KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2018/3690 E., 2022/1373 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 8 Mart 2022
- Esas No
- 2018/3690
- Karar No
- 2022/1373
- Temyiz eden taraflar
- 1- … Grup Matbaa Promosyon Kutu Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
632 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Dava konusu istem : Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle 2011/1 ila 7,9 dönemleri için tek kat, 2011/10,11,12 dönemleri için tekerrür uygulamalı vergi ziyaı cezalı olarak re'sen tarh edilen 2011/1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 9, 10, 11, 12 dönemleri katma değer vergileri ve kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ….. Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının fatura aldığı Beyoğlu Vergi Dairesi mükellefi. Tem. Gıda Kırteks İnş. Nak. ve Danış Ltd. Şti, Davutpaşa Vergi Dairesi mükellefi …., Beylikdüzü Vergi Dairesi mükellefi …, Zincirlikuyu Vergi Dairesi mükellefi …, Avcılar Vergi Dairesi mükellefi …, Kozyatağı Vergi Dairesi mükellefi ... Reklam Matbaacılık Tas. ve Tan. Hiz. San. Tic.
Ltd, Beylikdüzü Vergi Dairesi mükellefi … adlı mükellefler hakkında düzenlenen vergi tekniği raporlarındaki tespitlerden, davacının bu mükelleflerden aldığı faturaların herhangi bir mal/hizmet alışverişine dayanmayan sahte faturalar ve mükelleflerin vergi ve kimlik bilgileri kullanılarak düzenlenen taklit faturalar olduğu anlaşıldığından vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarında hukuka aykırılık bulunmadığı, olayda, cezayı gerektiren fiilin yasal unsurlarının bir arada gerçekleştiğine dair somut tespit bulunmadığından Vergi Usul Kanunu'nun 353/1. maddesi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk görülmediği,
davacı adına kesilen 2011/10, 11, 12 dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan kısmı yönünden ise dayanak gösterilen vergi ziyaı cezası 2011 yılında kesinleştiğinden ve kesinleşen bu vergiye dayanılarak ancak 2012 yılı ve sonrasında kesilecek vergi ziyaı cezaları için tekerrür uygulanabileceğinden kesilen vergi ziyaı cezasının 213 sayılı Kanun'un 339. maddesi nedeniyle artırılan kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
Davacı tarafından, eksik inceleme ve yetersiz tespitlerle yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin aleyhe olan karar kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
Davalı idare tarafından, düzenlenen vergi inceleme raporlarında yer verilen somut tespitlere dayanılarak yapılan cezalı tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı, vergi ziyaı cezalarına tekerrür uygulamasının kanuna uygun olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin aleyhe olan karar kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2018/3690, K. 2022/1373, 8 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama