KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2018/4403 E., 2022/1700 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 21 Mart 2022
- Esas No
- 2018/4403
- Karar No
- 2022/1700
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Makina Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
568 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket adına tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle vergi ziyaı cezalı olarak re'sen tarh edilen 2013 yılına ilişkin kurumlar vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
Vergi Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin 2013 yılında sattığı gayrimenkulden elde ettiği satış kârının, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 5/1-e maddesi kapsamında kurumlar vergisinden istisna edilen % 75'lik kısmının, 1 Seri Nolu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği'nde belirtildiği şekilde, dönem sonunda ticari bilanço kârına ve mali kârına dahil edilmesi gerekirken, aynı yıl içerisinde Özel Fon Hesabına alındığı ve bilahare sermayeye ilave edildiği,
bu şekilde tebliğde istisna uygulaması için öngörülen emredici şartlar ihlal edildiğinden bahisle istisna uygulamasından yararlanılamayacağı sonucuna varıldığı ve bu durumun 2013 hesap dönemi kurumlar vergisi matrahının eksik beyanı olarak kabulü ile vergi inceleme raporuna istinaden 213 sayılı Kanun'un 30. maddesinin 4. ve 6. bentleri gereğince tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle re'sen kurumlar vergisi tarh ediliği, taşınmaz satış kazancı istisnasına ilişkin işlemlerin, 5520 sayılı Kanun'a uygun olarak yapıldığı,
1 Seri Nolu Tebliğ’in fon hesabına alınma işleminin, satışın yapıldığı yılı izleyen hesap döneminin başından itibaren kazancın beyan edildiği döneme ait kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği tarihe kadar yapılmasına dair zaman şartı dışında tüm kanuni şartların yerine getirildiği, taşınmaz satış istisnasından yararlanmak için gerekli olduğu iddia edilen zaman şartının, 1 Seri No'lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği ile getirildiği ancak, bu tebliğin dayanağı ve taşınmaz satış kazancı istisnasının düzenlendiği 5520 sayılı Kanun'un 5/1-e maddesinde söz konusu istisnadan yararlanmak için bu şartın aranmadığı,
bu şekilde yasal düzenlemenin kapsamının tebliğ hükmü ile daraltıldığı, kanun hükmünün düzenleme kapsamının genel tebliğ ile daraltılmasının kanunilik ilkesi ve normlar hiyerarşisine aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, gayrimenkul satışından elde edilen kârın %75'lik kısmının istisna olarak kabul edilerek davacı tarafından beyan edilmediği, ancak kârın özel fon hesabına satışın yapıldığı yıl aktarılarak vergi mevzuatına aykırı hareket edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2018/4403, K. 2022/1700, 21 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama