KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/14392 E., 2020/4738 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2020
- Esas No
- 2016/14392
- Karar No
- 2020/4738
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
436 kelime·2 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, … Dekorasyon Tek. Mob. San. Tic. Ltd. Şti.'den tahsil edilemeyen vergi alacaklarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla adına düzenlenen … tarih ve … no'lu ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; … tarih ve … sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayımlanan kararla davacının. Dekorasyon Tek. Mob. San. Tic. Ltd.
Şti.'deki hisselerini devrettiği, şirket müdürü olarak …'ın seçildiği, dava konusu ödeme emri içeriğindeki borçların ise bu hisse devrinden sonra doğduğunun görüldüğü, davacının sorumluluğu, yöneticiliği döneminde defter-belge ibraz edilmemesi, beyanname verilmemesi, beyan edilen bir borcun ödenmemesi veya yapılan bir inceleme sonucunda eksik beyanda bulunduğunun tespiti halinde söz konusu olabileceğinden, davaya konu vergi ve cezalara ilişkin beyannamelerin verileceği tarihler dikkate alındığında, kanuni temsilcilik sıfatı sona erdiği tarihten sonra verilmesi gereken beyannameleri vermediğinden bahisle sorumlu tutulamayacağının açık olduğu,
bu durumda, şirketin tahakkuk edip ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı mükellefin dava konusu yapılan ödeme emirlerine konu olan kamu alacaklarının doğduğu tarihte anılan şirketin ortağı ve kanuni temsilcisi olduğunun açık olduğu, davacının, şirketin ortağı ve kanuni temsilcisi olduğu şirket hakkında usulüne uygun olarak tahakkuk eden amme alacaklarının şirketten tahsil edilememesi üzerine davacıdan tahsil edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının hisselerini 30/10/2009 tarihinde devrettiğinden devir öncesine ait şirket borcundan sorumluluğunun devam ettiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2016/14392, K. 2020/4738, 23 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama