KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/12590 E., 2020/6321 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 28 Aralık 2020
- Esas No
- 2016/12590
- Karar No
- 2020/6321
- Temyiz eden (davalı)
- …Vergi Dairesi Başkanlığı (…Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Metal Fittings İmalat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
715 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, takdir komisyonu kararına istinaden 2008/7 dönemi için re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; olayda, vergi inceleme elemanı tarafından düzenlenen 06/02/2014 tarih ve 2014-A-2612/9 sayılı vergi tekniği raporuna istinaden 2008/7 dönemi için davacı adına tarhiyat yapıldığı, ancak salt zamanaşımı süresini durdurmak amacıyla takdire sevk edildiğinin anlaşıldığı, buna göre dava konusu vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin 31/12/2013 tarihi itibariyle tarh zamanaşımına uğradığı görüldüğünden, davacı şirket adına yapılan vergi ziyaı cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, dava konusu döneme ilişkin matrah takdiri için 19/11/2013 tarihinde takdir komisyonuna başvurulduğu, başvuru sonucu zamanaşımı süresinin durduğu, tesis edilen işlemlerin usul ve hukuka uyarlı olduğu belirtilerek Mahkeme kararının bozulması istenilmiştir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 113. maddesinde, zamanaşımı, süre geçmesi suretiyle vergi alacağının kalkması olarak tanımlanmış olup bu durumun mükellefin bu hususta bir müracaatı olup olmadığına bakılmaksızın hüküm ifade edeceği 114. maddesinde ise, "Şu kadar ki, vergi dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulması zamanaşımını durdurur. Duran zamanaşımı mezkur komisyon kararının vergi dairesine tevdiini takip eden günden itibaren işlemeye devam eder.
Ancak işlemeyen süre her hâl ve takdirde bir yıldan fazla olamaz." denilmek suretiyle takdir komisyonu kararlarına istinaden yapılan re'sen tarhiyatlarda zamanaşımı hususunun olup olmadığının tespiti için takdir komisyonuna sevk tarihi, takdir komisyonu kararının vergi dairesine tevdi tarihi, ihbarnamenin tebliğ tarihi ve takdir komisyonunda geçen süreye (takdir komisyonuna sevk tarihi ile takdir komisyonu kararının vergi dairesine tevdi tarihi arasındaki süre) bakılarak karar verilmelidir.
Bilindiği üzere 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 30. maddesinde sayılan re'sen vergi tarhını gerektiren sebeplerin varlığı halinde vergi inceleme elemanlarınca ilgili dönem matrahı re'sen tarh edilebileceği gibi takdir komisyonuna sevk edilerek de söz konusu işlem yapılabilmektedir. Kanunun 74. maddesinde ise, takdir komisyonlarının görevlerini yaparken takdir sebeplerinin bulunup bulunmadığını inceleyemeyeceği, hatalı gördüğü işlemlerde ilgili vergi dairesini yazı ile ikaz etmeye mecbur olduğu hükme bağlanmıştır. Bu itibarla, takdir komisyonu takdir nedenleri ile ilgili herhangi bir belirleme yapma veya değiştirme hakkına sahip değildir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, takdir komisyonu kararına göre yapılan tarhiyatlarla ilgili uyuşmazlıklarda zamanaşımı ile ilgili hususların çözümünde, genel ilke olarak takdir komisyonuna sevkle tarh zamanaşımının durduğunun kabulü gereklidir. Dolayısıyla, yalnızca takdire sevk tarihine bakılarak takdir komisyonuna sevkin, zamanaşımını durdurmak amacıyla yapıldığının bu çerçevede kabulüne imkan bulunmamaktadır. Mevcut vergi incelemeleri tamamlanmadan da takdire sevk işleminin bu kapsamda yapılabileceği ve tamamlanan inceleme sonucunda elde edilen bilgi ve verilerin takdir komisyonunca da değerlendirilebileceği tabiidir.
Dosyanın incelenmesinden, davacının ilgili dönemlere ilişkin katma değer vergisi matrahının takdiri için 19/11/2013 tarihinde takdir komisyonuna sevk edildiği, 16/04/2014 tarihli takdir komisyonu kararıyla matrah takdirinin yapıldığı, takdir komisyonu kararları esas alınarak düzenlenen ihbarnamelerin ise davacıya 12/06/2014 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Olayda, 2008 yılına ilişkin olarak 31/12/2013 tarihinde dolacak olan tarh zamanaşımı süresinin dolmasından önce 19/11/2013 tarihinde yapılan takdire sevk işlemi, 213 sayılı Kanunu'nun 114. maddesi uyarınca işlemeye devam eden tarh zamanaşımı süresini durduracağından sahte fatura kullanılıp kullanılmadığı, takdir komisyonunca takdir edilen matrahın hukuka uygunluğu vb. yönünden değerlendirme yapılmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, takdire sevk işleminin zamanaşımını durdurmayacağı ve dava konusu vergi ve cezanın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle verilen temyize konu Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
(X) KARŞI OY
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.
Danıştay 4. Daire, E. 2016/12590, K. 2020/6321, 28 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama