KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/9328 E., 2020/5907 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2020
- Esas No
- 2016/9328
- Karar No
- 2020/5907
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
345 kelime·2 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, tefecilik faaliyetinde bulunduğundan bahisle re'sen tesis edilen vergi mükellefiyeti kaydına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; olayda, davacı ile borç verdiği ileri sürülen kişinin ifadelerinin birbiriyle uyuşmadığı, tek başına, bu ifadelere göre, davacının tefecilik faaliyetinde bulunduğunun tespitine imkân bulunmadığı, bunun yanı sıra adı geçen kişi dışında borç para vererek bu işi sürekli olarak yürüttüğüne ilişkin başkaca bir tespit de bulunmadığı, buna göre davacının süreklilik arz edecek şekilde tefecilik faaliyetinde bulunduğu net olarak ortaya konulamadığından, belirtilen işlemler nedeniyle ticari faaliyette bulunarak ticari kazanç elde ettiğinden bahisle tesis edilen vergi mükellefiyeti işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, savunma dilekçesinde belirtilen açıklamaların tekrarı ile tesis edilen işlemlerin usul ve hukuka uyarlı olduğu belirtilerek Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2016/9328, K. 2020/5907, 21 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama