KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/2303 E., 2023/2386 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2023
- Esas No
- 2020/2303
- Karar No
- 2023/2386
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
822 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Matbaacılık faaliyetinde bulunan davacı adına, bastığı belgeleri davalı idareye geç bildirdiğinden bahisle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/8. maddesi uyarınca 2017 yılı için kesilen ... tarih ve ... ile ... tarih ve ... sayılı ihbarnamelere konu aynı tutarlı iki adet özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idare tarafından ... tarih ve ... sayılı ihbarnamenin düzeltme fişi ile terkin edildiği belirtildiğinden ... sayılı ihbarnameyle kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine yönelik karar verilmesine yer olmadığı,
... tarih ve ... sayılı ihbarnameyle kesilen özel usulsüzlük cezasında ise, davacının 2017 yılında çeşitli tarihlerde taşıma irsaliyesi, perakende satış fişi, adisyon, adisyon tipi perakende satış fişi, reçete, fatura, serbest meslek makbuzu, irsaliyeli fatura, gider pusulası ve sevk irsaliyesi düzenlediği fakat bu belgelerin 15 gün içinde sisteme girişinin yapılmayarak bu süre geçtikten sonra bildirildiği, davalı idare tarafından, davacının basımını yaptığı belgelere ilişkin bilgi formlarını internet sistemine belgelerin düzenlendiği günü izleyen on beşinci günün sonuna kadar girmediğinden bahisle özel usulsüzlük cezası kesildiği,
ancak cezanın dayanağı 213 sayılı Kanunun 353/8. maddesinde matbaaların bildirim görevini tamamen veya kısmen yerine getirmemeleri halinde özel usulsüzlük cezası kesileceğinin öngörüldüğü, olayda ise taraflar arasında bildirim yapılmadığı hususunda bir ihtilaf bulunmadığı,
zira uyuşmazlık konusu cezanın bildirimin geç yapılması nedeniyle kesildiği ve 213 sayılı kanunun 353. maddesinin 8. bendinde bildirimin geç yapılması hâlinin bir müeyyideye bağlanmadığı dikkate alındığında, davalı idare tarafından bildirimin geç yapılması hâlinin, bildirimin hiç yapılmaması sonucunu doğuracak şekilde yorumlanması suretiyle kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
213 sayılı Kanunun 353/8. maddesinde yer alan "...kısmen yerine getirmeyen..." ifadesinden bildirim görevini süresinden sonra yerine getiren veya süresinde bildirimde bulunmakla birlikte eksik yerine getiren matbaa işletmecilerinin anlaşılması gerektiği belirtilerek kesilen özel usulsüzlük cezasının hukuka uygun olduğu ve kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 14. Maddesinde, vergi muamelelerinde sürelerin vergi kanunları ile belli edileceği, Kanunda açıkça yazılı olmayan hallerde 15 günden aşağı olmamak şartıyla bu süreyi, tebliği yapacak olan idarenin belirleyeceği ve ilgiliye tebliğ edeceği, aynı Kanunun 353/8. maddesinin uyuşmazlık tarihinde yürürlükteki halinde, belge basımı ile ilgili bildirim görevini tamamen veya kısmen yerine getirmeyen matbaa işletmecilerine özel usulsüzlük cezası kesileceği, ancak bu bent uyarınca kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamının bir takvim yılı içinde 160.000 TL 'yi aşamayacağı düzenlemelerine yer verilmiştir.
Vergi Usul Kanunu Uyarınca Vergi Mükellefleri Tarafından Kullanılan Belgelerin Basım ve Dağıtımı Hakkında Yönetmelik'in 01/04/2005 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere değiştirilen 14. maddesinde, matbaa işletmecilerinin basım ve dağıtımını yaptıkları belgelere ilişkin olarak bilgi formunu düzenleyerek ve Bakanlığın belirlediği esaslara uygun olarak elektronik ortamda internet üzerinden Bakanlığa göndermek zorunda oldukları ve bu bilgi formunun en geç düzenlendiği günü izleyen günü izleyen on beşinci günün sonuna kadar elektronik ortamda bakanlığa gönderileceği hüküm altına alınmış, yine benzer bir düzenlemeye 347 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin 3 numaralı bölümünün birinci paragrafında da yer verilmiştir.
Davacı hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Vergi İnceleme Raporunda, ilgili mevzuat hükümlerine yer verildikten sonra, GİB Merkezi Sorgulamalar Ekranından yapılan kontrollerde davacının 123 mükellefe belge basıp teslim ettiği, ancak bu belgelere ilişkin bilgi formlarının süresinden sonra elektronik ortamda gönderildiği tespitine yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri bir arada değerlendirildiğinde, bastığı belgelere ilişkin bilgi formlarını süresinden sonra elektronik ortamda gönderdiği konusunda ihtilaf bulunmayan ve konuya ilişkin bir mücbir sebepte ileri sürmeyen davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu nedenle, Vergi Mahkemesi kararının kabule ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunu reddeden Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.
Danıştay 4. Daire, E. 2020/2303, K. 2023/2386, 27 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama