KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/5400 E., 2021/3321 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2021
- Esas No
- 2020/5400
- Karar No
- 2021/3321
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
513 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, kayıt dışı hasılat elde ettiğinden bahisle düzenlenen vergi tekniği raporuna dayanılarak vergi inceleme raporuna istinaden re'sen tarh edilen 2009 yılı vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine, Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacının birden çok kişiye borç para verdiği, faiz hesaplayarak alacağa karşı kıymetli evrak aldığı, alacaklarını tahsil etmek için borç verdiği kişilere ait çek ve senetleri kullandığı,
alacağını garanti altına almak için borç verdiği kişilere gayrimenkul devir sözleşmeleri ve senetler imzalattığı, dolayısıyla davacının ödünç para verme faaliyetini devamlı suretle yaptığı ve bu işi meslek haline getirdiği ve 2011 yılı mayıs ayında mükellefiyetini sonlandırmasına rağmen faaliyetine aynı adreste resmiyette başka bir şahsın üzerinden devam ederek ticari faaliyetinden elde ettiği kazancı kayıt ve beyan dışı bıraktığı sonucuna varılmış olup, davacı hakkında davalı idare tarafından tespit edilen matrah ve bu matrah üzerinden yapılan cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, cezalı tarhiyatların dayanağı olan raporların tarafına tebliğ edilmediği, savunma hakkının kısıtlandığı, borç ilişkilerinin mahiyetinin ve ticari hayatın olağan akışına uygun olup olmadığının araştırılmadığı, raporlarda para ilişkilerine ilişkin olarak somut tespitlere yer verilmediği, faiz ödenmediği hususunun ifadesine başvurulan şahıslar tarafından beyan edildiği, incelemede lehe olan hususların dikkate alınmadığı, aleyhe olan hususların ise karine teşkil ettiğinden hareketle tüm ilişkilere teşmil edildiği, iddia edilen faaliyetin gerçekleştirilmediği,
Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan yargılamada beraat kararı verildiği, çift defter tutma iddiasına ilişkin olarak Vergi Mahkemesince herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, incelemenin varsayıma dayalı olarak yapıldığı belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2020/5400, K. 2021/3321, 17 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama