KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/2326 E., 2021/2381 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2021
- Esas No
- 2020/2326
- Karar No
- 2021/2381
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare ... Vergi Dava Dairesinin v tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
571 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
Vergi Mahkemesince verilen ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararda; davacı adına 2015/8 dönemi için özel tüketim vergisi yönünden resen mükellefiyet tesis edilerek ödeme emri içeriği cezalı tarhiyatların yapıldığı, cezalı tarhiyatlara ilişkin ihbarnamelerin ise 27/01/2018 tarihinde e-tebligat yolu ile tebliğ edildiği, elektronik tebligatın zorunlu hale getirildiği 01/04/2016 tarihinde faal mükellefiyet kaydı bulunmayan davacıya, 24/10/2016 tarihinde geçmişe dönük olarak re'sen tesis edilen mükellefiyete istinaden düzenlenen ihbarnamelerin e-tebligat yolu ile tebliğ edilmesinin usulsüz olduğu,
nitekim yine ilgili Tebliğ hükümleri gereğince; re'sen tesis edilen mükellefiyet işleminden sonra elektronik tebligat yapılabilmesi için gerçek kişiler için açıkça aranan Elektronik Tebligat Talep Bildirimi'nin davacı tarafından ihbarnamelerin tebliğinden sonra ve 12/07/2018 tarihinde davalı idare kayıtlarına alınan dilekçe ile yapıldığı, dolayısıyla mutad yollarla usule uygun tebliği yapılarak kesinleştirilmeyen amme alacağının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince. 27/08/2013 tarihinden itibaren davacının internet vergi dairesi kullanıcı kodu ve şifresinin bulunduğu, davacı tarafından internet vergi dairesi üzerinden 13/11/2015 tarihinde elektronik tebligat aktivasyonunun gerçekleştirildiği,
01/08/2013-16/12/2015 tarihleri arasında davalı idarenin mükellefi olan davacının elektronik tebligat sistemine 13/11/2015 tarihinde dahil olduğu anlaşıldığınan 456 sayılı Genel Tebliğde belirtildiği üzere gerçek kişilerde ilgilinin ölümü veya gaipliğine karar verilmesi durumları hariç olmak üzere elektronik tebligat adresinin kapatılması ve sistemden çıkılmasının mümkün olmadığı dikkate alınarak dava konusu ödeme emri içeriği cezalı tarhiyatlara ilişkin vergi/ceza ihbarnamelerinin, usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği ve borcun kesinleştiği,
bu aşamada davacı itirazlarının yasada sayma yoluyla belirtilenler arasında olmadığı ve irdelenebilirliğinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, dört sene hiç kullanmadığı adrese mail gönderilmesinin, cep telefonuna mesaj gönderilmemesinin savunma hakkını elinden aldığı, kaçak sigaraların kendisine ait olduğu hususunda somut veri olmadığı, sigaraların yakalandığı adreste vergi mükellefi olan babasının faaliyet gösterdiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü ve Yedinci Dairelerince 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun Ek 1. maddesi uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2020/2326, K. 2021/2381, 21 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama