KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/2586 E., 2022/1773 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 22 Mart 2022
- Esas No
- 2019/2586
- Karar No
- 2022/1773
- Temyiz eden (davalı)
- ... Başkanlığı
- Vekili
- Av. ....
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin .... tarih ve E:...., K:.... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
566 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, ... Eğitim İşletmeleri Ticaret Anonim Şirketi'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda.
Mahkemelerinin ... ve .... tarihli ara kararlarıyla, 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 5. maddesi uyarınca, dava konusu borçların asıl borçlu şirkete ait olup, Hazine'ye devredilen malvarlığından tahsili için işlem yapılıp yapılmadığı, yapıldı ise sonucunun ne olduğu, mevcut vergi borçlarının alacak kaydı yapılmasına istinaden İstanbul Defterdarlığı'nca tesis edilmiş bir işlem olup olmadığı hususları bildirilerek yapılan işlemlere ilişkin işlem dosyasının bir örneğinin istenildiği,
ara kararlarına binaen gönderilen cevabi yazı ve eklerine göre, asıl borçlu şirketin vadesi geçmiş borçlarının ilgili yazılarla İstanbul Defterdarlığı Milli Emlak Müdürlüğü'ne bildirildiği, 670 sayılı KHK kapsamında ticaret sicilindeki kaydı re'sen silinerek malvarlığı hazineye devredilen asıl borçlu şirket hakkında inceleme ve değerlendirme komisyonu tarafından düzenlenen raporda vergi dairesine ait alacakların da sıraya konularak değerlendirmeye alınacağı, raporun değerlendirme aşamasında olması nedeni ile kesinleşmiş herhangi bir hususun bulunmadığı,
01/03/2018 havale tarihli dilekçe ekinde yer alan ... tarih ve ... sayılı Görüş ve Öneri Raporu'nda ise asıl borçlu şirketin toplam varlığının 16.696.054,81 TL, vergi borçları da dahil toplam borç ve yükümlülük tutarının ise 1.830,672,09 TL olduğunun belirtildiği, buna göre, asıl borçlu şirketin vergi borçları için İstanbul Defterdarlığı'ndan alacak kaydı yapılmasının istenildiği ve İstanbul Defterdarlığı KHK İşlemleri İl Bürosu tarafından verilen ... tarih ve ... sayılı cevabi yazıda da alacak kaydının yapıldığı,
ancak incelemenin henüz tamamlanmadığının bildirildiği anlaşılmakla, 670 sayılı KHK kapsamında ticaret sicilindeki kaydı re'sen silinerek malvarlığı hazineye devredilen asıl borçlu şirketin vergi borçlarının öncelikle hazineye devredilen malvarlığından tahsili cihetine gidilmesi gerektiğinden, bu yol izlenmeden davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
OHAL kapsamında kapatılarak malvarlığı devredilen asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyen amme alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci olan davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2019/2586, K. 2022/1773, 22 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama