KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/7383 E., 2020/6670 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 29 Aralık 2020
- Esas No
- 2019/7383
- Karar No
- 2020/6670
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (…Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
555 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 06/05/2016 tarihinde 2011/1 ila 7 dönemleri için ihtirazi kayıtla verilen düzeltme beyannamelerine istinaden tahakkuk ettirilen katma değer vergileri, damga vergileri ve hesaplanan gecikme faizleri kaldırılması istenilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Bölge İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; yükümlülerin ancak süresi içinde verdikleri beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilere karşı ihtirazi kayıt koymak suretiyle dava açabilecekleri, süresinden sonra iradi olarak verilen düzeltme beyannameleri üzerine tahakkuk eden vergilere karşı dava açamayacakları, kesilen vergi ziyaı cezası yönünden ise;
katma değer vergisi beyannamelerinin yasal süresinden sonra verildiğinin tartışmasız olduğu olayda, verginin süresinde tahakkuk ettirilmemesi nedeniyle vergi ziyaı cezası kesilmesi 213 sayılı Kanun'un 341. maddesinin gereği olduğundan davanın bu kısmının da reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idarenin baskısından kurtulmak amacıyla düzeltme beyannamesi verildiği, firmaları hakkında inceleme yapılmadan alt firmalar hakkındaki olumsuz tespitlerden yola çıkılarak işlem tesis edildiği, ödemelerin finans kurumları aracılığıyla yapıldığı, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
Uyuşmazlık konusu olayda, davacı tarafından davalı idarenin sözlü uyarısı üzerine ihtirazi kayıtla düzeltme beyannameleri verildiği iddia edilmektedir. Davalı idare tarafından mahkemeye sunulan dilekçede ise davacının düzeltme beyannamesi vermesi gerektiği yönünde kendisine tebliğ edilmiş bir yazının mevcudiyetinden bahsedilmemiştir.
Bir vergilendirme dönemine ait katma değer vergisi beyannamesini verdikten sonra mükelleflerin ödenecek vergi tutarını artıracak ya da devreden vergiyi azaltacak şekilde düzeltme beyannamesi vermelerinin olağan bir durum olduğu söylenemez.
Her ne kadar davacıya müeyyideli bir yazı tebliğ edilmemiş ise de davacının iddiası ve davalı idarenin savunması karşısında davacı tarafından yönlendirme sonucu verilen düzeltme beyannamelerine konulan ihtirazi kaydın dava açma hakkı vereceğine yönelik Mahkemece yapılan değerlendirme, Anayasa Mahkemesinin 27/02/2019 tarih ve B.No:2015/15100 sayılı kararında ortaya konulan vergisel müdahalelerde mülkiyet hakkının korunmasına ilişkin usuli güvencelere uygundur.
Bu durumda, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca, davacıya ihtilaflı faturaları düzenleyenler hakkında tanzimli vergi tekniği raporları getirtilerek ve davacıdan da iddialarını ispat edici bilgi belgeler temin edilerek uyuşmazlığın esası hakkında yeniden karar verilmesi gerektiğinden, temyize konu kararın bu gerekçeyle bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.
Danıştay 4. Daire, E. 2019/7383, K. 2020/6670, 29 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama