KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/21523 E., 2021/2221 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 13 Nisan 2021
- Esas No
- 2016/21523
- Karar No
- 2021/2221
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
571 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden bir kısım hasılatını beyan ve kayıt dışı bıraktığından bahisle tarh edilen 2011 yılı vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; kayıt ve beyan dışı kalan matrah olup olmadığının saptanması amacıyla 26/10/2015 tarihli ara kararıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, 07/03/2016 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinden, davacının satış faturalarındaki hasılat tutarının, faturası tespit edilemeyen makbuzlardaki tutarlar toplamından (108.197,54- 33.979,09) = 74.218,45 TL daha fazla olduğu,
buna göre davacının defterine kayıtlı tüm satış faturalarındaki toplam hasılat tutarının, tahsilat ve tadilat makbuzlarındaki tutarlardan fazla olduğu ve bu faturalara konu gelir vergilerini defter kayıtları ve beyanlarına intikal ettirdiği, defter kayıtları ile beyanlarındaki hesaplanan gelir vergilerinin uyumlu olduğu dikkate alındığında kayıt ve beyan dışı bir tutarın bulunmadığı, davacı adına tarh edilen cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Yapılan işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesi ile yollamada bulunulan 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinde, mahkemelerin çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verecekleri, hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamayacağı, 282. maddesinde de hakimin, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği hükme bağlanmıştır.
Yargılama hukukunda, bilirkişi, davanın çözümünün gerektirdiği özel ve teknik bilgiyi hakime sağlayan kişi olarak tanımlanmaktadır. Bu yüzden, görülmekte olan davada bilirkişiye başvurulabilmesi, uyuşmazlığın özel ve teknik bilgi gerektiren bir yönünün bulunmasına bağlıdır.
Dosyanın incelenmesinden, gayrimenkul alım, satım, kiralama faaliyetlerine aracılık faaliyetiyle uğraşan davacı hakkında yapılan ihbar delikçeleri üzerine düzenlenen 2011 yılına ilişkin gelir vergisi inceleme raporunda; davacının faaliyet konusu olan emlak komisyonculuğu faaliyeti nedeniyle verdiği satım ve kiralama işlemlerine ilişkin olarak aldığı komisyon bedellerinin bir bölümünü kayıt ve beyanlarına yansıtmadığı,
tahsilat makbuzu düzenlediği fakat fatura düzenlemediğinden bahisle ilgili dönem matrahlarının tespitinde beyan dışı kalan hasılat olarak gelir vergisi beyanlarının düzeltilmesi sonucu tarhiyat yapıldığı anlaşılmakta olup, ortada defter ve belgeler üzerinde bilirkişi marifetiyle yaptırılacak inceleme sonucu açıklığa kavuşturulması gereken bir husus bulunmadığından, bu konuda bilirkişinin rey ve görüşüne başvurulmasında ve buna ilişkin olarak düzenlenen bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle dava hakkında hüküm kurulmasında yargılama hukuku kurallarına uyarlık görülmediğinden,
vergi ve cezaları kaldıran Vergi Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
(X) KARŞI OY
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.
Danıştay 4. Daire, E. 2016/21523, K. 2021/2221, 13 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama