • Danıştay 7. Daire E.1994/1003 K.1994/2538

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.