KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/4388 E., 2022/6452 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 10 Kasım 2022
- Esas No
- 2019/4388
- Karar No
- 2022/6452
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Yapı Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
789 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, 2008 yılına ilişkin defter ve belgelerinin incelemeye ibraz edilmediğinden bahisle re'sen tarh edilen 2008/8, 9 dönemleri ve 2008/12 döneminden sonraki döneme devreden katma değer vergisi nedeniyle 2009/5 dönemi vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda. Mahkemelerinin 29/05/2015 tarihli ara kararı ile istenilen vergi ceza ihbarnamelerinin tebliğ alındıları dosyaya sunulmadığından davacı adına 2008 dönemine ilişkin olarak re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin en geç 31/12/2013 tarihine kadar usulüne uygun tebliğ edildiği hususu idarece ortaya konulamadığı,
dava konusu tarhiyatın önceki yıldan devreden indirilebilecek katma değer vergisinden kaynaklanan kısmında da zamanaşımı süresinin 2008 yılından itibaren başlatılması gerektiğinden vergi ve cezalara ilişkin ihbarnamenin 12/02/2014 tarihinde tebliğ edildiği dikkate alındığında dava konusu tarhiyatın zamanaşımına uğradığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Dava konusu vergi ceza ihbarnameler tebliğ edildiği halde dava açma süresi içinde dava açılmadığı, ibrazı istenilen defter ve belgelerini ibraz etmediği ve bir kısım alımların sahte faturalarla belgelendirdiği hususu somut olarak tespit edilen davacı hakkında yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
Davacı adına, 2008 yılına ilişkin defter ve belgelerinin incelemeye ibraz edilmediğinden bahisle re'sen tarh edilen 2008/8, 9 dönemleri ve 2008/12 döneminden sonraki döneme devreden katma değer vergisi nedeniyle 2009/5 dönemi vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemiyle açılan davanın kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararı davalı idarece temyiz edilmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 113. maddesinde "zamanaşımı, süre geçmesi suretiyle vergi alacağının kalkmasıdır." şeklinde tanımlandıktan sonra aynı Kanun'un 114. maddesinde, vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlıyarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergilerin zamanaşımına uğrayacağı belirtilmiştir. Bu hüküm gereği vergi alacağının doğduğu dönem, verginin ödenmesi gerektiği dönemdir.
Öte yandan Vergi Usul Kanunu'nun 19. maddesinde, vergi alacağının mükellef bakımından vergi borcunu teşkil edeceği, 126. maddesinde ise 114. madde de yazılı zamanaşımı süresine değinildikten sonra bu süre zarfında meydana çıkan vergi hatalarının düzeltileceği kurala bağlanmıştır.
Mezkur düzenlemelerden de görülüceği üzere, tarh ve düzeltme zamanaşımı vergi alacağının doğduğu yılı takip eden yılın başından başlayarak beş (5) yıldır. Ancak, vergi alacağının doğduğu yılda yer alan tüm unsurlarla birlikte, alacağın doğduğu yılın beyannamesinde yer alan ve vergi alacağının miktarını doğrudan etkileyen bir unsur olan "geçmiş yılda kayıtlara alınan sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı olduğu tespitli belge" üzerinden hesaplanarak, indirildikten sonra ilgili (ihtilaflı) yıla devreden verginin de, devredildiği yılın zamanaşımı süresine tabi olması gerekmektedir.
İncelenen dosyada davacının, 2008 yılına ait katma değer vergisini, aynı yılda indirdikten sonra ihtilaflı 2009 yılına devreden katma değer vergisi tutarı, ihtilaflı 2009 yılının ödenecek-indirilecek katma değer vergisini doğrudan etkilediği için, bu yıla (2009) ilişkin zamanaşımı süresinin de, aynı yılı takip eden yılbaşından itibaren hesaplanması ve bu tutar ile ilgili olarak lehe ve aleyhe her türlü düzeltmenin de anılan sürede yapılabilmesi hukuka uygun olacaktır.
Bu durumda, ihtilaflı 2009 vergilendirme dönemi için davacı adına yapılan tarhiyatın zamanaşımı süresinin 31/12/2014 tarihinde dolduğu, dava konusu ihbarnamelerin ise 12/02/2014 tarihinde tebliğ edildiği göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu cezalı tarhiyatların önceki yıldan devreden katma değer vergisi tutarının azalmasından kaynaklanan kısmınının zamanaşımına uğramadığı anlaşıldığından, temyize konu kararın buna ilişkin kısmında hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulü ile dava konusu cezalı tarhiyatların önceki yıldan devreden katma değer vergisi tutarının azalmasından kaynaklanan kısmına dair hüküm fıkrasının bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına bu kısım yönünden katılmıyorum.
Danıştay 4. Daire, E. 2019/4388, K. 2022/6452, 10 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama