KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/12627 E., 2020/5350 K.·-t.c. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2020
- Esas No
- 2016/12627
- Karar No
- 2020/5350
- Temyiz eden taraflar
- 1- Tasfiye Halinde … Motorlu Araçlar İnşaat ve
Karar Metni
721 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
Kiralama Sanayi Dış Ticaret Limited Şirketi
2- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU
… Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek aleyhlerine olan hüküm fıkralarının taraflarca bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı adına, 2013 yılı hesap ve işlemlerinin incelenmesi neticesinde düzenlenen vergi inceleme raporlarına istinaden, satışını yaptığı bir kısım motorlu kara taşıtının belgesini gerçek satış tutarından eksik düzenleyerek bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığı ve ikinci el araç alımında araç vergi ödemesi adıyla motorlu taşıtlar vergisi ödemelerini maliyet kaydederek ticari mallar maliyetini artırdığından bahisle re'sen tarh edilen 2013/1-3,4-6,10-12 dönemleri geçici vergiler ve 2014/4 dönemi gelir (stopaj) vergisi ile kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; mahsup süresi geçtikten sonra tarh edilen geçici vergi asıllarında hukuka uyarlık; olayda davacı şirket temsilcisinin beyanları dikkate alınarak fark matrah bulunduğu, fark matrahın izahına ilişkin bir belge de ortaya konulamadığı ve inceleme elemanınca matrahın bulunuş yöntemi Mahkemelerince de uygun bulunduğundan, tespit edilen fark matrah üzerinden re'sen tarh edilen gelir (stopaj) vergisi ve kesilen vergi ziyaı cezalarında ise hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
Vergi inceleme raporunun eksik incelemeye, varsayıma ve kanaate dayalı olduğu, satış faturalarında yer alan tutarların gerçek satış tutarları olduğu, alıcılar nezdinde araştırma yapılmadığı, fatura bedellerinden başka bir bedelin tahsil edilip edilmediğinin araştırılmadığı, maliyetin altında satış yapılamayacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, 323 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'ne göre noterlerde yapılan işlemlere konu ödeme ve tahsilatların banka ve benzeri finans kurumları aracı kılınarak yapılması zorunluluğunun bulunmadığı, firmalarınca da araç alım satım işlemleri noter aracılığıyla yapıldığından, anılan tevsik zorunluluğu kapsamında olmadıkları, temyize konu kararın aleyhe olan hüküm fıkralarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
Hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu ile bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığı tespit edilen davacı adına tesis edilen işlemlerin yasal ve yerinde olduğu, temyize konu kararın aleyhe olan hüküm fıkralarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 120. maddesinin 4. fıkrasında; yapılan incelemeler sonucunda, geçmiş döneme ait geçici verginin %10'u aşan tutarda eksik beyan edildiğinin tespiti halinde, eksik beyan edilen bu kısım için re'sen veya ikmalen geçici verginin tarh edileceği, mahsup süresi geçtikten sonra, kesinleşen geçici vergilerin terkin edileceği, ancak gecikme faizi ve geçici vergiye bağlı kesilen cezanın tahsil edileceği hükme bağlanmıştır.
Olayda, dava konusu ihbarnamelerde geçici vergi miktarı gösterilmiş ise de, geçici verginin aslının aranmayacağının belirtilmesi karşısında vergi miktarının kesilecek vergi ziyaı cezasının tutarının belirlenmesine yönelik olduğu anlaşılmaktadır.
Şu halde, aslı aranmayacağı hem kanunun ilgili maddesi gereği olması ve hem de idarece tanzim olunan ihbarnamelerde geçici verginin aslının aranmayacağının açıkça belirtilmesi nedeniyle, kararın geçici vergi asıllarının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasının da hukuki sonuç doğurmasına imkan bulunmamaktadır.
Bu durumda, ihtilafın "geçici vergi asıllarına ilişkin kısım yönünden incelenmeksizin reddine" karar verilmesi gerekirken aksi yöndeki mahkeme kararının belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği görüşüyle, geçici vergi asıllarının onanmasına ilişkin Dairemiz kararına katılmıyoruz.
Danıştay 4. Daire, E. 2016/12627, K. 2020/5350, 8 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama