KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/4477 E., 2023/1128 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 2 Mart 2023
- Esas No
- 2019/4477
- Karar No
- 2023/1128
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
549 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, … Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … ila … sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda.
10/03/2011 tarihinde asıl borçlu şirketin tüm borçlarını 6111 sayılı Kanun'a göre yapılandırdığı, 10/10/2013 tarihli dilekçeyle 6183 sayılı Kanun'un 48. maddesine istinaden vadesi geçmiş borçların taksitlendirildiği, 20/10/2016 tarihinde verilen dilekçeyle tüm borçların 6736 sayılı Kanun'a göre yapılandırıldığı, ancak yapılandırmaların tamamının ihlal nedeni ile iptal edildiği, ayrıca asıl borçlu şirket adına kayıtlı … plakalı aracın davalı idarece cebri icra suretiyle satıldığı,
bunun yanı sıra asıl amme borçlusu şirket adına kayıtlı diğer tüm araçlar üzerinde davalı idarenin bu amme borcu nedeniyle uyguladığı hacizlerin devam ettiği, ancak dava dosyasından görüldüğü üzere haczedilen diğer araçların halen satış işlemlerinin gerçekleştirilmediği, bu durumda, asıl borçlu şirkete ait vergi borçlarının ve cezaların şirket ortağından takibi için gerekli olan amme alacağının kısmen veya tamamen şirket mal varlığından tahsil edilememe koşulu dava konusu olayda gerçekleşmediğinden, davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, amme borçlusu asıl şirketin, vadesi geçmiş güncel borcunun 1.583.981,77 TL olduğu, amme borçlusu şirket üzerindeki araçların satılması halinde bu borçların, çok az bir kısmının kapatılması mümkün olduğundan ve şirket ortaklarının mal kaçırma olasılığından ve amme alacağının tahsilatının zora gireceğinden dolayı kanuni temsilci adına ödeme emri düzenlendiği, yasal mevzuat gereği yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, 08/05/2014 tarihinde şirkete ortak olunduğu, ancak ödeme emri içeriği amme alacaklarının 2009 ila 2017 yıllarına ilişkin olduğu, ortak olunan dönemden önceki borçlardan herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, amme alacaklarının asıl borçlu şirketten tahsil edilemediğinin davalı idarece somut olarak ortaya konulamadığı, vergi borçlarının zaman aşımına uğradığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2019/4477, K. 2023/1128, 2 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama