KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/451 E., 2022/4159 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2022
- Esas No
- 2020/451
- Karar No
- 2022/4159
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
665 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden silinerek tüzel kişiliği sona eren … Prodüksiyon Organizasyon San. ve Paz. Tic. Ltd. Şti.'nin kanuni temsilcisi olan davacı adına tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı 2013/1-12 dönemi kurumlar vergisi ve 2013/1-3, 4-6, 7-9, 10-12 dönemleri geçici vergilerin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirket tarafından düzenlenen faturaların komisyon karşılığı düzenlendiği sonucuna varıldığından, davaya konu 3 kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi tarhiyatında hukuka aykırılık bulunmadığı, mahsup dönemi geçen geçici vergileri asıllarının, mükerrer 120. maddesi hükmü uyarınca aranmaması gerektiğinden, davacı adına yapılan geçici vergi tarhiyatlarının bu kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı,
dava konusu edilen vergi ziyaı cezalı geçici vergilerinin dayanağını teşkil eden 2013 yılına ilişkin cezalı kurumlar vergisi tarhiyatı reddedildiğinden geçici vergiye bağlı olarak kesilen 3 kat vergi ziyaı cezalarında da hukuka aykırılık bulunmadığı,
dava konusu vergi ziyaı cezalarında uygulanan tekerrür uygulamasının dayanağı olarak 2013/06 dönemi için 19/08/2013 tarihinde verilen düzeltme katma değer vergisi beyannamesine istinaden kesilen vergi ziyaı cezasına ait ihbarnamenin olduğu ve ihbarnamenin 19/08/2013 tarihinde tebliğ ile kesinleştiği, tekerrür için 2013 yılından önce işlenmiş ve kesinleşmiş bir fiilin mevcut olması gerektiğinden, dava konusu tarhiyat üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle artırılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Kararın aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun 120/4. maddesinde, yapılan incelemeler sonucunda geçmiş döneme ait geçici verginin %10'unu aşan tutarda eksik beyan edildiğinin tespiti halinde, eksik beyan edilen bu kısım için re'sen veya ikmalen geçici verginin tarh olunacağı, mahsup süresi geçtikten sonra, kesinleşen geçici vergilerin terkin edileceği ancak, gecikme faizi ve geçici vergiye bağlı kesilen cezanın tahsil olunacağı hükme bağlanmıştır.
Olayda, dava konusu ihbarnamelerde geçici vergi miktarı gösterilmiş ise de, geçici verginin aslının aranmayacağının belirtilmesi karşısında vergi miktarının kesilecek vergi ziyaı cezası tutarının belirlenmesine yönelik olduğu anlaşılmaktadır.
Şu halde, aslı aranmayacağı hem kanunun ilgili maddesi gereği olması ve hem de idarece tanzim olunan ihbarnamelerde geçici verginin aslının aranmayacağının açıkça belirtilmesi nedeniyle, kararın geçici vergilerin kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasının hukuki sonuç doğurmasına imkan bulunmamaktadır.
Bu durumda, ihtilafın "geçici vergi asıllarına ilişkin kısım yönünden incelenmeksizin reddine" karar verilmesi gerekirken, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulü ile aksi yöndeki Mahkeme kararının geçici vergi asıllarının kaldırılması yönündeki hüküm fıkrasının belirtilen gerekçelerle bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararının buna ilişkin kısmına katılmıyoruz.
Danıştay 4. Daire, E. 2020/451, K. 2022/4159, 16 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama