KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2018/1726 E., 2022/966 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2022
- Esas No
- 2018/1726
- Karar No
- 2022/966
- Temyiz eden (davacı)
- … Sağlık Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
483 kelime·2 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, 8.000,00 Türk Lirasını aşan nakit hareketlerinin banka veya özel finans kurumları ile PTT aracı kılınarak yapılması gerektiği, davacı tarafından bu zorunluluğa uyulmadığı gerekçesiyle hakkında düzenlenen inceleme raporuna istinaden 213 sayılı VUK mükerrer 355. madde uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda.
213 sayılı VUK mükerrer 355. maddede tahsilat ve ödemelerini banka, benzeri finans kurumları veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik etme zorunluluğuna uymayan mükelleflerden her birine, her bir işlem için bu maddeye göre uygulanan cezalardan az olmamak üzere işleme konu tutarın %5'i nispetinde özel usulsüzlük cezası kesileceğinin düzenlendiği, tevsik zorunluluğu tutarının da 332 seri no.lu VUK Genel Tebliğinde 8.000,00-TL olarak belirlendiği,
buradan cezanın 8.000,00 TL’lik sınırı aşan her bir işlem için yani her bir fatura için öngörüldüğünün açık olduğu ve vergi inceleme raporuyla tespit edilen ödemelerin her birinin tutarı Genel Tebliğle belirlenmiş sınırın üstünde olduğunun sabit olduğu ve davacı tarafından da ihtirazi kayıt konmaksızın imzalanan tutanakla tespit edilen bu durumun aksi iddia ve ispat olunmadığı anlaşıldığından kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2018/1726, K. 2022/966, 22 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama