KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/5094 E., 2022/9321 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2022
- Esas No
- 2019/5094
- Karar No
- 2022/9321
- Temyiz eden (davacı)
- ... Elektrik İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
- Karşı taraf (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
626 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından sahte fatura kullandığından bahisle 2016/6,7,10 dönemlerine ilişkin resen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve E:... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava açma süresi geçirildikten sonra vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 116 ila 126. maddeleri çerçevesinde vergi hataları kapsamında ...
Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne yapılan düzeltme başvurusunun ... tarih ve E:... sayılı işlemle reddi üzerine yukarıda anılan kanun hükmü gereğince şikâyet yoluyla Gelir İdaresi Başkanlığı'na başvurulması gerekirken doğrudan bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmakla, olayda idari mercii tecavüzü söz konusu olduğundan, dava dilekçesi ve eklerinin şikayet mercii olarak Gelir İdaresi Başkanlığı’na tevdii gerektiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava dilekçesi ve eklerinin 2577 sayılı Kanun’un 15/1-e maddesi uyarınca Gelir İdaresi Başkanlığı'na tevdiine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, merciine tevdii gereken bir durum olmadığı, davanın esasa girilmek suretiyle incelenmesi gerektiği, hukuka aykırı olarak verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 126. maddesinde öngörülen düzeltme zaman aşımı süresi içinde olmak koşuluyla, aynı Yasa'nın “Düzeltme Talebi” başlıklı 122. maddesinde; ''mükelleflerin, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilecekleri'', aynı Kanun’un 124. maddesinde de, ''vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme başvurusu reddolunanların şikayet yolu ile Maliye Bakanlığı’na müracaat edebilecekleri'' hükmüne yer verilmiştir.
Görüldüğü üzere, bu maddenin uygulanabilmesi için ilgili hakkında daha önce tesis edilmiş bir işlemin bulunması işlemde hukuki yorum gerektirmeyecek nitelikte açık ''vergi hatası''nın bulunması ve vergi mahkemelerinde dava açma süresi geçtikten sonra düzeltilmesi talebinin mükellefin bağlı olduğu vergi dairesince olumsuz cevaplanması veya Yasa'da öngörülen sürede yanıtlanmaması yeterli olup Maliye Bakanlığına şikayet yolu ile müracatın ihtiyari bir yol olarak öngörüldüğü anlaşılmaktadır.
Davacının davalı idarenin ret işlemine ilişkin yazının tebliğinden itibaren 30 gün içinde doğrudan dava açması mümkün bulunduğu ve Maliye Bakanlığına şikayet yoluyla müracaat etmesine gerek olmadığından temyize konu vergi mahkemesinin merciine tevdi kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, kararın bozulması ve Vergi Dava Dairesince davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.
Danıştay 4. Daire, E. 2019/5094, K. 2022/9321, 27 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama