KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2021/149 E., 2021/5139 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2021
- Esas No
- 2021/149
- Karar No
- 2021/5139
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı
- Vekili
- Av. ….
- Karşı taraf (davacı)
- … Yapı İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- …. Vergi Mahkemesinin .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
622 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, sahte fatura kullandığından bahisle 2008/11,12 dönemleri için tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle vergi ziyaı cezalı re'sen tarh edilen katma değer vergileri ile 213 sayılı Kanunun 353/1 maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesinin temyize konu kararıyla. Mahkemenin önceki kararının bir kısmı onanarak kesinleştiğinden, uyuşmazlığın bu aşamada davacının …. İnşaat Metal Hafriyat ve Orman Ürünleri Ticaret Limited Şirketi'nden yaptığı alımlar nedeniyle yapılan cezalı tarhiyat ile vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan kısmına münhasır olduğu belirtilerek, davacı şirkete fatura düzenleyen.
Vergi Dairesi mükellefi. İnşaat Metal Hafriyat ve Orman Ürünleri Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda yer alan tespitlere göre, düzenlenen faturaların sahte olduğu sonucuna ulaşıldığından cezalı tarhiyatlarda hukuka aykırılık bulunmadığı; tekerrür hükümlerinin uygulanmasında ise 2001/10,11, 2002/2, 3, 7, 8, 9 ve 12. dönemleri için kesilen vergi ziyaı cezalarının olduğu, bu vergi ziyaı cezalı tarhiyatlara karşı ….
Vergi Mahkemesinin E:… ve E:… sayılı dosyalarında dava açıldığı, ancak dava devam ederken davacı tarafından 10/04/2008 tarih ve 16206 sayılı dilekçe ile 5736 yılı Bazı Kamu Alacaklarının Uzlaşma Usulü ile Tahsili Hakkında Kanun hükümlerinden yararlanarak açmış olduğu davalardan vazgeçtiğine dair müracaatta bulunduğu, bunun üzerine tekerrüre dayanak cezaların uzlaşma usulü ile 2008 yılında kesinleştirildiği,
kesinleşen bu cezalara istinaden de 2008/11 ve 12 dönemleri için tarh edilen katma değer vergisinin cezaya ilişkin kısmı hakkında tekerrür hükümleri uygulanarak dava konusu cezaların kesildiği görülmekte olup ilk fiile ilişkin ceza 2008 yılında kesinleştiğine göre, tekerrür için 2009 yılından itibaren işlenmiş bir fiilin mevcut olması gerektiği dikkate alındığında ihtilaf konusu fiilin 2008 yılında işlenmiş olduğu açık olduğundan, 2008/11 ve 12 dönemleri için kesilen vergi ziyaı cezalarına tekerrür hükümlerinin uygulanmasında yasal isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, yasal mevzuatlara istinaden yapılan işlemlerin yerinde olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının aleyhe olan kısımlarının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ….
DÜŞÜNCESİ
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar Danıştay bozma kararı esas alınarak verilen mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatı yönünden;
Mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, Mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu kararın Danıştay Dördüncü Dairesinin 18/12/2018 tarih ve E:2016/3339, K:2018/13872 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar bir kat cezalı tarhiyata ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Tekerrür hükmü yönünden;
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın tekerrür hükümlerinin uygulanmasına kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2021/149, K. 2021/5139, 14 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama