KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/11622 E., 2021/3031 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2021
- Esas No
- 2016/11622
- Karar No
- 2021/3031
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Madencilik Mermer Sanayi İthalat İhracat ve Ticaret Anonim Şirketi
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
749 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, sahte fatura kullandığından bahisle resen tarh edilen 2012/2,4,5 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatının kaldırılması istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; Çivril Vergi Dairesi mükellefi ... hakkında düzenlenen Vergi Tekniği Raporu'nda yer verilen tespitlerin incelenmesinden, düzenlediği faturaların sahte olduğuna dair somut ve yeterli tespiti olmadığı, sonucuna varılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, davacı adına düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak yapılan cezalı tarhiyatların hukuka uygun olduğu belirtilerek kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle vergi inceleme raporuna dayanılarak vergi ziyaı cezalı olarak tarh edilen 2012/2,4,5 dönemi katma değer vergilerinin kaldırılması istemiyle açılan davayı kabul eden Vergi Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 29. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanun'da aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilecekleri hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanun'un 34. maddesinin (1) numaralı fıkrasında ise yurt içinden sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait katma değer vergisinin alış faturası veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinden ayrıca gösterilmek, bu vesikalar kanuni defterlere kaydedilmek şartıyla indirilebileceği belirtilmiştir. Buna göre, katma değer vergisi indiriminden yararlanılabilmesi için bunun geçerli bir belgeye dayanması ve belgenin kanuni defterlere kaydedilmesi gerekmektedir.
Kamu hizmetlerinin finansmanında istikrarın sağlanması bakımından vergilendirme sürecinin belirli bir düzen dâhilinde işlemesi ve sonuçlandırılması gerekmektedir. Bu doğrultuda çeşitli usuller öngörülerek mükelleflerin vergi ilişkisinden doğan hak ve ödevlerini daha dikkatli takip etme zorunluluğu getirilmektedir (AYM., E.2017/24, K.2017/112, 14/6/2017). 3065 sayılı Kanunun belirtilen hükümleri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 30., 341., 344. maddeleri birlikte gözetildiğinde, katma değer vergisi indiriminin sahte bir belgeye dayanması hâlinde indirimin reddi suretiyle cezalı katma değer vergisi tarhiyatı yapılacağı hususu mükellefler tarafından belirli ve öngörülebilir nitelikte olduğu anlaşılmaktadır.
İlgili yasa kuralları, davacının ihtilaflı dönemde fatura aldığı ... hakkında düzenlenen ve dava dosyasında mevcut vergi tekniği raporu ile davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda yer alan tespitlerden, mükellefin nakliye ve hafriyat işini yürütecek ticari icaplara uygun yeterli donanımının (kardeşinin eşinin işçi gösterilmesi dışında işçi, nakliye aracı, iş makinası vs.) bulunmaması, faaliyetin kiralamak veya hizmet satın almak suretiyle yürütüldüğü gösterilmiş ise de bu kişiler hakkında da sahte belge düzenlemekten dolayı vergi tekniği raporlarının bulunması veya özel esaslar kapsamına alınan mükelleflerden olması,
kiralama ve hizmet alımlarına ilişkin ödemelerin, ticari hayatın olağan akışına uygun olmayacak şekilde, nakit yapıldığının beyan edilmesi, 119.857,16 TL ödenmemiş vergi borcunun bulunması, aynı işi şirket olarak kardeşi ile birlikte yürüttükleri halde ayrıca iki kardeşin ayrı ayrı mükellefiyet tesis ettirerek aynı işle ilgili mükellefiyet tesis ettirmelerinin izahının yapılamaması,
kendilerine ait olan bu şirket hakkında da vergi tekniği raporunun bulunması hususları göz önünde bulundurulduğunda, bu mükellefin uyuşmazlık konusu dönemlerde gerçek bir ticari faaliyetinin bulunmadığı ve davacıya düzenlenmiş olunan faturaların sahte belge niteliğinde olduğu sonucuna ulaşılmış olup, davacı adına söz konusu şahıstan alınan faturalardaki indirimleri reddedilmek suretiyle yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka aykırılık, aksi gerekçe ile verilen Vergi Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenle, temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyorum.
Danıştay 4. Daire, E. 2016/11622, K. 2021/3031, 8 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama