KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/4134 E., 2023/2794 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2023
- Esas No
- 2020/4134
- Karar No
- 2023/2794
- Temyiz eden taraflar
- 1- … Tekstil Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. …
Karar Metni
1.859 kelime·9 dk okuma·10 bölüm
2- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU
… Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, vergi inceleme raporu'na istinaden re'sen tarh edilen 2014/11,12 dönemi vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1. maddesi uyarınca 2014 yılı için kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; öncelikle davacının üretim kapasitesinin tespiti yönünden inceleme raporuna ekli tutanağa geçirilen ifadesinde dile getirdiği ve dosyaya ibraz edilen kapasite raporundan, işçi sayısı ve makinelerin kullanım durumuna göre üretim kapasitesinde farklılık söz konusu olabileceği, dolayısıyla ortalama olarak verilen değerlerin üretilen mal açısından da, davacının iddia ettiği şekilde daha az işçilik gerektiren ve daha kısa sürede üretilen bir ürün söz konusu ise değişkenlik gösterebileceği hususu dikkate alınarak,
üretilen her bir ürün için ayrı randıman incelemesi yapılması gerekirken verilen ortalama değerlerden hareket edilerek ürünler ayrıştırılmaksızın yapılan randıman incelemesi sonucu fiili üretim kapasitesi tam olarak ortaya konulmaması tespitleri karşısında,
birtakım matematiksel hesaplamalar yapmak suretiyle varsayım üzerinden hareketle davacının kapasite raporunu aştığı ve bu nedenle üretiminin gerçek olmadığından bahisle eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak yapıldığı anlaşılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatında ve uyuşmazlık konusu dönemde davacının fatura aldığı Bayrampaşa Vergi Dairesi mükellefi ... tarafından düzenlenen faturaların sahte belge niteliğinde olduğunu ortaya koyacak nitelikte yeterli somut tespit içermediği,
dava konusu döneme ilişkin yeterli araştırmanın yapılmadığı anlaşıldığından mükellefin davacıya düzenlediği bahsi geçen faturalarda yer alan katma değer vergisi indirimlerinin kabul edilmemesi suretiyle davacı adına tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf talebinin, mahkeme kararının vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatının, davacının satışlarını yaptığını beyan ettiği ürünleri üretebilecek kapasitesinin olmadığı,
bu nedenle, ürünlerin davacı mükellef tarafından üretilmediği halde ihraç kayıtlı teslim olarak gösterildiğinden bahisle yapılan kısmı yönünden davanın kabulüne ilişkin kısmına yönelik davalı istinaf isteminin reddine karar vermek gerektiği, istinaf talebinin, kararın vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarının, ...'dan alınan faturalardan kaynaklanan kısmı yönünden davanın kabulüne ilişkin kısmı yönünden,
adı geçen mükellef tarafından davacıya düzenlenen faturaların gerçek bir mal ve hizmet karşılığına dayanmadığı sonucuna ulaşıldığından dava konusu vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarının buna ilişkin kısmında hukuka aykırılık görülmeyerek,
isteme konu kararın buna ilişkin kısmının kaldırılmasına ve bu bakımdan davanın reddine karar vermek gerektiği, istinaf talebinin özel usulsüzlük cezası yönünden davanın kabulüne ilişkin kısmı yönünden ise, özel usulsüzlük cezası kesilmesini öngören ve cezanın kesilmesine dair koşulları düzenleyen maddede belirtilen unsurların uyuşmazlık konusu olayda bir arada gerçekleştiği ortaya konulamadığından,
idari cezalar için de geçerli olan “cezayı gerektiren fiilin tüm unsurları tamam olmadan failin cezalandırılamayacağı” yolundaki genel ceza hukuku ilkesinin varsayım ya da kıyas yoluyla ceza tayinine olanak tanımaması nedeniyle davacı adına, belirtilen sebeple kesilen özel usulsüzlük cezasında bu gerekçeyle hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, kısmen gerekçeli reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
Kararın aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
Kararın aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2020/4134, K. 2023/2794, 23 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama