KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/1314 E., 2023/386 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2023
- Esas No
- 2019/1314
- Karar No
- 2023/386
- Temyiz eden taraflar
- 1- … Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
- Vekili
- Av…
Karar Metni
700 kelime·4 dk okuma·10 bölüm
2- … Vergi Dairesi Başkanlığı VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU
… Bölge İdare Mahkemesi .. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı şirketin, bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bırakması, hatalı amortisman uygulaması ve şüpheli alacak karşılığı ayırması, ilişkili olduğu kişilere kurum kaynaklarını karşılıksız kullandırmak suretiyle transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında bulunmasına rağmen karşılıksız kullandırılan kaynaklar karşılığında faiz geliri tahakkuk ettirmemesi ve ayrıca götürü gider uygulamasından haksız olarak yararlanması hususlarının tespit edilmesi üzerine adına düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden re'sen tarh edilen 2012/10-12 dönemi vergi ziyaı cezalı kurum geçici vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bırakması, hatalı amortisman uygulaması ve şüpheli alacak karşılığı ayırması, ilişkili olduğu kişilere kurum kaynaklarını karşılıksız kullandırmak suretiyle transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında bulunmasına rağmen karşılıksız kullandırılan kaynaklar karşılığında faiz geliri tahakkuk ettirmemesine ilişkin kısımlar yönünden bulunan matrah farkında hukuka aykırılık bulunmadığı,
diğer taraftan davacı tarafından 05/08/2013 tarihinde 11.500.000,00 TL, 29/08/2013 tarihinde 2.100.000,00 TL ve 23/08/2013 tarihinde 1.500.000,00 TL olmak üzere yurt dışından getirilen tutarlar hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı ve yurt dışından getirilen bu tutarların kurum aktifine kaydedildiği, Vergi Denetim Kurulu İstanbul Büyük Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı'nın bilgi isteme konulu yazısı ile.
Bank AŞ'den söz konusu para hareketlerinin ve gönderici bilgilerinin sorulduğu, cevabi yazıda, yapılan incelemeler neticesinde müşterinin.
Londra ve yurt dışındaki başka bir bankadaki mevduat ve mevduat faizlerinden oluşan varlıklarının Türkiye'ye getirildiği kanaatine varıldığı, müşterinin bankaya bu yönde talimat verdiği, müşterinin yurtdışı bankadaki hesabına ilişkin bilgilerinin ilgili ülkenin yerel düzenlemeleri gereğince müşteri sırrı niteliğinde olduğu, dolayısıyla bu bilgilerin resmi makamlarca o ülkenin yetkili resmi makamlarından talep edilebileceğinin belirtilmesine rağmen vergi inceleme raporunun tanzimi sırasında Londra'daki banka şubesi nezdinde bir araştırma yapılmayarak eksik inceleme yapıldığı,
yurt dışından getirilen paranın usulüne uygun bir şekilde beyan edilerek vergisinin ödendiği ve 193 sayılı Kanun'un geçici 85. maddesinde yer alan şartlar sağlanmış olduğundan, dava konusu cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
Davacı tarafından, kayıt dışı satış yapılmadığı, bazı iktisadi kıymetler için yanlış amortisman uygulaması yapılmadığı, şüpheli alacak karşılığı ayrılmasında aykırı bir durum olmadığı, ilişkili olduğu kişilere kurum kaynaklarının karşılıksız kullandırılması suretiyle transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında bulunulmadığından, karşılıksız kullandırılan kaynaklar karşılığında faiz geliri tahakkuk ettirilmemesinin söz konusu olmadığı, bu nedenle, vergi ziyaı cezalı kurum geçici vergisinin hesaplanmasını gerektirecek matrah farkı bulunmadığı gerekçesi ile dava konusu tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığından kararın bu gerekçe ile bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
Yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DAVALININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2019/1314, K. 2023/386, 31 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama