KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/8412 E., 2020/5791 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2020
- Esas No
- 2016/8412
- Karar No
- 2020/5791
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
487 kelime·2 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, ortağı olduğu ... İnş. Pey. Yapı ve End. Mal. Paz. San. Tic. Ltd. Şti.'nin muhtelif vergi borcunun tahsili için düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacı şirket ortağı adına ödeme emri düzenlenmeden önce amme alacağının asıl borçlusu anılan şirket adına düzenlenen ödeme emri ve ödeme emri dayanağı ihbarnemelere ilişkin tebliğ alındılarının, davacının bulunamadığına ilişkin şerhin komşularından bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden birine veyahut bir zabıta memuruna imzalatılması suretiyle tutanak haline getirilmediğinden usulüne uygun olarak kesinleşmeyen amme alacağının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık görülme sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, ödeme emrinin hukuka uygun olduğu vergi mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 93. maddesinde, takakkuk fişinden gayri, vergilendirmeyle ilgili olup hüküm ifade eden bilumum vesikalar ve yazıların adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasıyla ilmühaberli taahhütlü olarak; adresleri bilinmeyenlere ilan yoluyla tebliğ edilmesi öngörülmüş ve aynı Yasanın 103. maddesinde, muhatabın adresinin hiç bilinmemesi, bilinen adresinin yanlış veya değişmiş olması ve bu yüzden mektubun geri gelmesi, başkaca sebeplerden dolayı tebliğin yapılmasına imkan bulunmaması hallerinde tebliğin ilan yoluyla yapılması hükme bağlanmış ve 101. maddede de bilinen adresler sayılmıştır.
Davacının ortağı olduğu şirketin bilinen ve Ticaret Sicil Memurluğunda en son adresi olarak görünen iş yeri adresinde bulunamadığının, 06/12/2011 tarihinde düzenlenen ve muhtar nezdinde imzalanan adres tespit tutanağıyla saptandığından,
dava konusu ödeme emri içeriği borca ilişkin şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin bilinen adresinde bulunamayan borçlu şirket tüzel kişiliğine, koşulları oluşması nedeniyle 24/01/2012 ve 11/03/2014 tarihlerinde ilanen tebliğinde yasaya aykırılık bulunmadığından kamu alacağının usulüne uygun biçimde kesinleşmediğinden söz edilemeyeceği, dolayısıyla ödeme emrinin yazılı gerekçeyle iptali yolundaki Vergi Mahkemesi Kararının, ödeme emirlerine karşı açılacak davalarda ileri sürülebilecek iddialar yönünden yapılacak değerlendirme sonucuna göre bir karar verilmek üzere bozulması gerekmiştir.
(X) KARŞI OY
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.
Danıştay 4. Daire, E. 2016/8412, K. 2020/5791, 17 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama