KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/10348 E., 2024/5906 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2024
- Esas No
- 2023/10348
- Karar No
- 2024/5906
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
751 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: 3083 sayılı Kanun uyarınca arazi toplulaştırma uygulama alanı ilan edilen ve Şanlıurfa Viranşehir 23. Kısım Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında bulunan, Şanlıurfa İli, Viranşehir İlçesi, .. Mahallesi, ... nolu parselde yer alan taşınmazlara ilişkin arazi toplulaştırma işleminin iptali, ekilemeyen alanda uğranıldığı iddia olunan ürün kaybına karşılık şimdilik 100,00 TL'nin kanuni faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacıya ait olan parsel ile planlanan parsellerin derecelendirmelerinin benzer olduğu, eski ve yeni parsellerin toprak özelliklerinin ve sınıflarının birbirine yakın değer taşıdığı; parsellerin yola ve su şebekesine uygun olarak verildiği, bu kapsamda köy genelinde uygulanan kesinti miktarının yasal sınırlar içinde kaldığı, DSİ'nin yapmış olduğu tahliye kanalı ve yolundan dolayı taşınmazın 2 kısma ayrıldığı, yapılan işlemin mevzuata uygun olduğu, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, davalı idareye atfedilecek bir kusur bulunmadığından,
uğranıldığı iddia olunan ürün kaybına karşılık tazminat ödenmesi talep olunan tazminat talebinin kabulünün de mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddiner karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, keyfi bir şekilde davacının tek geçim kaynağı olan tarlasının bölündüğü, yol ve tahliye kanalının taşınmazların sınırından geçirilmesi gerekirken davacının tarlasının içinden geçtiği, yol çalışması nedeniyle maddi zarara uğradığı, rapordaki açıklamaların bir bölümünün dava konusu taşınmaz ile hiçbir ilgisinin bulunmadığı, komşu parsel malikinin taşkın olarak yaptığı ev ve kuyunun korunması için yol ve tahliye kanalının kendi parselinden geçirildiği, komşu parselin hukuka aykırı işgalinin ödüllendirildiği, davacının parseline denklik sağlayabilmek için ayrı bir yerden 6700 m2 yer tahsis edilerek parsel bütünlüğünün bozulduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz İncelemesi Üzerine Verilecek Kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararın düzeltilerek onanmasına karar verileceği hükmü yer almaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; Şanlıurfa İli, Viranşehir İlçesi, ... Mahallesi, ... nolu parselde yer alan taşımaza ilişkin arazi toplulaştırması işleminin iptali istemi ile açılan davada, davacının parselinin iki parsel olarak planlanarak ... ada ... parsel ve ... ada ... parselin davacı adına tahsis edildiği, ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ile davanın reddine karar verildiği ancak kararda "... toplulaştırma işleminde davacıya ait önceki kadastro durumunda 4 adet parselde tam hisseli olarak bulunurken toplulaştırma neticesinde hazırlanan blok planlar doğrultusunda ... ada, ... parselde tek parça ve tam hisseli verildiği..." ifadesinin yer aldığı anlaşılmaktadır.
Dosya içeriğinden davacı tarafından tek bir parselin dava konusu edildiği, tek parsele karşılık davacıya farklı adalardan iki parsel verildiği dolayısıyla kararın içeriğinde yer alan "... toplulaştırma işleminde davacıya ait önceki kadastro durumunda 4 adet parselde tam hisseli olarak bulunurken toplulaştırma neticesinde hazırlanan blok planlar doğrultusunda ... ada, ... parselde tek parça ve tam hisseli verildiği..." ifadesinin görülmekte olan dava ile bir ilgisinin bulunmadığı anlaşılmakla beraber, bu husus yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan düzeltilmesi mümkün yanlışlık kapsamında görüldüğünden, kararın belirtilen kısmının, 2577 sayılı Kanunun 49/1-(b) maddesi uyarınca düzeltilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Danıştay 4. Daire, E. 2023/10348, K. 2024/5906, 23 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama