KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/5160 E., 2022/4810 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2022
- Esas No
- 2019/5160
- Karar No
- 2022/4810
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
454 kelime·2 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, … Gıda Temizlik Ürünleri Kozmetik Kimya Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve …, ..., … ve … sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu … sayılı ödeme emrinin dayanağı asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... sayılı ödeme emrinin tebliğ alındısında muhatabın adresinde bulunmadığı hususunun Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesinde belirtilen kişilerin imzası alınmak suretiyle tutanak haline getirilmediği ve …. sayılı ödeme emrinin ise adreste başkasının bulunması suretiyle tebliğ edilemediği halde ilanen tebliğ ile kesinleştirilen kısımlarında hukuka uyarlık bulunmadığı,
dava konusu …, … ve … sayılı ödeme emirlerinin dayanağı olan asıl amme borçlusu adına düzenlenen …, … ve … sayılı ödeme emirlerinin de ilanen tebliğ edildiği, ilanen tebliğ öncesinde üç ödeme emrinin de aynı tarihte posta yoluyla tebliğ edilmeye çalışıldığı, muhatabın adreste tanınmadığı keyfiyetinin tebliğ alındısına yazılarak iade edildiğinden yapılan usulsüz tebliğ nedeniyle kamu alacağının kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan tahsili yoluna gidilmesinde hukuka uygunluk görülmediği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, ödeme emri içeriği borcun süresinde ödenmeyerek kesinleştiği, davacı adına düzenlenen ödeme emrinin iptalinin istenildiği davada ihbarnamelere karşı dava açılmadığından artık ödeme emrinin hukuka uygunluk denetiminin yapılamayacağından kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2019/5160, K. 2022/4810, 19 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama