İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /4. Daire

DANIŞTAY · 4. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 4. Daire E.2018/195 K.2020/2819

Dava konusu istem: Davacı müflis şirket adına 2010/1 ila 12 dönemlerine ilişkin katma değer vergisi beyannameleri, 2010 yılı kurumlar vergisi beyannamesi ve 2010/1-3, 4-6, 7-9 ve 10-12 dönemlerine ilişkin geçici vergi beyannameleri ile 2010/1 ila 12…

Esas2018/195Karar2020/2819Tarih9 Eylül 2020Okuma7 dk · 1.448 kelime

KÜNYE

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2018/195 E., 2020/2819 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire

Karar tarihi
9 Eylül 2020
Esas No
2018/195
Karar No
2020/2819
Temyiz eden (davalı)
… Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davacı)
Müflis ... Halı Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi (.... İcra ve İflas Müdürlüğü
İstemin konusu
.... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.448 kelime·7 dk okuma·7 bölüm

Dava konusu istem: Davacı müflis şirket adına 2010/1 ila 12 dönemlerine ilişkin katma değer vergisi beyannameleri, 2010 yılı kurumlar vergisi beyannamesi ve 2010/1-3, 4-6, 7-9 ve 10-12 dönemlerine ilişkin geçici vergi beyannameleri ile 2010/1 ila 12 dönemlerine ilişkin Ba-Bs bildirim formunun süresi içerisinde elektronik ortamda verilmediğinden bahisle 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 355/1 maddesi uyarınca şirket adına kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; yargı kararıyla iflasına karar verilmiş şirketin sadece iflas işlemlerinin yürütülmesi amacıyla Türk Ticaret Kanunu kapsamında kanuni temsilci olmayan iflas idaresi tarafından sınırlı bir biçimde faaliyette bulunulması söz konusu olup, defter ve belgeler elinde bulunmayan şirket kanuni temsilcilerinin fiilen vergi yükümlülüklerini yerine getirme imkanı olmaması ve işlemleri icra dairesi tarafından yürütülen müfliş şirketin vergi yükümlülüklerinin kim tarafından yerine getirileceğine ilişkin açık kanun hükmü bulunmaması hususu da dikkate alınarak,

müflis şirket adına kesilen dava konusu özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından kesilen özel usulsüzlük cezalarının hukuka uygun olduğu ve kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinde; dava dilekçelerinin ehliyet yönünden inceleneceği, 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; 14. maddenin 3/c bendinde yazılı hallerde davanın reddine karar verileceği, 31. maddesinin 1. fıkrasında ise, bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

2577 sayılı Kanun'un 31. maddesinin, ehliyet ve vekalet konusunda yollamada bulunduğu 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, 04/02/2011 tarih ve 27836 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 450. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış; anılan Kanunun 447. maddesinin 2. fıkrasında ise, mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/06/1927 tarih ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'na yapılan yollamaların, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılacağı kuralına yer verilmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 50. maddesinde; medenî haklardan yararlanma ehliyetine sahip olanların davada taraf ehliyetine de sahip olduğu, 51. maddesinde de, dava ehliyetinin medenî hakları kullanma ehliyetine göre belirleneceği belirtilmiştir.

Bu şekilde atıf yapılan 6100 sayılı Kanunun ehliyete ilişkin düzenlemelerine göre; yargılama işlemlerinde bulunabilmek için, öncelikle hak ehliyetine sahip olmak gereklidir.

Dosyanın incelenmesinden, davacı şirket hakkında ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ve E:... sayılı kararı ile iflas kararı verildiği, şirket hakkında iflas işlemlerinin yapılarak yine aynı Mahkemenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile iflasın kapatıldığı ve bu kararın 29/06/2015 tarih ve 8851 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiği, davalı idarece anılan şirket adına, dava konusu dönemlere ilişkin ihbarnamelerinin 18/06/2015 tarihinde ....İcra ve İflas Müdürlüğüne tebliği üzerine 01/07/2015 tarihi itibariyle mahkeme kayıtlarına giren dava dilekçesiyle davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, .... Asliye Ticaret Mahkemesince 17/06/2015 tarihinde iflasın kapanmasına karar verildiği ve iflasın kapanması sebebiyle bu dava için medeni haklardan yararlanma ve bu hakları kullanma ehliyeti son bulan iflas müdürlüğünün dava açma yetkisinin bulunmadığı gibi yargı mercilerinde taraf olma ehliyeti de bulunmamaktadır.

Bu nedenle, iflasın kapanmasıyla yargılamada taraf ehliyeti olmayan iflas müdürlüğü tarafından açılan davaının esasının incelenme olanağı bulunmadığından, davanın ehliyet yönünden reddi gerekirken, davayı kabul eden mahkeme kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 09/09/2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY

Davacı müflis şirket adına 2010/1 ila 12 dönemlerine ilişkin katma değer vergisi beyannameleri, 2010 yılı kurumlar vergisi beyannamesi ve 2010/1-3, 4-6, 7-9 ve 10-12 dönemlerine ilişkin kurum geçici vergisi beyannameleri ile 2010/1 ila 12 dönemlerine ilişkin Ba-Bs bildirim formunun süresi içerisinde elektronik ortamda verilmediğinden bahisle 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 355/1 maddesi uyarınca şirket adına kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemiyle açılan davayı kabul eden mahkeme kararına karşı yapılan başvurunun Danıştay tarafından incelenmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge İdare Mahkemesince Danıştay'a gönderilmek üzere dosyanın Mahkemesine gönderildiği anlaşılmaktadır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir..." düzenlemesine.

6545 sayılı Kanunun 27. maddesi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununa eklenen ve 6637 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik geçici 8/1. maddesinde de, "İvedi yargılama usulü hariç olmak üzere bu Kanunla idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümler, 2576 sayılı Kanunun, bu Kanunla değişik 3. maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanır.

Bu tarihten önce verilmiş kararlar hakkında, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümler uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.

07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan "Bölge Adliye Mahkemeleri ve Bölge İdare Mahkemelerinin Tüm Yurtta Göreve Başlayacakları Tarihe İlişkin Karar" ile de, Bölge İdare Mahkemelerinin 20/07/2016 tarihinde tüm yurtta görevlerine başlayacakları ilan edilmiştir.

Aktarılan düzenlemelere göre, 20/07/2016 tarihinden sonra verilen kararlara karşı kural olarak istinaf kanun yoluna başvurulabileceği, ancak 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde tahdidî olarak sayılan uyuşmazlıklarla ilgili kararlara karşı istinaf kanun yolundan sonra temyiz kanun yoluna da başvurulabileceği; 20/07/2016 tarihinden önce verilen (ivedi yargılama usulüne tâbi olan uyuşmazlıklarla ilgili bulunanlar hariç olmak üzere) kararlar için ise kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yoluna ilişkin hükümlerin uygulanmaya devam edeceği anlaşılmaktadır. Bu bağlamda 20/07/2016 tarihinden önce idare ve vergi mahkemelerince tek hâkimle verilen nihaî kararlara karşı mahkemelerin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemelerine itiraz başvurusunda bulunulabileceği kuşkusuzdur.

6545 sayılı Kanunun 27. maddesi ile İdari Yargılama Usulü Kanununa eklenen geçici 8. maddesinin 1. fıkrası uyarınca istinaf mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacağı tarihe kadar kanun yollarına dair uygulanacak hükümler kapsamında bulunan 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanunun 8. maddesinin (a) bendinde de.

Bölge İdare Mahkemelerinin, yargı çevresindeki idare ve vergi mahkemelerinde tek hakim tarafından 7. madde hükümleri uyarınca verilen kararları itiraz üzerine inceleyeceği ve kesin olarak hükme bağlayacağı öngörülmüş. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinde ise, tek hakimle verilen nihai kararlara, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemelerin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine itiraz edilebileceği kurala bağlanmıştır.

Olayda, davacı müflis şirket adına 2010/1 ila 12 dönemlerine ilişkin katma değer vergisi beyannameleri, 2010 yılı kurumlar vergisi beyannamesi ve 2010/1-3, 4-6, 7-9 ve 10-12 dönemlerine ilişkin kurum geçici vergisi beyannameleri ile 2010/1 ila 12 dönemlerine ilişkin Ba-Bs bildirim formunun süresi içerisinde elektronik ortamda verilmediğinden bahisle 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 355/1 maddesi uyarınca şirket adına kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemiyle açılan davada ....

Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı ilk karar tek hakim tarafından verilmiş bir karar olduğundan. Bölge İdare Mahkemesi Başkanlığı nezdinde kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yolu olan "itiraz" kanun yoluna tabi tutulmuş ve itiraz başvurusu.

Bölge İdare Mahkemesi Dördüncü Kurul tarafından kabul edilerek ilk derece Mahkemesi kararının, … gün ve E:…, K:… sayılı karar ile bozularak dosyanın yeniden karar verilmek üzere Mahkemesine gönderilmesine hükmedilmiş, bu karar üzerine de, dava dosyası, Mahkeme heyetince incelemeye tabi tutularak davalı idarenin istinaf başvurusuna konu ettiği ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın verildiği görülmektedir.

2576 Kanun ile 2577 sayılı Kanunun (mülga) düzenlemeleri ile, Mahkeme kararının itiraz ve temyiz yolu ile denetiminde, uyuşmazlık konusu miktara ve uyuşmazlığın tek hakim tarafından mı Mahkeme heyetince mi çözümlenmesi gerektiği hususlarına bakılmaksızın, kararın tek hakim tarafından mı Mahkeme heyeti tarafından mı verildiğine göre ayrım yapıldığından, … tarih ve E:…, K:… sayılı karar da, tek hakim tarafından verilmiş ve bu kararın verildiği tarihteki tek hakim kararlarına karşı kanun yolu olarak itiraz kanun yolu öngörülmüş ve kararın denetiminde Danıştay değil Bölge İdare Mahkemesi görevli kılınmıştır.

Öte yandan, Mahkeme kararına karşı istinaf kanun yoluna mı yoksa temyiz kanun yoluna mı başvurulabileceğinin belirlenmesi için öncelikle dava konusu uyuşmazlığın hangi tarihte çözümlendiğinin tespiti gerekmekte; dava konusu uyuşmazlık da, görevsiz hakimin vermiş olduğu … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ile değil ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ile çözümlenmiş bulunmaktadır. Bu sebeple, ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın denetiminin, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yolu olan istinaf incelemesine tabi olduğu dolayısıyla davalı idarenin (istinaf) başvurusunun çözümünde Dairemiz görevli olmadığından temyiz başvurusunun incelenmeksizin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz çoğunluk kararına katılmıyorum.

Danıştay 4. Daire, E. 2018/195, K. 2020/2819, 9 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Tetkik Hâkimi : …
  6. Düşüncesi
  7. Türk Milleti Adına
  8. İnceleme Ve Gerekçe
  9. (X) Karşı Oy
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2018/195
Karar No
2020/2819
Tarih
9 Eylül 2020

İlgili Kararlar

  • Danıştay 7. Daire E.2018/331 K.2020/3475
  • Danıştay 12. Daire E.2018/409 K.2020/3100
  • Danıştay 12. Daire E.2018/496 K.2020/2933
  • Danıştay 6. Daire E.2018/619 K.2020/7179
  • Danıştay 10. Daire E.2018/831 K.2020/3064
  • Danıştay 12. Daire E.2018/952 K.2020/3088

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.