KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/9043 E., 2021/1092 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2021
- Esas No
- 2016/9043
- Karar No
- 2021/1092
- Temyiz eden taraflar
- 1- ... Yapı İnşaat Hafriyat Nakliyat ve Kuyumculuk İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
655 kelime·3 dk okuma·10 bölüm
2- ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek aleyhlerine olan hüküm fıkralarının taraflarca bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle vergi ziyaı cezalı olarak re'sen tarh edilen 2010 yılı kurumlar vergisi, 2010/1-3,4-6,7-9,10-12 dönemleri geçici vergileri, 2011/4 dönemi gelir (stopaj) vergisinin ve 213 sayılı Kanun'un 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; ilgili dönemde davacı şirketin fatura aldığı Gölbaşı Vergi Dairesi mükellefi ... Petrol Ürün. Nak. İnş. Mad.
Ltd.Şti., Horasan Mal Müdürlüğü mükellefi ... ve Uluçınar Vergi Dairesi mükellefi ... unvanlı mükellefler hakkında düzenlenen Vergi Tekniği Raporlarından; anılan mükelleflerin düzenlediği faturaların sahte belge niteliğinde olduğu, davacının kullandığı sahte faturalar nedeniyle, mükellefin lehine hareket edilerek beyan ettiği oran üzerinden maliyetlerin hesaplanması sonucunda matrah farkı bulunduğu,
inceleme elemanınca izlenen yöntem ve usuller Vergi Usul Kanunu'nun 134. maddesine uygun olduğundan yapılan vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi, gelir(stopaj) vergisi tarhiyatları ile geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı, mahsup süresinin geçmiş olması nedeniyle geçici vergi asılları aranamayacağından geçici vergi asıllarında ve cezayı gerektiren tüm unsurları gerçekleşmediğinden 213 sayılı Kanun'un 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
Davacı tarafından, eksik inceleme ve tespitlerle hukuka aykırı olarak yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka uygunluk bulunmadığı belirtilerek redde ilişkin karar kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
Davalı idarece, davanın kabule ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı belirtilerek bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 120/4. maddesinde; yapılan incelemeler sonucunda, geçmiş döneme ait geçici verginin %10'u aşan tutarda eksik beyan edildiğinin tespiti halinde, eksik beyan edilen bu kısım için re'sen veya ikmalen geçici verginin tarh edileceği, mahsup süresi geçtikten sonra, kesinleşen geçici vergilerin terkin edileceği, ancak gecikme faizi ve geçici vergiye bağlı kesilen cezanın tahsil edileceği hükme bağlanmıştır.
Olayda, dava konusu ihbarnamede geçici vergi miktarı gösterilmiş ise de, geçici verginin aslının aranmayacağının belirtilmesi karşısında vergi miktarının kesilecek vergi ziyaı cezasının tutarının belirlenmesine yönelik olduğu anlaşılmaktadır.
Şu halde, aslı aranmayacağı hem kanunun ilgili maddesi gereği olması ve hem de idarece tanzim olunan ihbarnamede geçici verginin aslının aranmayacağının açıkça belirtilmesi nedeniyle, kararın geçici verginin kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasının da hukuki sonuç doğurmasına imkan bulunmamaktadır.
Bu durumda, ihtilafın "geçici vergi aslına ilişkin kısım yönünden incelenmeksizin reddine" karar verilmesi gerekirken aksi yöndeki mahkeme kararının belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği görüşüyle, Dairemiz kararına katılmıyorum.
Danıştay 4. Daire, E. 2016/9043, K. 2021/1092, 18 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama