KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/10821 E., 2021/1632 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 16 Mart 2021
- Esas No
- 2016/10821
- Karar No
- 2021/1632
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
660 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, gayrimenkul satışından elde ettiği kazancı eksik beyan ettiğinden bahisle takdir komisyonu kararına istinaden 2009 yılı için re'sen tarh edilen gelir vergisi ve kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; müteahhitlik faaliyeti nedeniyle mükellef olduğu sabit olan davacı, beyan dışı bıraktığı ticari kazanç nedeniyle 213 sayılı Kanunu 30. maddesinin 2. fıkrasının 6. bendinde açıklanan sebeplerle takdire sevk edilmiş olmakla birlikte, 2009 yılı için yapılacak bir tarhiyata ilişkin olarak davacının 09/06/2014 tarihinde takdire sevki ile zamanaşımının durmasından itibaren işlemeyen süre olarak yasada öngörülen azami bir yıllık süre geçtikten sonra 08/06/2015 tarihinde takdir komisyonunca karar alınmış olduğu,
213 sayılı Kanunun 114. maddesinin 2. fıkrasında yer alan hükme aykırı olarak davacının takdir komisyonuna sevkinden itibaren bir yıllık süre geçirildikten sonra matrah takdir edildiği anlaşıldığından, bu işleme dayalı olarak yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
213 sayılı Kanunun 114. maddesinde işlemeyen süreye ilişkin olarak getirilen azami bir yıllık sürenin idarenin iç işleyişi ile ilgili olduğu, zamanşımı süresi içinde yapılan cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 113. maddesinde, süre geçmesi suretiyle vergi alacağının kalkması olarak tanımlanan zamanaşımının, mükellefin bu hususta bir müracaatı olup olmadığına bakılmaksızın hüküm ifade edeceği, 114. maddesinin 1. fıkrasında ise vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlıyarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergilerin zamanaşımına uğrayacağı kurala bağlanmıştır.
213 sayılı Kanun'un, takdir komisyonuna sevk tarihi ile takdir komisyonu kararının idareye tevdi tarihi arasında geçen süre için tarh zamanaşımının duracağına ilişkin 114. maddesinin 2. fıkrasının Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi sonucu 01/08/2010 tarihinde yürürlüğe girmek üzere 6009 sayılı Kanunun 8. maddesi ile yeniden düzenlenen 2. fıkrasında, vergi dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulmasının zamanaşımını durduracağı, duran zamanaşımının mezkûr komisyon kararının vergi dairesine tevdiini takip eden günden itibaren kaldığı yerden işlemeye devam edeceği, ancak işlemeyen sürenin her hâl ve takdirde bir yıldan fazla olamayacağı hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacının, 2009 yılına ilişkin gelir vergisi matrahının takdiri için 09/06/2014 tarihinde takdire sevk edildiği, 08/06/2015 tarihli takdir komisyonu kararına dayanılarak yapılan tarhiyata ilişkin ihbarnamelerin 12/08/2015 davacıya tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Davacının takdire sevk edildiği 09/06/2014 tarihi itibarıyla duran ve 213 sayılı Kanun'un 114. maddesinin 2. fıkrasının, işlemeyen sürenin her hâl ve takdirde bir yıldan fazla olamayacağı yolundaki son cümle kuralı gereği bir yıllık bekleme süresinin son günü olan 09/06/2015 tarihinden itibaren işlemeye devam eden zamanaşımı süresi dolmadan 12/08/2015 tarihinde tebliğ edilen ihbarname ile duyurulan vergi ve cezanın zamanaşımına uğradığından söz edilemez.
213 sayılı Kanun'un 114. maddesinin 2. fıkrasının son cümlesinde yer alan kural takdir komisyonunda geçecek azami bekleme süresine ilişkin olup bir yıl olan bu süreden daha fazla takdirde kalmakla birlikte kalan zamanaşımı süresi içinde tarhiyat yapıldığı durumlarda, vergi ve/veya cezaların duyurulma aracı olan ihbarnamelerin şekil noksanlığı nedeniyle hukuka aykırılığından bahisle tarhiyatın kusurlandırılması yoluna gidilemeyeceğinden, bir yıllık azami süre aşılarak alınması nedeniyle hukuka aykırı olduğu yargısına varılan takdir komisyonu kararına dayalı dava konusu cezalı tarhiyatı kaldıran Vergi Mahkemesi kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2016/10821, K. 2021/1632, 16 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama