KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/16526 E., 2021/3866 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 7 Temmuz 2021
- Esas No
- 2016/16526
- Karar No
- 2021/3866
- Temyiz eden taraflar
- 1- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
Karar Metni
885 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
2- …
İSTEMİN KONUSU
… Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek aleyhlerine olan hüküm fıkralarının taraflarca bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı adına, vergiden muaf esnaftan yapılan hurda emtia alımlarını sahte fatura ticareti yapan kişilerce düzenlenen sahte faturalarla belgelendirerek tevkifat yapma yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle 2010/1-3, 7-9, 10-12 dönemleri için re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisi ile kesilen özel usulsülük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacıya faturaları düzenleyen Avcılar Vergi Dairesi mükellefi. Hurda Metal Tic. Ltd.
Şti hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunun incelenmesinden; bu firmanın ortağı ve müdürü ile firmanın işlerini vekaleten takip eden şahsın sahte fatura düzenledikleri yönünde haklarında rapor düzenlenmiş olan başka firmaların da ortağı oldukları, firmanın piyasaya çok yüksek miktarlarda faturalar düzenlediği halde bu tutarda iş yapabilecek kapasitesinin bulunmadığı, düzenlediği faturaların bir kısmını kayıt ve beyan dışı bıraktığı, vergi borçlarını ödemediği gibi somut tespitler ile bu firmanın gerçek bir ticari faaliyetinin bulunmadığı,
düzenlediği faturaların sahte olduğu ortaya konulmuş olduğundan, anılan mükellefin düzenlediği faturaların sahte olduğu kanaati oluştuğu ve davacının, sözü edilen alışları esnaf muaflığından yararlananlardan yaptığının kabulü gerektiğinden, tevkifat yapması gereken davacının tevkifat yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka aykırılık bulunmadığı, Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin olarak,
davacı adına düzenlenen vergi inceleme raporunda, miktar itibarıyla banka ve finans kurumları aracılığıyla ödeme yapılmaması nedeniyle özel usulsüzlük cezası kesilmesi gerektiği belirtilen faturaların sahte olduğu ileri sürülen faturalar olduğu anlaşıldığından davacı adına bir kısım tahsilat ve ödemelerini banka ve finans kurumları aracılığıyla yapmadığından bahisle kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
Davacı tarafından, kararın redde ilişkin kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
Davalı idare tarafından, davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezasının hukuka uygun olduğu kararın kabule ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
Davacı adına, vergiden muaf esnaftan yapılan hurda emtia alımlarını sahte fatura ticareti yapan kişilerce düzenlenen sahte faturalarla belgelendirerek tevkifat yapma yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle 2010/1-3, 7-9, 10-12 dönemleri için re'sen tarhedilen vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisinin iptali istemiyle açılan davada verilen davanın kısmen reddine ilişkin kısmı davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Avcılar Vergi Dairesi mükellefi … Hurda Metal Tic. Ltd. Şti hakkındaki vergi tekniği raporlarındaki tespitlere göre bu mükellefce davacıya düzenlenen faturaların gerçek bir ticari ilişkiye dayanmadığı, dolayısıyla olayda re'sen takdir sebebinin bulunduğu, ancak davacı şirketin sahte faturalarla belgelendirdiği hurda alışlarını vergiden muaf esnaftan yaptığı yolunda davalı idarece somut bir tespitte bulunulmadığından, varsayıma dayanılarak yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığından kararın redde ilişkin kısmının bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyoruz.
(XX) KARŞI OY
213 sayılı Kanunun mükerrer 355. maddesinin 4. fıkrasında, tahsilat ve ödemelerini banka, benzeri finans kurumları veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik etme zorunluluğuna uymayan mükelleflere, her bir işlem için bu maddeye göre uygulanan cezalardan az olmamak üzere işleme konu tutarın % 5'i nispetinde özel usulsüzlük cezası kesileceği kuralı bağlanmıştır.
Öte yandan tevsik zorunluluğunun amacı 310 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde "....... Ticari işlemler ve finansal hareketlerin taraflarının izlenmesi ve vergiyi doğuran olayların mali kurumların kayıt ve belgeleri yardımıyla tespit edilmesi ......." olarak açıklanmış ve Mali İdare'de belli tutar üzerindeki tahsilat ve ödemeleri kontrol altında tutarak, ticare işlemler ve finansal hareketlere taraf olanları izleyerek, vergilendirmeyi ilgilendiren mali olayları, kurumların kayıt ve belgeleri yardımıyla tespite çalışmaktadır. Böylece kayıt dışı işlemlerin kayıt ıaltına alınması, para hareketlerinin kontrolü ile denetlenebilir kılınmıştır.
Uyuşmazlıkta davacı mükellefce ihtilaflı dönemde yapılan bir kısım alışlar sahte belgeye dayandırılsa da, sahte olduğu belirtilen faturalar içeriği emtiaların gerçekte alındığı, ancak ödemelerin banka ve finans kurumları aracılığıyla gerçekleştirildiğine ilişkin somut bilgi ve belgenin sunulmadığı, kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından, Mahkeme kararının 213 sayılı Kanunun mükerrer 355. maddesine ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararının bu kısmına katılmıyorum.
Danıştay 4. Daire, E. 2016/16526, K. 2021/3866, 7 Temmuz 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama