KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/463 E., 2022/2079 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 31 Mart 2022
- Esas No
- 2019/463
- Karar No
- 2022/2079
- Temyiz eden taraflar
- 1- ... Vergi Dairesi Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
535 kelime·3 dk okuma·9 bölüm
2- ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı adına, komisyon karşılığı sahte fatura ticareti yaptığından bahisle takdir komisyonu kararına istinaden tarh edilen 2014 yılı gelir vergisine bağlı olarak kesilen vergi ziyaı cezası ile 2014/1-3, 4-6 dönemleri geçici vergilere bağlı olarak kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı hakkında tüm tespit ve değerlendirmelerin yer aldığı vergi tekniği raporunun dava konusu vergi/ceza ihbarnameleri ile birlikte davacıya tebliğ edilmemiş olmasının davacı adına tesis edilen dava konusu tarhiyat işlemlerini hükümsüz kılacak nitelikte esasa etkili bir şekil hatası olduğu, dolayısıyla dava konusu vergi ziyaı cezalarında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitlerden, düzenlenen tüm faturaların gerçek bir emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının anlaşıldığı, hesaplanan komisyon geliri üzerinden tarh edilen gelir vergisi ve geçici vergiler üzerinden ceza kesilmesinde ve vergi kaybına 213 sayılı Kanun'un 359.maddesinde yazılı fiille yol açılması nedeniyle vergi ziyaı cezasının üç kat uygulanması gerektiği, daha önce sehven bir kat kesildiğinden bahisle cezanın iki kat olarak uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı,
vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle artırılan kısımlarında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen nedenlerle, kararın vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uygulanarak artırılan kısmının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusunun belirtilen gerekçeyle reddine, kararın vergi ziyaı cezasının vergi tutarının iki katına isabet eden kısmının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
Davacı tarafından, her bir ihbarname bakımından ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
Davalı idare tarafından, kararın aleyhe olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2019/463, K. 2022/2079, 31 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama