İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /4. Daire

DANIŞTAY · 4. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 4. Daire E.2016/19903 K.2020/3775

Dava konusu istem: Davacı tarafından adına tesis edilen gelir vergisi, gelir geçici vergisi ve katma değer vergisi mükellefiyetinin ve 2009/01-03,04-06,07-09,10-12 dönemleri gelir geçici vergisi ile 2009/01 ila 12 dönemleri katma değer vergisi…

Esas2016/19903Karar2020/3775Tarih14 Ekim 2020Okuma6 dk · 1.103 kelime

KÜNYE

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/19903 E., 2020/3775 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire

Karar tarihi
14 Ekim 2020
Esas No
2016/19903
Karar No
2020/3775
Temyiz eden (davalı)
... Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
Vekili
Av. ….
Karşı taraf (davacı)
…
İstemin konusu
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.103 kelime·6 dk okuma·8 bölüm

Dava konusu istem: Davacı tarafından adına tesis edilen gelir vergisi, gelir geçici vergisi ve katma değer vergisi mükellefiyetinin ve 2009/01-03,04-06,07-09,10-12 dönemleri gelir geçici vergisi ile 2009/01 ila 12 dönemleri katma değer vergisi beyannamelerinin elektronik ortamda verilmemesi üzerine kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacının 2009, 2010, 2011, 2012 ve 2013 yıllarında devamlı olarak gayrimenkul alım-satım faaliyetinde bulunduğu ve ticari faaliyetini beyandışı bıraktığının tespit edildiği, bu sebeple 01/01/2009 tarihinden itibaren davacı adına gelir vergisi, gelir geçici vergisi ve katma değer vergisi mükellefiyeti tesis edildiği ve 2009/01-03,04-06,07-09,10-12 dönemleri gelir geçici vergisi ile 2009/01 ila 12 dönemleri katma değer vergisi beyannamelerinin elektronik ortamda verilmemesi üzerine özel usulsüzlük cezaları kesildiği,

ancak davacının söz konusu alım satım işlemlerini kâr elde etme amacıyla, ticari bir organizasyon içerisinde, bağımsız ve sürekli olarak yürüttüğü yolunda idarece yeterli bir inceleme ve tespit yapılmadığı gerekçesiyle davacı adına tesis edilen mükellefiyet işleminde hukuka uyarlılık görülmediğinden davacının ilgili dönemlerde vergi beyannamelerinin elektronik ortamda verilmediğinden bahisle kesilen dava konusu özel usulsüzlük cezalarında da hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davalı idare tarafından, tesis edilen işlemlerin hukuka uygun oluğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ: …

DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1.Temyiz isteminin reddine,

2.Temyize konu ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının mükellefiyet tesisi işleminin iptaline ilişkin kısmının …'in ve gerekçe yönünden …'in karşı oyu ve oyçokluğuyla, özel usulsüzlük cezasının iptaline ilişkin kısmının oybirliğiyle ONANMASINA,

3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4.Dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine,

5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/10/2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 1'nci maddesinde gerçek kişilerin gelirlerinin gelir vergisine tabi olduğu, gelirin bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarı olduğu öngörülmüş, 2'nci maddesinde ticari kazanç, gelirin unsurları arasında sayılmış, 37. maddesinin dördüncü bendinde, gayrimenkul alım, satım ve inşa işlerinin devamlı olması halinde faaliyetin ticari faaliyet, elde edilen kazancın ise ticari kazanç olduğu belirtilmiş olup, gayrimenkul alım satım faaliyetinin ticari faaliyet olarak değerlendirilebilmesi için gayrimenkul alım satım işlerinin devamlılık unsuru taşıyıp taşımadığının ortaya konulması gerekmektedir.

Bir faaliyetin devamlılık niteliği taşıyıp taşımadığı ise işlemin aynı vergilendirme döneminde tekrarlanması ya da önceki vergilendirme döneminde de yapılmış olmasına göre belirlenebilir. Maddi ve şekli anlamda bir ticari organizasyonun belirgin olmadığı durumlarda kazanç doğuran işlemin çokluğu, devamlılık unusurunu belirleyen en nesnel ölçüdür. Devamlılık unsurunun gerçekleşmesi halinde, bu işlemlerin kazanç sağlamak amacıyla yapılmadığını ispat yükü ise vergi mükelleflerine aittir.

Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından satımı gerçekleştirilen gayrimenkullere ilişkin yapılan sorgulama belgesinde; davacı tarafından 1998 yılında 1, 1999 yılında 1, 2001 yılında 1, 2002 yılında 4, 2003 yılında 4, 2005 yılında 1, 2007 yılında 9, 2008 yılında 2, 2010 yılında 5, 2011 yılında 1, 2012 yılında 4, 2013 yılında 6, 2014 yılında 1 adet gayrimenkul satımında bulunulduğunun tespit edildiği söz konusu satışlar nedeniyle elde ettiği ticari kazancını kayıt ve beyan dışı bıraktığının 2014 yılında tespit edildiği, yapılan satışlar ile ilgili olarak davacıdan açıklama istendiği ve davacı hakkında 2009 yılından itibaren mükellefiyet tesis edildiği anlaşılmıştır.

Olayda, satılan taşınmazların nitelikleri, sayısı ve işlemlerin devamlılığından davacının ticari kazanç elde etme maksadıyla taşınmaz edinip sattığı, idarece geçmişe yönelik olarak zamanaşımı hususu da gözetilerek 2009 yılından itibaren (öncesi için tarh zamanaşımı nedeniyle tarhiyat yapılamayacağı için) dava konusu mükellefiyet tesisi işleminin yapıldığı kanaatine varılmıştır.

Bu itibarla, davacı adına mükellefiyet tesis edilmesine ilişkin işlemin usul ve yasaya uygun olduğu, Mahkemece davanın kabulü yönünde verilen kararda hukuka uyarlık bulunmadığı ve kısmen bozulması gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.

(XX) KARŞI OY

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 1'nci maddesinde gerçek kişilerin gelirlerinin gelir vergisine tabi olduğu, gelirin bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarı olduğu öngörülmüş, 2'nci maddesinde ticari kazanç, gelirin unsurları arasında sayılmış, 37. maddesinin dördüncü bendinde, gayrimenkul alım, satım ve inşa işlerinin devamlı olması halinde faaliyetin ticari faaliyet, elde edilen kazancın ise ticari kazanç olduğu belirtilmiş olup,

gayrimenkul alım satım faaliyetinin ticari faaliyet olarak değerlendirilebilmesi için gayrimenkul alım satım işlerinin devamlılık unsuru taşıyıp taşımadığının ortaya konulması gerekmektedir. Bir faaliyetin devamlılık niteliği taşıyıp taşımadığı ise işlemin aynı vergilendirme döneminde tekrarlanması ya da önceki vergilendirme döneminde de yapılmış olmasına göre belirlenebilir.

Maddi ve şekli anlamda bir ticari organizasyonun belirgin olmadığı durumlarda kazanç doğuran işlemin çokluğu, devamlılık unsurunu belirleyen en nesnel ölçüdür. Devamlılık unsurunun gerçekleşmesi halinde, bu işlemlerin kazanç sağlamak amacıyla yapılmadığını ispat yükü ise vergi mükelleflerine aittir.

213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 8’inci maddesinde vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu terettübeden gerçek veya tüzel kişinin mükellef olarak kabul edileceği, 19’uncu maddesinde vergi alacağının vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğacağı, 153’üncü maddesinde de vergiye tabi ticaret ve sanat erbaplarından işe başlayanların keyfiyeti vergi dairesine bildirmeye mecbur oldukları belirtilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından satımı gerçekleştirilen gayrimenkullere ilişkin yapılan sorgulama belgesinde; davacı tarafından 1998 yılında 1, 1999 yılında 1, 2001 yılında 1, 2002 yılında 4, 2003 yılında 4, 2005 yılında 1, 2007 yılında 9, 2008 yılında 2, 2010 yılında 5, 2011 yılında 1, 2012 yılında 4, 2013 yılında 6, 2014 yılında 1 adet gayrimenkul satımında bulunulduğunun tespit edildiği söz konusu satışlar nedeniyle elde ettiği ticari kazancını kayıt ve beyan dışı bıraktığının 2014 yılında tespit edildiği, yapılan satışlar ile ilgili olarak davacıdan açıklama istendiği ve 2009 yılında gayrimenkul satışı olmamasına rağmen, davacı hakkında 2009 yılından itibaren mükellefiyet tesis edildiği anlaşılmıştır.

Davacı tarafından 1998 yılından bu yana satılan taşınmazların nitelikleri, sayısı ve işlemlerin devamlılığı dikkate alındığında, davacının ticari kazanç elde etme maksadıyla taşınmaz edinip sattığı açık olmakla beraber 2009 yılında herhangi bir satışı olmaması nedeniyle, 2010 yılından itibaren mükellefiyet tesis ettirilmesi gerekirken, 2009 yılında adına mükellefiyet tesis ettirilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenle, sonucu itibariyle hukuka aykırı olmayan temyize konu Mahkeme kararının, onanması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.

Danıştay 4. Daire, E. 2016/19903, K. 2020/3775, 14 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Tetkik Hâkimi: …
  6. Düşüncesi
  7. Türk Milleti Adına
  8. İnceleme Ve Gerekçe
  9. (X) Karşı Oy
  10. (Xx) Karşı Oy
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2016/19903
Karar No
2020/3775
Tarih
14 Ekim 2020

İlgili Kararlar

  • Danıştay 4. Daire E.2016/19948 K.2020/4030
  • Danıştay 4. Daire E.2016/19969 K.2020/4031
  • Danıştay 5. Daire E.2016/20040 K.2020/4761
  • Danıştay 4. Daire E.2016/20284 K.2020/3753
  • Danıştay 4. Daire E.2016/20285 K.2020/3754
  • Danıştay 4. Daire E.2016/20286 K.2020/3755

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.