KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/11373 E., 2021/2443 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2021
- Esas No
- 2016/11373
- Karar No
- 2021/2443
- Temyiz eden taraflar
- 1- ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
777 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
2- ... Prefabrik Çelik Yapı İnşaat Makina Bilgisayar Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle 2011/6 dönemi için re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355/1-1 maddesi uyarınca 2011/6 dönemi için kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda. Ostim Vergi Dairesi mükellefi ... Metal Orman Ür. İnş. Pet. ve İş Mak. Yed. Par. Ltd.
Şti. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunun incelenmesinden, anılan mükellefin faaliyetinin gerçek olmadığı ve düzenlediği faturaların sahte fatura olduğu, bu mükelleften alınan faturalara isabet eden katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinde ve davacının bir kısım ödemelerini benzeri finans kurumları aracılığıyla yapmadığının sabit olduğu gerekçesiyle kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık, Ostim Vergi Dairesi mükellefi ...
Çelik Hırdavat Metal Makina Elek. Otom. San. Tic. Ltd. Şti.'den alınan faturalara isabet eden kısımında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
Malların gerçekten alındığının ve bunun aksini kanıtlayacak donelerin bulunmadığının vergi inceleme elemanınca kabul edildiği ve bu hususun inceleme raporunda belirtildiği, satın alınan malların bedellerinin banka kanalıyla ödendiği, vergi incelemesinin derinlemesine yapılması gerektiği, defter ve belgelerin yapılan işlemlerle ne kadar uyumlu olduğunun tespit edilmesi, düzenlenmesi gereken belgelerin tanzim edilip edilmediği, kişiler arasında muvazaalı bir işlem olup olmadığının araştırılması, sahte belge düzenlediği ve kullandığı iddia edilen mükelleflerin karşılıklı hesaplarının, defter belgelerinin incelenmesinin zorunlu olduğu,
özellikle bir faturanın sahte olup olmadığının somut fatura üzerinde değil, faturaya yansıyan diğer eylemlerin gerçek olup olmadığının tespiti sonucuna dayanması gerektiği, soyut, yeterli araştırma yapılmaksızın yapılan incelemenin hukuka aykırı olduğu, hukuksal dayanağı olmayan tarhiyatın kaldırılması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
Davacının haklarında sahte belge düzenlemekten dolayı tespitler bulunan ilgili mükelleflere ait sahte faturaları 2011 hesap döneminde kullandığı, kullanmış olduğu bu sahte faturaları kanuni defterine kaydettiği ve bu sebeple kaydetmiş olduğu sahte faturaları indirim konusu yaptığının tespit edildiği, idare tarafından yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Davacının temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddi, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 4001 sayılı Kanunla değiştirilen 46. maddesinin 2. fıkrasında, vergi mahkemelerinin nihai kararlarına karşı tebliğ tarihini izleyen otuz gün içinde Danıştay'da temyiz yoluna başvurulabileceği; 48. maddesinin 3. fıkrasında ise, temyiz dilekçelerinin, ilgisine göre kararı veren mahkemeye, Danıştaya veya bu Kanunun 4. maddesinde belirtilen mercilere verileceği, kararı veren mahkeme veya Danıştayca karşı tarafa tebliğ edileceği, karşı tarafın tebliğ tarihini izleyen otuz gün içinde cevap verebileceği, cevabı verenin, kararı süresinde temyiz etmemiş olsa bile düzenleyeceği temyiz dilekçesinde, temyiz isteminde bulunabileceği, bu takdirde verilen dilekçelerin ise temyiz dilekçesi yerine geçeceği hükümlerine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, temyize konu Vergi Mahkemesi kararının 22/02/2016 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, temyiz süresinin son günü 23/03/2016 tarihine rastladığı halde, otuz günlük sürenin geçirildiği, öte yandan davalı İdarenin temyiz dilekçesinin 30/03/2016 tarihinde davacıya tebliğ edildiği ve davacı tarafından 18/05/2016 günü kayda giren dilekçe ile verilen temyiz dilekçesinde katılma yoluyla temyiz talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda, davacı tarafından verilen temyiz dilekçesinde katılma yoluyla temyiz talebinde bulunulduğu, ancak davalı idarenin temyiz dilekçesinin davacıya tebliğ edildiği 30/03/2016 tarihinden itibaren 30 günlük süre içinde katılma yoluyla temyiz talebinde bulunulmadığı görüldüğünden davacının temyiz isteminin süre yönünden reddi gerekmektedir.
Davalı idarenin temyiz istemine gelince;
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2016/11373, K. 2021/2443, 22 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama