KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2021/4742 E., 2021/4088 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2021
- Esas No
- 2021/4742
- Karar No
- 2021/4088
- Temyiz eden taraflar
- 1- … Seracılık Besicilik Madencilik İnşaat Otomotiv Gıda İthalat İhracat Sanayi Ticaret Limited Şirketi
Karar Metni
752 kelime·4 dk okuma·10 bölüm
2- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU
… Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, sahte fatura kullandığından bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden re'sen tarh edilen 2011/ 01, 02, 03. ( 2 adet), 04, 05. dönemlerine ilişkin katma değer vergileri ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen vergi ziyaı cezalarının ve 213 sayılı Kanun'un 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:Danıştay bozma kararı üzerine, Mahkemelerinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararının, … tarafından düzenlenen faturalardan kaynaklı vergi ziyaı cezalı tarhiyata ilişkin hüküm fıkrasının onanmak, 213 sayılı Vergi Usul Kanun'un 353/1 maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının ise temyiz edilmeyerek kesinleştiği, dava konusu cezalı tarhiyatın 2010/12. döneminden 2011/1. dönemine devir eden katma değer vergisinin '' 0 TL'' olarak dikkate alınmasından kaynaklanan kısmında hukuka aykırılık, tekerrür hükümlerinin uygulanmasında, 2010/7. dönem katma değer vergisi beyannamesinin,
kanuni süresinden sonra verilmesi üzerine kesilen vergi ziyaı cezasının esas alındığı, tekerrür hükümlerinin uygulanmasında hukuka aykırılık, söz konusu vergi ziyaı cezasının 31/08/2010 tarihinde tebliğ ve tahakkuk ettiği, 2011/ 01, 02, 03, 04, 05. dönemlerine ilişkin olarak kesilen bir kat ve üç kat vergi ziyaı cezalarına tekerrür hükümlerinin uygulanmasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
Davacı tarafından, davalı idare tarafından hazırlanan raporun sağlıklı veriler içermediği, şirket hesaplarını tutan mali müşavir …'nin ödemelerini aksattıklarından dolayı hesaplarına bakmak istememesi üzerine 2009/2010/2011 yıllarına ait evrakları kendisinden teslim aldıklarını, teslim alınan evrakları yakın zamanda vefat eden mali müşavir …'a teslim ettikleri, defterlerin inceleme dönemi geldiğinde 2010 yılına ait defterlerinin olmadığının fark ettikleri ve her iki mali müşavir de, ihtilaf konusu döneme ait defterlerin kendilerinde olmadığını beyan ettiği, defterlerin kendilerinde olmadığını ispatlayamadıkları,
noter onaylı defteri beyan edemedikleri, ihtilaf konusu dönemdeki alım-satım faturalarını ibraz ettikleri, faturaların seri numaraları ile tutarlarının vergi dairesinin kayıtlarında mevcut olduğu, karşılaştırma yapılması, aykırı bir durum söz konusu ise ceza kesilmesi gerektiği, 2010/12. döneminden 2011/1. dönemine devir eden katma değer vergisinin ''0'' olarak alınmasının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na aykırı olduğu, Mahkeme Kararının aleyhe olan hüküm fıkralarının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
Davalı idare tarafından, Mahkeme kararının aleyhe olan hüküm fıkralarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile Ticaret Sicili Gazetesinin birlikte incelenmesinden; davanın açıldığı tarihte davacının tüzel kişiliğinin bulunduğu, akabinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi uyarınca şirketin ticaret sicilinden terkin edilmek suretiyle tüzel kişiliğinin sona erdiği ve bu hususun 28/01/2014 tarih ve 84915 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiği anlaşıldığından, Mahkemece 2577 sayılı Kanunun 26. maddesi gereğince işlem yapılması gerekirken verilen kararın hukuka uygun olmadığı ve bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 26. maddesinin 1. fıkrasında, "Dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar, dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verilir. Dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise, varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır." düzenlemesine yer verilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesinde ise, maddede belirtilen halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtların silinmesinin ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılacağı düzenlenmiştir.
Dava dosyasının ve Ticaret Sicili Gazetesinin birlikte incelenmesinden;davanın açıldığı tarihte davacının tüzel kişiliğinin bulunduğu, akabinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi uyarınca şirketin ticaret sicilinden terkin edilmek suretiyle tüzel kişiliğinin sona erdiği ve bu hususun 28/01/2014 tarih ve 8495 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edildiği görülmüştür. Bu durumda Vergi Mahkemesince, yukarıda anılan 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesinin 1. fıkrası uyarınca işlem yapılmak üzere mahkeme kararının bozulması gerekmektedir.
Danıştay 4. Daire, E. 2021/4742, K. 2021/4088, 15 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama