KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/9559 E., 2023/551 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2023
- Esas No
- 2019/9559
- Karar No
- 2023/551
- Temyiz eden taraflar
- 1- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av…
Karar Metni
610 kelime·3 dk okuma·10 bölüm
2…
İSTEMİN KONUSU
… Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı adına, adi ortaklık bünyesinde sahte fatura düzenlediğinden bahisle takdir komisyonu kararına istinaden 2011 yılı için tarh edilen vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda;. Vergi Dairesi mükellefi.
Metal Plasik Kimya İnşaat ve Yapı Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen rapor incelendiğinde, anılan şirketin gerçek bir faaliyetinin olmadığı, davacının da aralarında bulunduğu şahısların organizasyon dahilinde sahte fatura ticareti ile uğraştığı kanaatine ulaşıldığından, mükellefiyet tesis edilmesi üzerine davacı adına cezalı tarhiyat yapılmasında hukuka aykırılık görülmediği; ancak, raporda …, … ve … için 10/08/2011 tarihi itibariyle adi ortaklık şeklinde mükellefiyet tesis edilmesinin önerildiği, takdir komisyonunca 2011 yılı satışları için dikkate alınması gereken tutarın 12.899.727,14 TL olarak belirtildiği,
takdir komisyonunca bu tutarın esas alındığı ve davacı adına takdir edilen gelir vergisi matrahının (12.899.727,14 TL : 2) x %2 = 128.997,27 TL olarak takdir edildiği, bu tutar üzerinden üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi tarh edildiği,
oysa adi ortaklık mükellefiyeti üç kişi üzerine tesis edildiğinden (12.899.727,14 TL : 3) x %2 = 85.998,18 TL gelir vergisi matrahının takdir edilerek bu tutar üzerinden üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi tarh edilmesi gerektiği, 128.997,27 TL - 85.998,18 TL= 42.999,09 TL fazla gelir vergisi matrahı takdir edildiği ve bu tutar üzerinden fazladan üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin tarh edildiği;
bu durumda takdir komisyonunca takdir edilen 128.997,27 TL gelir vergisi matrahının, takdir edilen 85.998,18 TL'lik kısmında ve bu tutar üzerinden yapılan üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi tarhiyatında hukuka aykırılık, geriye kalan kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
Davacı tarafından, sahte fatura düzenlediğinden bahisle adına yapılan cezalı tarhiyatın hukuka aykırı olduğu, temyiz isteminin kabulü ile kararın aleyhe kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
Davalı idare tarafından, davacı adına yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, temyiz isteminin kabulü ile kararın aleyhe kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DAVALININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2019/9559, K. 2023/551, 6 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama