KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/19377 E., 2021/553 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 28 Ocak 2021
- Esas No
- 2016/19377
- Karar No
- 2021/553
- Temyiz eden (davacı)
- … Medikal Elektronik Organizasyon Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Bakanlığı
Karar Metni
604 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
… Başkanlığı/…
İSTEMİN KONUSU
... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı adına, 2003, 2004 ve 2006 takvim yıllarına ilişkin tarh edilen vergiler ile kesilen cezalara ilişkin olarak yaptığı düzeltme şikayet başvurusunun reddine dair … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacı şirketin bilinen adreslerinde muhtelif tarihlerde yapılan araştırma ve yoklamalar sonucunda gayri faal olduğunun tespit edildiği, bunun üzerine şirketin mükellefiyet kaydının 2004/13 No'lu Uygulama İç Genelgesi uyarınca 31/11/2006 tarihi itibariyle terkin edildiği, şirketin 2003/8-10 ve 2006/10-12 dönemlere ilişkin gelir stopaj, 2004/2 dönemine ait katma değer vergisi, 2006/1-12 dönemine ait kurumlar vergisi ve 2006/10-12 dönemine ait geçici vergi beyannamelerini vermediğinin tespiti üzerine ilgili dönemlerin matrahlarının takdiri için takdire sevk edildiği;
diğer taraftan, davacı şirketin 2003 ve 2004 vergilendirme dönemlerine ait kurumlar vergisi beyannamesi ekinde yer alan ayrıntılı gelir tablosundaki giderlerin yüksek olduğunun tespiti üzerine şirketin beyannameleri üzerinden yapılan kontroller sonucu vergi dairesince düzenlenen tutanağa istinaden 2003 ve 2004 dönemleri kurumlar vergisi, kurumlar geçici vergisi ve katma değer vergisi yönünden takdire sevk edildiği, takdir komisyonu kararları uyarınca şirket adına düzenlenen vergi/ceza ihbarnamelerinin şirket müdürünün ikamet adresine posta yoluyla gönderildiği, ilgilinin adreste bulunmaması nedeniyle evrakın vergi dairesine iade olunduğu,
bunun üzerine tebliğin şirket işyerine adresine gönderildiği, şirketin de bilinen adresinde bulunmaması üzerine vergi ceza ihbarnamelerinin ilanen tebliğ edildiği, davacı tarafından da ilanen tebliğlerin usulsüz olduğu, savunma haklarının ihlal edildiği ileri sürülerek ilgili vergi dairesine düzeltme başvurusunda bulunulduğu, düzeltme başvurusunun reddi üzerine davalı idareye yapılan şikayet başvurusunun ilgili vergi dairesince yapılan işlemler uygun bulunmak suretiyle reddedilmesi üzerine görülmekte olan davanın açıldığı,
ancak davacı tarafından re'sen tarh edilen vergiler ile kesilen cezalara karşı ileri sürülen iddialar açık bir vergi hatası olmayıp hukuki ihtilaf niteliği taşıdığından ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 117 ve 118. maddelerinde belirtilen hesap ve vergilendirme hataları kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmadığından, dava konusu edilen işlemde hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Takdire sevk edilen hususlar hakkında hiçbir savunma alınmadığı gibi kesilen cezaların da re'sen kapatılan şirket adresine ilanen tebliğ edilerek gönderildiği, bu nedenle vergi tarhına ve ödeme emrine karşı dava açma sürelerinin geçirildiği, ilanen tebliğlerin usulsüz olduğu, ilanen tebliğin istisnai bir yol olduğu, ilanen tebliğ sürecinin usule ve yasaya uygun olarak işleyip işlemediği yönünde değerlendirilmesi gerektiği, usule ve yasaya aykırı olarak verilen mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2016/19377, K. 2021/553, 28 Ocak 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama