İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /4. Daire

DANIŞTAY · 4. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 4. Daire E.2020/5935 K.2021/5449

Dava konusu istem: Serbest muhasebeci olan davacının sahte fatura düzenleme fiiline iştirak ettiği ileri sürülerek tarh edilen 2010/1 ila 12, 2010/1-3, 4-6, 7-9, 10-12, 2010/1-12. dönemleri vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istenilmiştir.

Esas2020/5935Karar2021/5449Tarih25 Ekim 2021Okuma6 dk · 1.285 kelime

KÜNYE

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/5935 E., 2021/5449 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire

Karar tarihi
25 Ekim 2021
Esas No
2020/5935
Karar No
2021/5449
Temyiz eden (davalı)
… Vergi Dairesi Başkanlığı (…Vergi Dairesi Müdürlüğü)
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davacı)
…
Vekili
Av. …
İstemin konusu
… Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.285 kelime·6 dk okuma·8 bölüm

Dava konusu istem: Serbest muhasebeci olan davacının sahte fatura düzenleme fiiline iştirak ettiği ileri sürülerek tarh edilen 2010/1 ila 12, 2010/1-3, 4-6, 7-9, 10-12, 2010/1-12. dönemleri vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesince verilen kararda; dava konusu ceza ihbarnamelerinin davacının bağlı bulunduğu Güneşli Vergi Dairesi yerine

... Dış Ticaret Limited Şirketinin bağlı olduğu davalı Kocasinan Vergi Dairesi tarafından düzenlenmesi yasaya uygun olmadığından, dava konusu vergi ziyaı cezalarında hukuka uyarlık görülmediği, ayrıca dava konusu olayda davacı adına düzenlenen ceza ihbarnamelerinde, serbest meslek mensuplarıyla ilgili düzenlemenin yer aldığı 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 227. maddesi uyarınca "müşterek ve müteselsilen sorumlu" ibaresine ve aynı Kanunun 344. ve 359. maddesinde düzenleme bulan "iştirak" ibarelerine birlikte yer verilerek cezanın dayanağı hususunda tereddüt oluştuğundan, sebep unsuru açısından hukuka uygun düşmeyen dava konusu vergi ziyaı cezalarında bu yönüyle de hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Yapılan işlemlerin yerinde ve hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yöneltilen temyiz istemi, Vergi Dava Daireleri Kurulunun 22/05/2020 tarih ve E:2020/519, K:2020/487 sayılı kararı ile bozmaya uygunluk yönünden reddedilerek kararın kabule ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz incelemesinin yapılması için Kurulca Dairemize gönderilen dosyada Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 341. maddesinde vergi ziyaı tanımlanmış, 359. maddesinde kaçakçılık suçları ve cezaları düzenlenmiş olup, Kanunun 344. maddesinin birinci fıkrasında 341. maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesileceği belirtilmiş, ikinci fıkrasında ise, vergi ziyaına 359. maddede yazılı fillerle sebebiyet verilmesi halinde bu cezanın üç kat, bu fiillere iştirak edenlere ise bir kat olarak uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

Aynı Kanunun "ceza kesme yetkisi" başlıklı 365. maddesinde vergi cezalarının olayların ilgili bulunduğu vergi bakımından mükellefin bağlı olduğu vergi dairesi tarafından kesileceği, 377. maddede mükellefler ve kendilerine vergi cezası kesilenlerin, tarh edilen vergilere ve kesilen cezalara karşı vergi mahkemesinde dava açabileceği, 378. maddesinde dava açabilmek için verginin tarh edilmesi, cezanın kesilmesi, tadilat ve takdir komisyonları kararlarının tebliğ edilmesi, tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin yapılmış veya ödemeyi yapan tarafından verginin kesilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Mevcut düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesi sonucu, iştirakten dolayı kesilecek vergi ziyaı cezasının, hakkında inceleme yapılan mükellefin bağlı bulunduğu vergi dairesince ve ziyaa uğratılan vergiye ait dönemler dikkate alınarak kesilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.

Dosyanın incelenmesinden, davacı adına …Dış Ticaret Ltd. Şti.'nin sahte belge düzenleme fiiline iştirak edildiğinden bahisle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 344. maddesi gereğince iştirak nedeniyle vergi ziyaı cezası kesilmiş olup, anılan Kanunun 365. maddesine göre bu cezayı kesme yetkisinin olayların ilgili bulunduğu ve asıl mükellefin bağlı olduğu vergi dairesince kesileceği, … Dış Ticaret Ltd. Şti.'nin anılan işler için tesis edilen vergi mükellefiyetinin de Kocasinan Vergi Dairesinde olduğu dikkate alındığında dava konusu cezanın bu konuda yetkili olan vergi dairesince kesildiği anlaşılmaktadır.

Ayrıca, mahkemece her ne kadar davacı adına düzenlenen ceza ihbarnamelerinde, serbest meslek mensuplarıyla ilgili düzenlemenin yer aldığı 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 227. maddesi uyarınca "müşterek ve müteselsilen sorumlu" ibaresine ve aynı Kanunun 344. ve 359. maddesinde düzenleme bulan "iştirak" ibarelerine birlikte yer verilerek cezanın dayanağı hususunda tereddüt oluştuğu, sebep unsuru açısından hukuka uygun düşmediği belirtilmiş ise de;

davacı hakkındaki görüş ve öneri raporu ile dava konusu ihbarnameler incelendiğinde vergi ziyaı cezalarının iştirak sebebiyle kesildiği anlaşıldığından ve davacının ihbarnamelere karşı dava açarak iddialarını ileri sürdüğü de görüldüğünden savunma hakkının ihlal edilmediği, sebep unsuru yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Bu durumda, yetkili vergi dairesi tarafından ceza kesildiği anlaşıldığından işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerektiğinden mahkeme kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 25/10/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY

Serbest muhasebeci olan davacının sahte fatura düzenleme fiiline iştirak ettiği nedenine dayanılarak tarh edilen 2010/1 ila 12, 2010/1-3, 4-6, 7-9, 10-12, 2010/1-12. dönemleri vergi ziyaı cezaları dava konusu edilmiştir.

Anayasa'nın 141. maddesinin üçüncü fıkrasında, bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılacağı kurala bağlanmıştır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 24. maddesinde, kararlarda bulunacak hususlar sayılarak, kararlarda kararın dayandığı hukuki sebepler ile gerekçesinin yer almasının zorunlu olduğu belirtilmiştir.

Aynı Kanun'un "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin (2) numaralı fıkrasında, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması halinde kararı bozacağı hüküm altına alınmıştır.

Dava dosyasının incelenmesinden, temyize konu Mahkeme kararında dava konusu ceza ihbarnamelerinin yetkisiz vergi dairesi tarafından düzenlendiğinden kesilen cezaların hukuka uygun olmadığı gerekçesinden sonra, ayrıca davacı adına düzenlenen ceza ihbarnamelerinde, serbest meslek mensuplarıyla ilgili düzenlemenin yer aldığı 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 227. maddesi uyarınca "müşterek ve müteselsilen sorumlu" ibaresine ve aynı Kanunun 344. ve 359. maddesinde düzenleme bulan "iştirak" ibarelerine birlikte yer verilerek cezanın dayanağı hususunda tereddüt oluştuğundan, sebep unsuru açısından da hukuka uygun düşmediği şeklinde iki farklı gerekçe ile davanın kabulüne karar verildiği görülmektedir.

Yargılama hukukunda, yargı (hüküm), uyuşmazlığı çözmekle görevli ve yetkili yargı yerinin, yargılama sürecinin sonunda ulaştığı sonuçtur. Yargı yerinin bu sonuca ulaşırken bir gerekçeye dayanması, hem Anayasa'nın, hem de yargılama hukukunun ilkelerinden olup gerekçeli karar hakkının da güvencesini oluşturmaktadır.

Gerekçe, hakimin, önüne gelen uyuşmazlıkla ilgili olarak saptadığı maddi olgular ile verdiği hüküm arasındaki hukuki değerlendirmedir. Başka bir deyişle gerekçe, maddi olgular ile hüküm fıkrası arasındaki köprüdür. Gerekçe, aynı zamanda kararın hukuka uygun olup olmadığının denetlenmesine de olanak tanır. Yargı kararlarının mutlaka gerekçeli olması gerektiği yolundaki ilkenin amacı da budur.

Bunun yanında; kararda, hakimi uyuşmazlığın çözümünde tek başına yargıya götürmeye yeterli bir gerekçe gösterilmiş iken, farklı ikinci bir gerekçeye daha dayanılması, hele bu gerekçenin, ilkinden farklı bir sonuca götürüyor olması, yargı yerinin ilk gerekçeye ve bunun sonucu olan yargıya güvensizliğini gösterdiği gibi, tarafların aralarındaki uyuşmazlığın adilane bir çözüme kavuşturulduğu konusundaki inançlarını da zedeler.

Ayrıca bu durum hukuki belirlilik ilkesine de aykırılık teşkil edecektir. Öte yandan, birden fazla ve farklı gerekçeyle karar verilmesi, temyiz merciince, kararın ve dayanağı gerekçenin hukuka uygunluğunun denetiminin yapılmasını güçleştirecektir.

Bu itibarla Mahkeme kararının birden fazla gerekçe ile tesis edilmesinde yargılama hukuku kurallarına uygunluk görülmediğinden kararın bu gerekçe ile bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyoruz.

(XX) KARŞI OY

Serbest muhasebeci olan davacının sahte fatura düzenleme fiiline iştirak ettiği ileri sürülerek tarh edilen 2010/1 ila 12, 2010/1-3, 4-6, 7-9, 10-12, 2010/1-12. dönemleri vergi ziyaı cezaları dava konusu edilmiştir.

Temyize konu kararda, Mahkemece dava konusu olayda davacı adına düzenlenen ceza ihbarnamelerinde, serbest meslek mensuplarıyla ilgili düzenlemenin yer aldığı 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 227. maddesi uyarınca "müşterek ve müteselsilen sorumlu" ibaresine ve aynı Kanunun 344. ve 359. maddesinde düzenleme bulan "iştirak" ibarelerine birlikte yer verilerek cezanın dayanağı hususunda tereddüt oluştuğundan, sebep unsuru açısından hukuka uygun düşmeyen dava konusu vergi ziyaı cezalarında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesine dayanılarak hüküm kurulması gerekirken, kararda;

bu gerekçenin yanı sıra, yetkisiz vergi dairesince ihbarname düzenlenmesinde de hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesine de dayanılmış olmasında hukuki isabet bulunmamakta ise de; kararda yer verilen diğer iptal gerekçesinin hukuka uygun bulunması karşısında, bu husus anılan kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, kararın yukarıdaki gerekçeyle onanması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.

Danıştay 4. Daire, E. 2020/5935, K. 2021/5449, 25 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Tetkik Hâkimi : …
  6. Düşüncesi
  7. Türk Milleti Adına
  8. İnceleme Ve Gerekçe
  9. (X) Karşı Oy
  10. (Xx) Karşı Oy
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2020/5935
Karar No
2021/5449
Tarih
25 Ekim 2021

İlgili Kararlar

  • Danıştay 4. Daire E.2020/5938 K.2021/5241
  • Danıştay 4. Daire E.2020/5939 K.2021/5807
  • Danıştay 4. Daire E.2020/5940 K.2021/5450
  • Danıştay 4. Daire E.2020/5941 K.2021/5073
  • Danıştay 9. Daire E.2020/5951 K.2021/4568
  • Danıştay 4. Daire E.2020/5993 K.2021/4939

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.